Seçim güvenliğinde yeni eşik: Brezilya yapay zekâyı da denetime aldı
Konu ve bağlam
Brezilya’nın seçim düzenlemeleri, propaganda içeriklerinin yanında yapay zekâ sistemlerinin aday önermesini ve dijital platformların seçim sürecindeki sorumluluklarını da gündeme alıyor. Bu yeni denetim yaklaşımını, seçim güvenliğinin Türkiye açısından doğurduğu sorularla birlikte ele alıyorum.

Bu yazıda · Bölümlere git
Seçim güvenliğinde yeni eşik:
Brezilya yapay zekâyı da denetime aldı
Brezilya, 4 Ekim’de yapılacak genel seçimler öncesinde yapay zekâyı seçim güvenliği düzenlemelerinin doğrudan konusu haline getirdi. Yapay zekâ sistemlerinin adayları sıralaması, siyasi tercih bildirmesi ve oy tavsiyesi vermesi yasaklanırken, Google, Meta, OpenAI, TikTok ve X’in de aralarında bulunduğu dokuz şirketten seçim döneminde uygulayacakları tedbirleri ayrıntılı biçimde açıklamaları istendi. Düzenleme, seçim güvenliği tartışmasını yapay zekâyla üretilen sahte görüntü ve seslerin ötesine taşıyarak sohbet botlarının verdiği cevapları ve dijital platformların öneri sistemlerini de kapsıyor. Brezilya’nın bu tecrübesi, olağan seçim takvimine göre 2028’de sandığa gidecek Türkiye açısından da incelenebilecek bir yol haritası sunuyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 77’nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı gün yapılıyor. Seçimlerin yenilenmesine ilişkin farklı bir karar alınmaması halinde Türkiye 2028’de yeniden seçime gidecek.
Bu seçime giderken yapay zekâyla üretilen gerçeğe yakın sahte görüntü, ses ve videolara karşı hangi tedbirlerin uygulanacağı kadar başka sorular da önem kazanıyor. Yapay zekâ sohbet botlarının adayları öne çıkarması veya oy tavsiyesi vermesi seçim hukukunun konusu olacak mı? Dijital platformların adayları kullanıcılara hangi ölçütlerle önerdiği ele alınacak mı? Google, Meta, OpenAI, TikTok ve X gibi şirketlerden Türkiye’deki seçim dönemine özgü güvenlik planları istenecek mi?
Brezilya’nın son iki seçim döneminde attığı adımlar, bu soruların artık yalnız geleceğe ilişkin varsayımlardan ibaret olmadığını gösteriyor.
Yapay zekâ seçim hukukunun içine girdi
Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), yapay zekâya ilişkin ilk kapsamlı tedbirlerini 2024 yerel seçimleri öncesinde aldı. Yapay zekâyla oluşturulan veya önemli ölçüde değiştirilen siyasi içeriklerin açık biçimde işaretlenmesi zorunlu hale getirildi. Adayları desteklemek veya zarar vermek amacıyla gerçeğe çok yakın sahte görüntü ve seslerin kullanılması da yasaklandı.
2026’da ise düzenlemenin kapsamı genişledi. Artık mesele yalnız yapay zekâyla sahte bir görüntünün veya sesin üretilmesi değil; yapay zekâ sisteminin seçmenle kurduğu doğrudan iletişim de seçim güvenliğinin parçası.
TSE’nin 2 Mart 2026 tarihli düzenlemesine göre yapay zekâ hizmeti sunan şirketler, kullanıcı talep etse dahi adayları, seçim kampanyalarını, siyasi partileri ve ittifakları sıralayamayacak, öneremeyecek veya önceliklendiremeyecek. Sistemlerin siyasi tercih bildirmesi, oy tavsiyesi vermesi ya da herhangi bir siyasi aktörü doğrudan veya dolaylı biçimde kayırması da yasaklandı.
Aynı düzenleme seçimlerin en hassas dönemine ilişkin özel bir sınırlama da getiriyor. Seçimden önceki 72 saat ile oylamanın sona ermesinden sonraki 24 saat içinde adayların veya kamuya mal olmuş kişilerin görüntü, ses veya ifadelerini kullanan yeni sentetik içeriklerin yayımlanması, yeniden yayımlanması ve ücretli olarak öne çıkarılması, içerik yapay zekâ ürünü olarak işaretlenmiş olsa bile yasak.
Kurallar yaptırımla da destekleniyor. TSE’nin açıklamasına göre kurala aykırı içeriğin derhal kaldırılması gerekiyor. İçeriğin kaldırılması ise seçim mevzuatında öngörülen 5 bin ila 30 bin Brezilya reali arasındaki para cezasının uygulanmasına engel oluşturmuyor. Belirli durumlarda dijital hizmet sağlayıcıların da yükümlülükleri ve sorumlulukları bulunuyor.
Böylece Brezilya, yapay zekâ kaynaklı seçim riskini yalnız yanlış içeriğin dolaşıma girmesinden sonra müdahale edilecek bir sorun olarak ele almıyor. İçeriğin üretiminden dağıtımına, öneri sistemlerinden sohbet botlarının cevaplarına kadar farklı aşamalara kural getiriyor.
Sosyal medyadan yapay zekâ sohbetlerine
Dünyada yaşanan yapay zekâ dönüşümünün siyasete yansımalarını Türkiye’de de gördük. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 2024 yerel seçimleri öncesindeki aday belirleme çalışmalarında telefon anketlerinin değerlendirilmesinde yapay zekâdan yararlanıldığını açıklamıştı. Yapay zekâ burada karar verici değil, aday belirleme sürecinde kullanılan araçlardan biriydi.
Ancak şimdi mesele siyasi partilerin yapay zekâyı nasıl kullandığının ötesine geçiyor.
İnsanlar bir aday hakkında bilgi almak, adayların görüşlerini karşılaştırmak veya siyasi bir konu hakkında bilgi edinmek için yapay zekâ sohbet botlarına başvurabiliyor. Böyle bir durumda hangi kaynağın kullanıldığı, hangi adayların cevaba dahil edildiği, isimlerin hangi sırayla sunulduğu ve bazı adayların cevap dışında kalıp kalmadığı siyasal iletişimin doğrudan konusu haline geliyor.
Sosyal medya döneminde temel sorulardan biri, “Seçmenin karşısına hangi içerik çıkarılıyor?” sorusuydu.
Üretken yapay zekâ ile buna ikinci bir soru ekleniyor:
“Seçmen soru sorduğunda ona nasıl bir cevap oluşturuluyor?”
Brezilya’nın 2026 düzenlemesini farklılaştıran noktalardan biri burada ortaya çıkıyor. Seçim güvenliği, yalnız yayımlanan siyasi içeriğe değil, yapay zekânın seçmen için oluşturduğu cevaba kadar genişliyor.
Şirketlerden yalnız taahhüt değil, seçim planı istendi
Brezilya’nın bir başka adımı da büyük teknoloji şirketlerini seçim öncesinde sürecin içine dahil etmek oldu.
TSE Başkanı Kassio Nunes Marques’in 27 Temmuz’da yayımladığı düzenlemeyle sosyal medya hizmetleri, arama motorları, kamuya açık mesajlaşma hizmetleri ve üretken yapay zekâ sohbet botlarından seçim dönemine ilişkin ayrıntılı uyum planları istendi. Brezilya’da aylık 5 milyondan fazla etkin kullanıcıya ulaşan hizmetler bu yükümlülüğün kapsamına alındı. TSE, kullanıcı sayısı bu sınırın altında kalsa bile seçim sürecinde önemli etkiye sahip hizmetlerden de plan isteyebiliyor.
Bu belgeler yalnız şirketlerin “kurallara uyacağız” açıklamalarından oluşmuyor. Şirketlerden seçim güvenliğine yönelik riskleri nasıl tespit edeceklerini ve birlikte hareket eden sahte hesap ağlarıyla nasıl mücadele edeceklerini açıklamaları isteniyor. Hangi durumlarda insan incelemesine başvuracaklarını ve yapay zekânın güvenlik önlemlerini aşma girişimlerini nasıl engelleyeceklerini de açıklamaları isteniyor. Bir diğer soru, sistemlerini seçim öncesinde ve seçim sırasında nasıl sınayacakları.
Google, Kwai, LinkedIn, Mercado Livre, Meta, OpenAI, Telegram, TikTok ve X olmak üzere dokuz şirket planlarını TSE’ye sundu. Belgelerde içerik kaldırmadan hesapların askıya alınmasına, seçim dezenformasyonundan yapay zekâ sistemlerine kadar alınacak tedbirler yer alıyor.
Mahkeme bunun yanında teknoloji şirketleriyle doğrudan işbirliği de kurdu. Google, Meta, TikTok, X, Telegram, Kwai ve LinkedIn ile seçim sürecine ilişkin anlaşmalar imzalanırken OpenAI, Anthropic ve ElevenLabs seçim dezenformasyonuyla mücadele programına katıldı. TSE Başkanı Nunes Marques bu modeli, seçim otoritesi ile şirketler arasında sorumlulukların açık biçimde paylaşılması üzerinden tanımladı.
Ses üretimi ve ses taklidi teknolojileri geliştiren ElevenLabs ile yapılan anlaşma bu yaklaşımın somut örneklerinden biri. Şirket, TSE tarafından bildirilen adayların ve seçim görevlilerinin seslerinin izinsiz biçimde taklit edilmesini engelleyecek bir koruma sistemi uygulamayı, ayrıca şüpheli ses kayıtlarının kendi sistemleri kullanılarak üretilip üretilmediğinin belirlenmesinde TSE’ye destek vermeyi kabul etti.
Buradaki yaklaşım açık: sorun ortaya çıktıktan sonra yalnızca içeriği kaldırmak yerine, seçim başlamadan önce riskleri ve şirketlerin sorumluluklarını belirlemek.
Aynı seçim, farklı yapay zekâlarda farklı görünebiliyor
Brezilya’nın bu alana neden bu kadar ayrıntılı kurallar getirdiğini gösteren çalışmalardan biri, Rio Teknoloji ve Toplum Enstitüsü ile Brezilya Federal Savcılığının yürüttüğü Boca de IA araştırması.
Araştırmanın aday kayıtlarının tamamlanmasının ardından 17-21 Ağustos’ta gerçekleştirilen beşinci turunda ChatGPT, Gemini, Meta AI, Grok, DeepSeek, Perplexity ve Claude’un seçim sorularına verdiği cevaplar incelendi.
Brezilya’da resmen kayıtlı 197 eyalet valisi adayından yalnızca 20’si yedi yapay zekâ sisteminin tamamı tarafından kullanıcılara sunuldu. Cumhurbaşkanlığı için kayıtlı 13 adaydan ise yalnız dördü bütün sistemlerin cevaplarında yer aldı.
Araştırmanın koordinatörü Karina Santos’un dikkat çektiği temel sorun, bazı adayların neden cevaba dahil edildiğinin, bazılarının ise neden dışarıda kaldığının yalnız sonuçlara bakılarak anlaşılamaması. Bu durum, seçmenin ulaştığı aday tablosunun kullandığı yapay zekâ sistemine göre değişebilmesi anlamına geliyor.
Çalışmada cevapların yüzde 86’sında adayların sıralanması, bazı isimlerin diğerlerinden daha görünür sunulması, gerekçesiz biçimde bazı adayların dışarıda bırakılması veya aday önerilmesi gibi davranışlardan en az biri tespit edildi. Yanıtların yüzde 20’sinde ise kullanıcının önceliklerine göre doğrudan aday tavsiyesi verildi. ChatGPT, Claude ve Gemini bu son turdaki denemelerde doğrudan aday önermeyen sistemler arasında yer aldı. Yanıtların yüzde 12’sinde güncelliğini yitirmiş bilgi bulundu.
Bu bulguların yorumlanmasında şirketlerin itirazlarını da dikkate almak gerekiyor. OpenAI, araştırmada kullanılan “sıralama” ölçütünün bazı durumlarda adayları bilgi amacıyla listeleyen cevaplarla siyasi kayırmayı aynı başlık altında değerlendirdiğini savundu. Şirket, sistemlerinde seçimlere ilişkin korumaları geliştirdiğini belirtiyor.
Dolayısıyla bir yapay zekâ sisteminin açıkça “şu adaya oy ver” demesiyle adayları belirli bir sırada sunması aynı şey değil. Ancak her iki durum da yapay zekâ sistemlerinin siyasi bilgiye erişimde giderek daha önemli bir aracı haline geldiğini gösteriyor.
Öneri sistemleri de seçim güvenliğinin içinde
Brezilya’nın yaklaşımı sohbet botlarıyla sınırlı değil. Sosyal medya platformlarının adayları kullanıcılara nasıl önerdiği de seçim güvenliğinin kapsamına alınmış durumda.
X, 14 Ağustos’tan itibaren resmî aday hesaplarını ve bu hesapların paylaşımlarını, onları takip etmeyen kullanıcıların “Sana Özel” akışındaki önerilerden çıkardığını TSE’ye bildirdi. Tedbir, şirketin seçim planının bir parçası.
TikTok da resmî aday hesaplarının içeriklerinin, hesapları takip etmeyen kullanıcılara ana öneri akışından sunulmamasını seçim dönemindeki tedbirleri arasına aldı.
Bu örnekler sosyal medya ile üretken yapay zekâ arasındaki devamlılığı gösteriyor. Sosyal medyada algoritma hangi içeriğin görünür hale geleceğini belirlerken, üretken yapay zekâ kullanıcının sorusuna doğrudan yeni bir cevap oluşturuyor.
Seçim güvenliğinin dijital boyutu böylece içeriğin üretimi, dağıtımı, önerilmesi ve yeniden oluşturulması süreçlerini birlikte kapsayan daha geniş bir alana dönüşüyor.
Brezilya tecrübesi Türkiye için bir yol haritası olabilir mi?
Türkiye açısından Brezilya örneğinin önemi burada ortaya çıkıyor.
Brezilya’nın geliştirdiği modelin Türkiye’ye aynen aktarılması gerekmiyor. İki ülkenin hukuk sistemi, seçim mevzuatı ve dijital ortamı farklı. Ancak Brezilya’nın 2024’ten 2026’ya uzanan tecrübesi, Türkiye’nin 2028 seçimlerine giderken karşılaşabileceği başlıkların şimdiden görülmesini sağlayan karşılaştırmalı bir örnek oluşturuyor.
Bu tecrübenin ilk unsuru, yapay zekâyla oluşturulan veya değiştirilen siyasi içeriklerin açık biçimde tanımlanması ve işaretlenmesi. İkincisi, yapay zekâ sohbet botlarının aday sıralaması, siyasi tercih bildirmesi ve oy tavsiyesi vermesi gibi davranışlara ilişkin kurallar. Üçüncüsü, büyük teknoloji şirketlerinden seçim öncesinde Türkiye’ye özgü riskleri ve alacakları tedbirleri açıklayan planlar istenip istenmeyeceği. Dördüncüsü ise sosyal medya öneri sistemlerinin ve yapay zekâ sistemlerinin seçim dönemindeki davranışlarının nasıl izleneceği.
Brezilya örneğinde bunlara yaptırım, raporlama, teknik sınama ve seçim otoritesiyle şirketler arasında doğrudan işbirliği de eşlik ediyor. Dolayısıyla Brezilya tecrübesi yalnız hangi davranışların yasaklanabileceğini değil, kuralların teknoloji şirketlerinin sistemlerine nasıl aktarılabileceğini de gösteriyor.
Türkiye açısından asıl mesele de burada şekilleniyor. 2028 seçim güvenliği tartışması yalnız yapay zekâyla oluşturulan sahte görüntü ve videolar üzerinden yürütüldüğünde eksik kalabilir. Sohbet botlarının siyasi sorulara verdiği cevaplar, kullandıkları kaynaklar, adayları hangi biçimde sundukları ve sosyal medya platformlarının siyasi içerikleri önerme yöntemleri de aynı çerçevenin parçaları haline geliyor.
Brezilya’nın tecrübesi, yapay zekânın seçim dönemindeki rolünün önceden kurala bağlanması, teknoloji şirketleriyle seçim öncesinde doğrudan temas kurulması ve uygulanacak tedbirlerin seçim başlamadan belirlenmesi bakımından Türkiye için incelenebilecek bir yol haritası sunuyor.
Çünkü seçim güvenliğinde yeni soru artık yalnız “Seçmenin karşısına hangi içerik çıkıyor?” değil.
Bir soru daha var:
“Seçmen yapay zekâya siyasi bir soru sorduğunda karşısına nasıl bir cevap çıkıyor, bu cevap hangi kaynaklardan besleniyor ve seçim güvenliği içindeki yeri nasıl belirlenecek?”
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.