Meşruiyet Algoritması
Şiddetin siyasî ve ekonomik ilişkiler, medya, kavramlar ve dijital ağlar üzerinden kabul edilebilir, savunulabilir veya sürdürülebilir kılınmasını açıklayan çerçeve.

7 EKİM · İSRAİL’İN SOYKIRIMI
7 EKİM’de ele aldığım medya, iletişim ve kültürel hegemonya düzenini yeni belgeler, olaylar ve tanıklıklarla incelemeyi sürdürüyorum.
Kitabı yakından tanıyınKİTABIN BAKIŞI / KAVRAM HARİTASI
Bu kavramlar aynı düzeyde değildir. Soykırım Algoritması üst çerçeveyi; diğer kavramlar bu çerçevedeki farklı boyut ve süreçleri açıklar.
Askerî yıkımın yanında meşruiyet, veri, hedefleme, platform ve hafıza mekanizmalarının birbirine eklemlenebildiği daha geniş sistem ilişkisini anlatan üst çerçeve.
Şiddetin siyasî ve ekonomik ilişkiler, medya, kavramlar ve dijital ağlar üzerinden kabul edilebilir, savunulabilir veya sürdürülebilir kılınmasını açıklayan çerçeve.
Veri toplama, sınıflandırma, hedef önerisi, konum tespiti ve saldırı zamanlamasının otomatik sistemlerle hızlandığı; insan muhakemesinin daralabildiği karar düzeni.
Tanıklığın üretilmesini, taşınmasını, korunmasını, doğrulanmasını ve kamuya ulaşmasını mümkün kılan gazetecilik, haberleşme ve arşiv düzeni.
Bir halkın yalnız bedenine ve mekânına değil, kendi hayatını adlandırma, anlatma, kaydetme ve geleceğe aktarma kapasitesine yönelen tahribat.
Görüntünün üretilmesi, doğrulanması, dolaşıma girmesi, güvenilir kabul edilmesi ve hukukî ya da siyasî sonuç üretmesinin birbirinden ayrı eşikler olması.
Kitabın yayımlanmış kavram rehberinden hazırlanmış açıklayıcı grafik.
Kitapla ilgili yazılar, analizler ve söyleşiler tek arşivde. Eski metinler kendi tarihleriyle, yeni analizler kitabın düşünsel devamı olarak yer alır.
83 ilgili kayıt · 57 tam metin · 26 özet ve kaynak kaydı
19 Ekim tarihli mahkeme haberine yansıyan güvenlik gerekçesi, bağımsız basın erişimine ilişkin uyuşmazlığı kayda geçiriyor. Gazetecinin nerede durabileceğini belirleyen karar, dünyanın neyi bilebileceğini de etkiliyor.
Yazıyı okuyunSeçmen artık siyasi bilgiyi yapay zekâya da soruyor. Bu değişim, kampanyaların yalnızca mesajlarını değil, sohbet sistemlerinin başvurduğu kaynakları etkileme çabalarını da gündeme getiriyor. Star Açık Görüş yazım ve X’teki değerlendirmelerimden hareketle, İsrail örneğini ABD ve Brezilya’daki gelişmelerle birlikte ele alıyorum.
Yazıyı okuyunNo Other Land, Vaad: Siyonizm’in Anatomisi ve tabii’deki diğer Filistin belgeselleri, zorla yerinden edilme ile işgalin tarihsel ve ideolojik arka planını görünür kılıyor. Bu yapımları, Filistinlilerin tanıklıklarını kayda geçiren ve adalet talebini canlı tutan bir görsel hafıza olarak değerlendiriyorum.
Yazıyı okuyunAkif Emre’nin Filistin’in Gazzeleşmesi uyarısından hareketle Gazze’deki yıkımın bölgesel sonuçlarını değerlendiriyor. İsrail’in bölge politikalarını ve uluslararası tepkilerin yetersizliğini eleştiriyor; medya, yapay zekâ ve askerî gücün bu süreçteki rolünü tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinNAZA belgeselinde İsrailli askerler ve istihbarat görevlileri, Gazze’deki saldırılarda nasıl görev aldıklarını anlatıyor. Bu tanıklıklar üzerinden insanları izleyen ve saldırı hedefi seçmeye yardımcı olan teknolojileri tartışıyorum. Asıl soru, görevler farklı kişilere dağıtıldığında sivil ölümlerinden kimin sorumlu tutulacağı.
Yazıyı okuyunTRT’nin dijital platformu tabii’de yayımlanan altı bölümlük Vaad: Siyonizmin Anatomisi, Gazze’deki soykırımı Filistin’in tarihsel bağlamıyla birlikte anlatıyor. Belgeselin arşiv, canlandırma ve tanıklıkları nasıl kullandığını; yaşananların dünyaya aktarılması ve hafızada tutulması açısından değerlendiriyorum.
Yazıyı okuyunABD’nin Uluslararası Ceza Mahkemesine yönelik yaptırımlarını, İsrailli yöneticilere ilişkin yargı süreçlerine siyasi baskı olarak değerlendiriyorum. İsrail yanlısı lobilerin Washington’daki etkisini de bu çerçevede sorguluyorum.
Yazıyı okuyunGazze’den dünyaya ulaşan görüntüler ve İsrail’in mağduriyet, güvenlik ve meşruiyet anlatısındaki kırılma.
Yazıyı okuyunYapay zekâ şirketleri, gelişmiş sistemlerin yavaşlatılması ve daha sıkı denetlenmesi çağrısı yapıyor. Bu çağrıların güvenliği artırırken güçlü şirketlerin rakiplerini dışlamasına da yarayıp yaramayacağını sorguluyorum. Türkiye’nin hem güvenlik kurallarına hem de kendi teknolojisini geliştirebileceği bağımsız altyapıya ihtiyacı olduğunu savunuyorum.
Yazıyı okuyunFransa ve Güney Kore’nin öncülük ettiği Lumière Bildirisi, dijital ortamda kültürel eserlerin üretilmesi kadar bulunabilmesini ve izleyiciye ulaşmasını da gündeme taşıyor. Buradan hareketle yapay zekânın hangi kültürleri, eserleri ve kaynakları görünür kıldığına ilişkin güç mücadelesini ele alıyorum.
Yazıyı okuyunÇocuklar yapay zekâ sohbet sistemlerini yalnızca ödev için değil, kişisel sorunlarını anlatmak ve tavsiye almak için de kullanıyor. Bu ilişki, sosyal medyaya giriş yaşının ötesinde güven, mahremiyet ve çocuğa sunulan bilginin kaynağı konusunda yeni korumalar gerektiriyor.
Yazıyı okuyunRuhi Çenet’in New York’taki Hasidik Yahudi topluluğunu anlattığı video, bu yazıda Amerikan izleyicilerinin İsrail’e verilen desteğe ilişkin sorularıyla birlikte ele alınıyor. Bir dinî topluluk ile bir devletin politikalarını birbirine karıştırmadan, bu tartışmanın ABD’deki kamuoyu değişimiyle ilişkisini değerlendiriyorum.
Yazıyı okuyunİsrail’in iletişim stratejilerinin yapay zekâ sistemlerine taşınmasını, kaynak üretimini ve algoritmik bilgi ortamında hakikatin korunması sorununu ele alır.
Yazıyı okuyunX’te son düzenlemesi 29 Ağustos 2026 olarak görünen yazısında Muhammed Ersin Toy, haber dilini, kayıpların kişisel hikâyelerle anlatılmasını ve geleceğe bırakılan bilgi kaynaklarını tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinNetflix’te yayımlanan Fauda, İsrailli askerleri ve Filistinlileri nasıl anlatıyor? Dizinin İsrailli karakterlerin korku ve kayıplarını öne çıkarırken Filistinlilerin tarihini ve yaşadığı işgali geri plana ittiğini düşünüyorum. Bu anlatının, Gazze’deki yıkımı izleyiciye haklı gösterme riskine itiraz ediyorum.
Yazıyı okuyunNur Özkan Erbay’ın Yeni Şafak’taki yazısı, Suriye’de Türkiye ile İsrail arasında çatışmayı önleyen temasların tek başına yeterli olup olmadığını sorguluyor. Bu tartışmadan hareketle diplomatik koordinasyon ile saldırıları sınırlandıracak siyasi ve ekonomik caydırıcılık arasındaki farkı ele alıyorum.
Yazıyı okuyunYahya Bostan’ın İsrail, Suriye ve Türkiye arasındaki gerilimi ele aldığı yazı, Ankara’nın krizlere nasıl karşılık vereceği sorusunu gündeme getiriyor. Bu yazıdan hareketle, rakibin istediği zamanda ve zeminde tepki vermek ile kendi çıkarına göre strateji kurmak arasındaki farkı tartışıyorum.
Yazıyı okuyunTürkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye’nin güvenlik ortaklıklarını genişletebilir. Bu yakınlaşmanın, tehditleri daha erken görmeye ve krizlerde dost limanlara ve ulaşım yollarına erişmeye katkı sağlayabileceğini düşünüyorum. Ancak Türkiye’nin başka ülkelerin savaşlarına otomatik olarak sürüklenmemesi için yükümlülüklerin sınırları açık olmalı.
Yazıyı okuyunYapay zekâda “Türk Yolu” derken, Türkiye’nin kendi teknolojik kapasitesini kurarken insan onurunu ve kamusal denetimi de koruduğu bir yaklaşımı kastediyorum. Millî İstihbarat Akademisi’nin teknopolitik düzen raporu ve Selçuk Bayraktar’ın teknoloji tekellerine ilişkin değerlendirmeleri, bu önerinin tartışma zeminini oluşturuyor.
Yazıyı okuyun2 Ağustos 2026 tarihli bu yazıda Muhammed Ersin Toy, Gazze bağlamından hareketle Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı ile insan onurunu birlikte koruyan bir yapay zekâ yaklaşımını tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinDonald Trump’ın TikTok’un seçimlerdeki etkisine ve platformdaki görünürlüğüne ilişkin açıklamaları, sosyal medyanın siyasi gücünü yeniden tartışmaya açıyor. TikTok üzerindeki sahiplik ve denetim mücadelesini, gençlerin karşılaştığı bilgileri seçen algoritmaların kim tarafından yönetildiği sorusu üzerinden ele alıyorum.
Yazıyı okuyunNATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye’de demokrasi ve ifade özgürlüğüne ilişkin bir soruya verdiği yanıt, bu yazının çıkış noktası. Basın ve protesto özgürlüğü vurgusunu, Gazze’de yaşananlar karşısında Batılı kurumların tutumuyla karşılaştırarak çifte standart eleştirimi ortaya koyuyorum.
Yazıyı okuyun2 Temmuz 2026’da güncellenen bu X yazısında Muhammed Ersin Toy, Filistin meselesinin tarihsel arka planını, Gazze’deki insani yıkımı, haber dilinde sorumluluğun görünürlüğünü ve uluslararası kurumların etkisini tartışıyor. Yazı, Gazze Hükümet Medya Ofisi’nin 1.000. gün bilançosuna atıf yapıyor; tarihsel ve siyasi değerlendirmeler yazara ait.
Özet ve kaynağı inceleyinBirleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin Bağımsız Soruşturma Komisyonunun Gazze’de çocuklara yönelik ağır ihlalleri ele alan değerlendirmesi, uluslararası kurumların sorumluluğunu yeniden gündeme getiriyor. Komisyon bulgularını nihai mahkeme kararıyla eşitlemeden, belgelenen yıkıma rağmen etkili bir müdahalenin neden gerçekleşmediğini sorguluyorum.
Yazıyı okuyunEski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in İran’a Starlink internet terminalleri sokulmasına yönelik bir süreç başlattığını söylemesi, bu yazının çıkış noktası. Bu açıklamayı, kaç cihazın ulaştığının bağımsız biçimde kesinleşmediği notuyla ele alıyor; iletişim altyapısının güvenlik, dış müdahale ve sivil haberleşme açısından taşıdığı anlamı tartışıyorum.
Yazıyı okuyunUkrayna savaşı, yapay zekânın görüntüleri, sensör verilerini ve operasyon bilgilerini bir araya getirerek askerî karar süreçlerini nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Bu dönüşümü değerlendirirken, hız ve veri üstünlüğünün yanında insanın nihai sorumluluğunu ve sivillerin korunmasını da merkeze alıyorum.
Yazıyı okuyunTRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, “Gazze ve Medya” oturumunda haber dilinin saldırıları ve sorumluluğu görünmez kılabildiğine, dijital platformların da tanıklığın görünürlüğünü etkilediğine dikkat çekiyor. Bu değerlendirmeyi, Gazze’de yaşananların nasıl adlandırıldığı, kayda geçirildiği ve kamuoyuna ulaştığı soruları üzerinden ele alıyorum.
Yazıyı okuyunAvrupa Komisyonunun Teknolojik Egemenlik Paketi, Avrupa’nın çip, bulut, veri merkezi ve açık kaynak kapasitesini güçlendirerek dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Henüz teklif ve strateji aşamasındaki bu adımların, Türkiye için altyapı ve dijital hizmetlerin kontrolü açısından taşıdığı anlamı ele alıyorum.
Yazıyı okuyunMillî İstihbarat Akademisi’nin yapay zekâ ve siber güvenlik raporu, dış teknolojiye bağımlılığın güvenlik boyutuna dikkat çekiyor. Selçuk Bayraktar’ın teknoloji tekellerine yönelik eleştirileriyle birlikte ele aldığım bu tartışma, Türkiye’nin yapay zekâda hem kendi kapasitesini kurması hem de insan onurunu koruması gerektiği sorusuna uzanıyor.
Yazıyı okuyunİsrail, ABD ve İran eksenindeki çatışmalarda yapay zekânın, yanıltmak amacıyla yayılan bilgilerin ve gösteriye dönüşen siyasetin rolünü inceliyor.
Özet ve kaynağı inceleyinABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın kısa videolar, sloganlar ve popüler kültür görüntüleriyle anlatılması, gerçek yıkımla seyirlik içerik arasındaki sınırı aşındırıyor. “Savaşın Trumplaşması” derken, bu gösteri dilinin haberin, tanıklığın ve ortak hakikat duygusunun önüne geçmesini kastediyorum.
Yazıyı okuyunGazze’deki yıkımın önce İsrail’in geleceği açısından bir sorun olarak anlatılması, Filistinlilerin yaşadığı acıyı tartışmanın gerisine itebiliyor. Carlson’ın yer aldığı röportajdan hareketle, medyada kimin kaybının görünür kılındığını ve insan hayatları arasında nasıl bir hiyerarşi kurulduğunu sorguluyorum.
Yazıyı okuyunSavaş görüntüsü diye paylaşılan içerikler arasında yapay zekâyla üretilmiş videolar ve başka olaylardan alınmış eski kayıtlar bulunuyor. AFP ve Full Fact’in incelediği örnekler, yanıltmanın yalnız sahte görüntü üretmekle sınırlı olmadığını gösteriyor. Sürekli şüphe duymanın gerçek görüntülere ve insanların yaşadığı acılara güveni de aşındırabileceğini tartışıyorum.
Yazıyı okuyunTrump yönetiminin İran’a yönelik savaş siyaseti, ABD Kongresinin kararları ile kamuoyu araştırmaları arasında farklı tutumlar ortaya çıkarıyor. Haber, anket ve raporları on başlıkta bir araya getirerek savaşın gerekçesini, ekonomik maliyetini ve İsrail’e verilen desteği sorguluyorum.
Yazıyı okuyunYapay zekâyla üretilebilen sahte görüntü, ses ve metinler, yalnızca yanlış bilgiyi çoğaltmıyor; insanların neye güveneceğini de tartışmalı hâle getiriyor. Uluslararası raporlardan hareketle bu bilgi ve güven krizinin Türkiye açısından medya, toplumsal dayanıklılık ve dijital egemenlik boyutlarını ele alıyorum.
Yazıyı okuyunJürgen Habermas’ın da imzaladığı 13 Kasım 2023 tarihli dayanışma bildirisi, İsrail’in askerî karşılığını ilke olarak meşru kabul eden bir çerçeve kuruyor. Bu metni, Habermas’ın eleştirel düşüncesi ve evrensel ahlak iddiasıyla ilişkisi üzerinden eleştiriyorum; aşağıdaki değerlendirmeler bildirinin tamamı değil, benim yorumumdur.
Yazıyı okuyunBeyaz Saray’ın “UNDEFEATED” başlıklı savaş videosu ve benzer paylaşımlar, gerçek saldırı görüntülerini oyun, spor ve popüler kültürün görsel diliyle sunuyor. Bu anlatımın savaşı bir eğlence veya skor mücadelesi gibi algılatma riskini, medya etiği ve şiddete duyarsızlaşma açısından tartışıyorum.
Yazıyı okuyunTrump ve Netanyahu’nun savaş söylemini haber dili ve propaganda örnekleriyle inceleyen iki bölümlü analiz.
Yazıyı okuyun10 Mart 2026 tarihli yorumunda Muhammed Ersin Toy, bölgesel savaş gündemi içinde Gazze’de barış arayışının görünürlüğünü tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinABD’nin İsrail’e verdiği askerî, ekonomik ve diplomatik desteğin yalnız stratejik çıkarlarla açıklanıp açıklanamayacağını tartışıyorum. Yazı, bu ilişkiye Evanjelik Hristiyan çevrelerin ve siyasi ideolojilerin etkisi hakkındaki değerlendirmemi içeriyor.
Yazıyı okuyunGazze ve İran üzerine bu değerlendirmede, savaşın yalnız silahlarla değil veri ve iletişim ağlarıyla da yürütüldüğünü tartışıyorum. Yapay zekâyla hedef seçimi, gözetleme, bilgisayar sistemlerine saldırılar ve sahte içeriklerin yayılması yazının temel konuları. Bu alanların birlikte ele alınması, teknolojiyi kimin denetlediği sorusunu öne çıkarıyor.
Yazıyı okuyunGazze’yle dayanışmayı 2026 Ramazanı’nda iftar sofralarına taşımayı öneriyorum. Türkiye’deki sofralarda Gazze’yi hatırlatacak etkinlikler yapılmasını ve Gazze’de sıcak yemek desteği verilmesini istiyorum. Bu yazı, başlamış bir yardım kampanyasının duyurusu değil, dayanışma çağrısı.
Yazıyı okuyunSosyal medya yalnız iletişim ve eğlence için kullanılmıyor; kamuoyunu etkileme mücadelesinin de bir alanı. İspanyol Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün analizi ve farklı ülkelerin düzenlemelerinden hareketle, çocukları koruma çabalarının bu mücadeleyle ilişkisini sorguluyorum. Yaş sınırları, içerik öneren sistemler ve platformların sorumluluğu tartışılırken sansür kaygılarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Yazıyı okuyunGazze’de ateşkes sonrasındaki insani koşulları sağlık, eğitim ve yaşam olanaklarının sistematik yıkımı üzerinden yorumluyor.
Özet ve kaynağı inceleyin16 Ocak 2026 tarihli bu yazımda, savaşın nasıl anlatıldığını ve kullanılan kelimelerin kamuoyunun yargısını nasıl etkileyebileceğini tartışıyorum. İsrail’in politikalarına yönelik eleştirimi medya, kültür ve siyasi meşruiyet ilişkisi üzerinden kuruyorum.
Yazıyı okuyun5 Ocak 2026 tarihli bu denememde, savaş ve yıkım karşısındaki sessizliği bir müze imgesiyle anlatıyorum. Acıların sıradanlaşmasına ve adaleti konuşurken kullanılan dilin sınırlandırılmasına yönelik eleştirimi dile getiriyorum.
Yazıyı okuyunTikTok’un ABD’de haber edinmedeki rolünü ve platformun sahipliği etrafındaki tartışmaları ele alan analiz. Gazze hakkındaki içeriklerin yayılması ile algoritmaların yönetimi arasındaki ilişkiyi inceliyor.
Özet ve kaynağı inceleyin10 Ekim 2025 tarihli bu önerimde, Filistin’deki gündelik hayatın kamusal ekranlarda görünür olmasını savunuyorum. “Şehir Sahneleri” adını verdiğim fikir, uygulanmış bir projenin sonuçları değil; medya görünürlüğüne ilişkin bir tasarıdır.
Yazıyı okuyunÜniversitelerde Filistin konulu açılış derslerini savunarak eğitimin tarihsel hafızayı ve toplumsal sorumluluğu koruma işlevini ele alıyor.
Özet ve kaynağı inceleyin21 Eylül 2025 tarihli bu kısa değerlendirmemde, Filistin’in diplomatik olarak tanınması ile sahada şiddeti durdurabilme gücü arasındaki farkı sorguluyorum. Devletlerin ve uluslararası kurumların caydırıcılığına ilişkin eleştirimi dile getiriyorum.
Yazıyı okuyunMuhammed Ersin Toy, bu görüş yazısında Gazze’deki yıkımı uluslararası hukukun uygulanması ve devletlerin tepkileri üzerinden değerlendiriyor. Hukuki süreçler ile sahadaki gelişmeler arasındaki farkı ve uluslararası toplumun sorumluluğunu tartışıyor. Bu sayfa, 20 Eylül 2025 tarihli USKAM Görüş No. 59 yazısının kısa özetidir; tam metin değildir.
Özet ve kaynağı inceleyin15 Eylül 2025 tarihli beş paylaşımında Muhammed Ersin Toy, farkındalık sergilerini, gündelik emeği ve dayanışma nöbetlerini toplumsal hafıza açısından değerlendiriyor.
Özet ve kaynağı inceleyinSumud Filosu’nu insani dayanışma ve kamuoyu mücadelesi olarak yorumlarken Netanyahu’nun uluslararası basına yönelik söylemlerini inceliyor.
Özet ve kaynağı inceleyinGazze bağlamında iletişim altyapısının, gözetim için toplanan verilerin ve yapay zekânın savaştaki rolünü tartışıyor. Bunların hem sahadaki çatışmalarla hem de insanların düşünce ve algılarıyla ilişkisini ele alıyor.
Özet ve kaynağı inceleyin27 Ağustos 2025 tarihli bu değerlendirmemde, Agamben’in İstisna Hâli kitabından hareketle hukuki koruma ile fiilî güç arasındaki gerilimi sorguluyorum. Filistin üzerine kuramsal yorumumda, olağanüstü durumların kalıcılaşmasının hesap verebilirliği nasıl etkilediğini tartışıyorum.
Yazıyı okuyunNetanyahu’nun bot ve algoritma açıklamalarından hareketle dijital platformlardaki Filistin anlatıları ve propaganda mücadelesini tartışır.
Özet ve kaynağı inceleyinİsrail’in uluslararası algısını hafıza, unutma ve medya anlatıları üzerinden tartışan analiz. Türkiye Araştırmaları Vakfının 28 Haziran 2025 tarihli imzalı yayın kaydı.
Özet ve kaynağı inceleyin30 Mayıs 2025 tarihli bu kısa yorumumda, sanatçıların Gazze karşısında daha görünür bir dayanışma göstermesi gerektiğini savunuyorum. Konserler sürerken yaşanan acıların gündemden düşmesine itiraz ediyorum.
Yazıyı okuyun29 Mayıs 2025 tarihli bu yazımda, 12 Öfkeli Adam filmindeki çoğunluğa karşı düşünme cesaretini Filistin üzerine vicdani bir değerlendirmeye taşıyorum. Sinemanın adalet duygusunu ve kişisel sorumluluğu nasıl harekete geçirebileceğini tartışıyorum.
Yazıyı okuyun27 Mayıs 2025 tarihli bu kısa yorumumda, Filistin’i tanıma tartışmasını işgal ve ilhaka karşı tutarlı bir tutum alınması gerektiği düşüncesiyle eleştiriyorum. Karşılıklı konuşma biçimindeki ifadeler gerçek yetkili açıklamaları değil, ironi yoluyla kurduğum bir anlatımdır.
Yazıyı okuyunİsrail’in mağduriyet anlatısını ve ülke imajını kültür endüstrisi üzerinden yeniden kurma çabasını eleştirir.
Özet ve kaynağı inceleyin5 Nisan 2025 tarihli bu yorumda, İsrail’in bölgedeki politikalarının komşu ülkelere yayılabileceği ve Gazzelilerin yerinden edilebileceği yönündeki kaygılarımı dile getiriyorum.
Yazıyı okuyunBelgesel sinema, Filistin anlatısı ve kamusal hafıza arasındaki ilişkiyi Oscar tartışması üzerinden değerlendiren yazı.
Yazıyı okuyunGazze’de sivillerin yaşadıklarına ve uluslararası toplumun tutumuna dikkat çekiyorum. 3 Mart 2025 tarihli bu İngilizce çağrıda, İsrail’in eylemlerini eleştiriyor ve ABD’nin sorumluluğunu sorguluyorum.
Yazıyı okuyunİsrail’in uluslararası kamuoyuna yönelik mağduriyet anlatısını inceleyen analiz. Sinema, dijital platformlar ve popüler kültürde kişisel hikâyelerin bu anlatının kurulmasındaki rolünü ele alıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinGazze için ateşkes anlaşmasının duyurulduğu 15 Ocak 2025’te yazdığım bu değerlendirmede, uluslararası düzenin insan hakları ve adalet konusundaki tutumunu eleştiriyorum. Türkiye’nin kendi tarihsel ve kültürel birikiminden hareketle daha adil bir dünya için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyorum.
Yazıyı okuyun5 Ocak 2025 tarihli bu yorumda, yaşadığımız coğrafyayı hangi adlarla ve kimin bakış açısıyla anlattığımızı sorguluyorum. Haritalar, takvimler ve tarih anlatıları üzerinden düşünsel bağımsızlık meselesini tartışıyor; kendi kavramlarımızla düşünmenin önemini savunuyorum.
Yazıyı okuyun1 Ocak 2025’te paylaştığım bu İngilizce çağrıda, Gazze’de hastanelerin ve sağlık çalışanlarının korunmasını, Dr. Hussam Abu Safiya’nın serbest bırakılmasını istiyorum. Aşağıda İngilizce özgün metin yer alıyor; buradaki Türkçe bölüm kısa bir özetidir.
Yazıyı okuyun12 Aralık 2024 tarihli bu yazıda, Netflix’in medya okuryazarlığı eğitimlerini kurumsal iletişim ve toplumsal sorumluluk açısından değerlendiriyorum. Bir platformun verdiği eğitimin, kendi içerik politikalarını ne ölçüde sorgulayabileceği üzerinde duruyor; eğitim girişimiyle şirketin yayın tercihleri arasındaki ilişkiyi tartışıyorum.
Yazıyı okuyun3 Aralık 2024 tarihli bu değerlendirmede, Gazze’de yaşananlar karşısında bilimlerin ve medyanın sorumluluğunu sorguluyorum. Tahsin Görgün’ün “Soykırım Günlerinde Felsefe” başlıklı konuşması için yapılan çağrıdan hareketle, farklı disiplinlerin insani krizler karşısında nasıl bir tutum alması gerektiğine ilişkin görüşümü paylaşıyorum.
Yazıyı okuyun29 Kasım 2024 tarihli bu siyasi değerlendirmede, Batı’nın demokrasi ve insan hakları söylemi ile savaşlar karşısındaki tutumu arasındaki çelişkiyi eleştiriyorum. Metin, siyasi düzene ilişkin kendi görüşümü içeriyor; yeni bir olay haberi olarak sunulmuyor.
Yazıyı okuyunGazze’deki savaşın, ABD’nin politikalarını haklı gösteren anlatılar ve dünya kamuoyu üzerindeki etkilerini tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinÇocukluk, fıtrat ve aidiyet kavramlarını Filistinli çocukların yaşadıklarıyla ilişkilendiren düşünsel bir deneme.
Özet ve kaynağı inceleyinNetflix’in siyaseti ve farklı kültürleri ekranda nasıl sunduğunu eleştiriyor. Platformun dünya genelinde insanların düşüncelerini nasıl etkilediğini sorguluyor.
Özet ve kaynağı inceleyin7 Kasım 2024 tarihli bu değerlendirmede, Türkiye’deki medya ve dijital platformların Filistin halkının gündelik yaşamına ve insani hikâyelerine daha fazla yer vermesini savunuyorum. Suya, gıdaya ve temel ihtiyaçlara erişim mücadelesini anlatan yayınların dünya kamuoyunda farkındalık yaratabileceğini düşünüyorum.
Yazıyı okuyunEnes Taha Ersen’in hazırladığı haberde Muhammed Ersin Toy, Netflix’in yayın politikası ve kültürel temsilleri üzerine soruları yanıtlıyor. Filistin filmlerinin platformdan kaldırılması, şirketin lisans süresi açıklaması ve dijital içeriklerin izleyici algısıyla ilişkisi tartışılıyor. Kayıt, Toy’un kaleme aldığı bir köşe yazısı değil; görüşlerine başvurulan bir gazeteci röportajıdır.
Özet ve kaynağı inceleyinYukarı Bakma filminde yaklaşan bir felaket, siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna inkâr ediliyor. Metinde anılan başkan, filmin kurmaca karakteridir. 8 Eylül 2024 tarihli bu yazıda, filmdeki medya ve siyaset eleştirisini Filistin hakkında kurduğum benzerlik üzerinden yorumluyorum. Bu benzerlik, benim değerlendirmemdir.
Yazıyı okuyun17 Temmuz 2024 tarihli bu kısa yorumda, savaşın ne zamandır sürdüğüne ilişkin algımızın yaşadıklarımıza göre değiştiğini savunuyorum. Dijital dünyanın olayları kavrama biçimimize etkisini sorguluyorum. Metindeki süreler, bilimsel ölçüm değil, kendi düşüncemi aktarmak için kullandığım ifadelerdir.
Yazıyı okuyunHollywood’un hikâye anlatımı ile Gazze savaşının medyada sunuluşunu karşılaştırıyor. Bu anlatıların kimleri mağdur, hangi eylemleri haklı gösterdiğini eleştiriyor.
Özet ve kaynağı inceleyinGazze bağlamında dijital propagandayı, yanıltmak amacıyla yayılan bilgileri ve savaş görüntülerinin izlenip paylaşılmasını tartışıyor. Sorumlu paylaşım çağrısı yapıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinAvrupa’daki aşırı sağ ve İsrail politikaları üzerine eleştirel bir değerlendirme. Yahudi karşıtlığı suçlamalarının ifade özgürlüğüne etkisini de tartışıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinFilistin’deki şiddetin gündelik haber akışı içinde sıradanlaşması, insanların yaşananlara karşı duyarlılığını nasıl etkiliyor? Yazı, kötülüğün olağan ve kabul edilebilir görülmesi sorununu medya anlatıları üzerinden ele alıyor.
Özet ve kaynağı inceleyinNo Other Land belgeseli, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini ve yaşadıkları topraklarda kalma mücadelesini konu alıyor. Yazı, belgeselin Oscar başarısını da ele alarak sinemanın bu tanıklıkları dünyaya ulaştırma gücünü değerlendiriyor.
Özet ve kaynağı inceleyin