Siyasal iletişim artık yapay zekâda: Seçim güvenliği şimdiden planlanmalı
X paylaşımları ve yazar nüshası temelinde birleşik site yazısı
Konu ve bağlam
Seçmen artık siyasi bilgiyi yapay zekâya da soruyor. Bu değişim, kampanyaların yalnızca mesajlarını değil, sohbet sistemlerinin başvurduğu kaynakları etkileme çabalarını da gündeme getiriyor. Star Açık Görüş yazım ve X’teki değerlendirmelerimden hareketle, İsrail örneğini ABD ve Brezilya’daki gelişmelerle birlikte ele alıyorum.

Bu yazıda · Bölümlere git
Sosyal medyadan yapay zekâ cevaplarına
Yüksek lisans tezimi siyasal iletişim üzerine yaptım. Seçmenle siyasetçi arasındaki ilişkinin değişmesi, bu yüzden uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir mesele. Gazete ve televizyonun ağırlıklı olduğu dönemde siyasi mesajın üreticisi daha belirgindi. Sosyal medya bu düzeni değiştirdi. Seçmen, kendisine söyleneni dinleyen bir kişi olmanın ötesine geçti; soru sorabilen, hesap sorabilen, eleştirebilen ve kendi gündemini oluşturabilen bir aktöre dönüştü.
Bu imkânı küçümsememek gerekir. İnsanların görüşlerini açıklayabilmesi, siyasetçiye doğrudan ulaşabilmesi ve yaptığı işi denetleyebilmesi demokratik bir kazanımdır. Fakat aynı mecrada sahte hesaplar, örgütlü yorumlar ve şişirilmiş etkileşimler de ortaya çıktı. Bir fikrin çok tekrarlanması, o fikrin toplumun çoğunluğu tarafından benimsendiği izlenimini verebiliyor. Oysa görünürlük, gerçek toplumsal desteğin kendisi değildir.
Siyasal iletişimin temposu da değişti. Aylar öncesinden hazırlanmış bir kampanya takvimi, gündeme anlık cevap verme ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Siyasetçi, söylediklerinin nasıl anlaşıldığını takip etmek, soruları cevaplamak ve karşılaştığı krizi ilgili mecranın diliyle yönetmek zorunda. X paylaşımımda sözünü ettiğim, siyasetin adeta günün 25 saatine yayılan iletişim ihtiyacı buydu.
Şimdi bu ilişkinin içine yapay zekâ giriyor. Seçmen bir adayın geçmişini, vaatlerini veya başka bir adaydan farkını öğrenmek için sohbet sistemine başvurabiliyor. Sistem, farklı kaynaklardan topladığı bilgileri seçiyor, özetliyor ve tek bir cevap halinde sunuyor. Dolayısıyla seçmenin önündeki bilgi, bu seçme ve anlatma işleminden geçerek şekilleniyor.
Bilginin kaynağını etkileme yarışı
Bağlantı ekonomisinden cevap ekonomisine geçiş derken kastettiğim değişim burada görünür oluyor. Kullanıcı, arama sonuçlarındaki bağlantıları tek tek açmak yerine hazır bir cevabı okuyabiliyor. Kaynakların hangilerinin bulunduğu, hangilerinin dışarıda kaldığı ve hangi ayrıntının öne çıkarıldığı bu nedenle önem kazanıyor. Siyasi kampanyaların ilgisi de giderek bu kaynaklara yöneliyor.
ABD’de Reuters’ın 26 Ekim 2026 tarihli haberi, Mike Minogue için hazırlanmış bir kampanya sunumunu inceliyordu. Sunumda adayın görüşlerini anlatan çok sayıda sayfa hazırlanması ve yapay zekânın başvurabileceği sitelerde ücretli içerikler yayımlanması öneriliyordu. Haber, teklifin uygulandığını göstermiyor. Yine de siyasi iletişim hizmetlerinin hangi yöne genişlediğini ortaya koyan somut bir belge incelemesi sunuyor.
Burada farklı işlemleri birbirine karıştırmamak gerekiyor. Bir sohbet sisteminin başvurabileceği internet kaynaklarını çoğaltmak, o sistemi doğrudan yeniden eğitmekle aynı işlem değildir. Kaynaklarda görünmek de her cevabın istenilen biçimde çıkacağını garanti etmez. Kampanyanın amacı, sistemin ürettiği cevap ve seçmenin verdiği karar ayrı ayrı incelenmelidir.
İsrail: Seçim propagandası ve dış kamuoyu
İsrail örneği, bu ayrımı daha da önemli kılıyor. DW’nin 24 Ekim 2026 tarihli haberinde aktardığı, İsrail Açık Üniversitesinin Ze Be AI araştırmasında, incelenen 44 binden fazla siyasi paylaşımın yüzde 14’ünden fazlasında yapay zekâ kullanıldığı belirtiliyor. Likud’un ekim ortasına kadar 1.800’den fazla yapay zekâ destekli içerik paylaştığı aktarılıyor. Bunlar araştırmanın taradığı içeriklere ilişkin bulgular; bütün siyasi iletişimin veya seçmen davranışının ölçümü değil.
Aynı haber, ABD’de yabancı temsilcilerin faaliyetlerinin kaydedildiği FARA bildirimlerine dayanarak İsrail hükümetinin sohbet sistemlerinin cevaplarını kendi lehine etkilemek amacıyla internet içerikleri hazırlatmasını da anlatıyor. İç seçimlerdeki sentetik propaganda ile dış kamuoyuna dönük bu faaliyetlerin hedefleri ve bağlamları farklı. Ortak nokta, bilginin üretildiği ve dolaşıma girdiği yerlere müdahale etme çabası. Belgelenen girişimden, botların veya seçmenlerin bütünüyle yönlendirildiği sonucu çıkarılamaz.
Benim için bu örneklerin asıl önemi, siyasi mücadelenin bilginin kaynağına kadar uzanmasıdır. Gazze’de yaşananların nasıl anlatıldığına ilişkin mücadele de bu çerçevede düşünülmeli. Bir anlatının internette bulunması, bağımsız biçimde doğrulandığı anlamına gelmez. Yapay zekâ o anlatıyı kaynak gösterdiğinde, kullanıcı onun kim tarafından ve hangi amaçla üretildiğini görebilmelidir.
Brezilya: Gerçekte olmayan seçmenler
Brezilya’da ise başka bir yöntemle karşılaşıyoruz. Brezilyalı doğrulama kuruluşu Aos Fatos, gerçek sokak röportajına benzeyen 50 yapay zekâ videosu tespit etti. Gerçekte bulunmayan kişiler, seçmenmiş gibi siyasi tercihlerini anlatıyordu. İncelenen videolar 17 Ağustos 2026’ya kadar 7,4 milyon görüntülenmeye ulaşmıştı. Haberde hesapların resmî aday kampanyalarıyla bağlantısı saptanamadığı belirtiliyordu. Bu yüzden bu içerikleri doğrudan adayların ürettiğini söyleyemeyiz.
Sahte seçmen görüntüsü, izleyicide kendisi gibi insanların belirli bir siyasi tercihte birleştiği izlenimini oluşturabilir. Ancak görüntülenme sayısı, kaç kişinin ikna edildiğini veya sandıkta oyunu değiştirdiğini söylemez. Bir içeriğin üretildiğini göstermek, yayıldığını ölçmek ve seçmenin kararına etkisini belirlemek farklı araştırma sorularıdır. Yapay zekânın gücünü tartışırken bu ayrımı korumalıyız.
Türkiye için hazırlık
Türkiye açısından hazırlık burada başlamalı. Seçim güvenliğini değerlendirirken sandık, seçmen listeleri ve sayım süreci yanında, vatandaşın kararını oluştururken karşılaştığı bilgi ortamını da ele almalıyız. Sahte video, aday adına konuşan bot, ücretli kampanya yazısı ve sohbet sisteminin cevabı aynı yöntemle denetlenemez. Her biri için sorumluluğun ve itiraz yolunun açık olması gerekir.
Yapay zekâyla üretilmiş siyasi içeriklerin bu niteliği anlaşılır biçimde belirtilmeli. Aday adına konuşan bir botun kime ait olduğu, hangi amaçla çalıştığı bilinmeli. Siyasi reklamın ve bağımsız değerlendirme görünümündeki ücretli içeriğin finansmanı açıklanmalı. Seçmen, kendisine verilen bilginin kaynağını inceleyebilmeli; hatalı cevabı bildirebileceği işleyen bir yol bulabilmeli.
Denetim, vatandaşın bilgi edinme ve düşüncesini açıklama hakkını da korumalı. Seçmenin sohbet sistemine sorduğu özel sorular, siyasi eğilimlerini izlemek için kullanılmamalı. Yanlış veya haksız engellemelere karşı itiraz imkânı bulunmalı. Teknoloji şirketlerinin seçim dönemindeki uygulamaları, bağımsız araştırmacıların inceleyebileceği şeffaflıkta olmalı. Güvenlik gerekçesi, denetimin kendisini denetim dışı bırakmamalı.
Üniversitelerimizde bu konuda yüksek lisans ve doktora tezleri hazırlanmasını önemli buluyorum. Türkiye’de seçmenin yapay zekâyı siyasi bilgi için nasıl kullandığını, kaynakları ne ölçüde kontrol ettiğini ve yanlış cevaplarla karşılaştığında ne yaptığını araştırmalıyız. Başka ülkelerdeki bulgular bize soru sordurur; Türkiye hakkında kendiliğinden sonuç vermez.
Star Açık Görüş yazımda ve onu tamamlayan X paylaşımlarımda dikkat çekmek istediğim mesele bu: Seçmenin doğru bilgiye ulaşabilmesi, siyasi tercihini özgürce oluşturabilmesinin temel şartıdır. Artık yapay zekânın hangi cevabı verdiğini, bu cevabın hangi kaynaklardan beslendiğini ve bu kaynakları kimlerin etkilemeye çalıştığını birlikte sorgulamak zorundayız. Seçim güvenliğine ilişkin hazırlığı seçim dönemine bırakamayız.
Kaynak gönderi
Kaynak gönderi
X’teki tamamlayıcı İsrail değerlendirmem →
İlgili Star Açık Görüş yazım →
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.