← SöyleX

Köşe Yazılarım Yapay zekâ ve erişilebilirlik ·

Türkiye’de görme engelliler için yapay zekâ gözlüğü neden olmasın?

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Meta ile Vision Ireland’ın İrlanda’daki çalışması, yapay zekâ destekli gözlüklerin görme engellilere çevreyi tanıma ve bilgiye erişme konusunda nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor. Türkiye için de eğitim ve güvenlik denetimi içeren bir uygulama öneriyorum; bu gözlükler bastonun, rehber köpeğin veya insan desteğinin yerine geçmiyor.

Türkiye’de görme engelliler için yapay zekâ gözlüğü neden olmasın? tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Türkiye’de görme engelliler için yapay zekâ gözlüğü neden olmasın?

Türkiye’de Ulusal Engelli Veri Sistemi’ne kayıtlı 209 bin 180 görme engelli vatandaş bulunuyor. Yapay zekâ ise artık bir görme engellinin önündeki yazıyı okuyabiliyor, elindeki ürünü tanıyabiliyor, bulunduğu ortamı tarif edebiliyor. Dünyada bu imkân telefon ekranından akıllı gözlüklere taşınırken Türkiye’nin önündeki soru açık: Görme engelliler için neden bir yapay zekâ gözlüğü programımız olmasın?

İrlanda bunun artık bir gelecek projesi olmadığını gösteriyor. Meta, Vision Ireland’a 15 bin Ray-Ban Meta yapay zekâ gözlüğü bağışladı. Program, kuruluşun desteklediği görme engelli ve az gören yetişkinlerin tamamına ulaşabilecek büyüklükte. Üstelik yalnız cihaz dağıtılmıyor; kullanıcıya yüz yüze eğitim ve sonrasında yardım masası desteği veriliyor.

Vision Ireland’da teknoloji eğitmeni olan ve kendisi de görme engelli Brian Manning’in deneyimi, gözlüğün asıl avantajını ortaya koyuyor. Telefon uygulamalarıyla zaten yapılabilen bir işlemin birkaç adım sürdüğünü, gözlükle ise doğrudan sesli komutla yapılabildiğini anlatıyor. Dolaptaki iki benzer ürünü ayırmak, mektubu okumak veya elindeki nesnenin ne olduğunu öğrenmek için telefonu çıkarıp kamerayı yöneltmesine gerek kalmıyor.

Başka kullanıcıların deneyimleri de benzer. İleri derecede görme kaybı bulunan Noreen Carter, gözlüğün çamaşır makinesinin ekranını ve el yazısını okuyabildiğini, alışveriş fişini seslendirebildiğini anlatıyor. En önemli değişim ise sürekli başka birinden yardım istemek zorunda kalmaması.

Bilimsel veriler de faydayı destekliyor ancak sınırlarını gösteriyor. 2025’te beş görme rehabilitasyon merkezinde 90 katılımcıyla yapılan araştırmada kullanıcıların tamamı yapay zekâ gözlüğünün işlevlerine erişebildi. Olumlu deneyim oranı metin okumada yüzde 72,9 iken yürüme yardımında yüzde 22,4’te kaldı. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi cihazı günde en az bir saat kullandı.

Bu sonuç önemli: Yapay zekâ gözlüğü beyaz bastonun veya rehber köpeğin yerine geçmez.

Amerikan Görme Engelliler Vakfının değerlendirmesi de yapay zekânın nesneleri yanlış konumlandırabildiğini ve zaman zaman hatalı bilgi üretebildiğini belirtiyor. Kuruma göre mevcut sistemler özellikle yol geçişi gibi güvenlik açısından kritik durumlarda bağımsız yön bulma aracı olarak kullanılacak kadar güvenilir değil.

Türkiye aslında hazır

Türkiye’de ihtiyaç da teknoloji kullanımı da var.

Erzurum’da görme engelli öğretmen Ömer Faruk Bektaş, telefon kamerası üzerinden kullandığı yapay zekâyla kitap okuduğunu, kıyafet seçtiğini, ev aletlerinin ayarlarını kontrol ettiğini ve kaybettiği eşyaları bulduğunu anlatıyor. Bektaş’ın ifadesiyle yapay zekâ, ihtiyaç duyduğu anda “gören kişi” rolünü üstleniyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi de 2026’da görme engelli öğrencilerin kampüs binalarında sesli yapay zekâ rehberliğiyle bağımsız hareket etmesini sağlayan bir sistemi uygulamaya aldı. TÜBİTAK ise görme engelli kamu çalışanlarının yapay zekâ araçlarını kullanmasına yönelik eğitim programını destekliyor.

Yani Türkiye’nin sorunu yapay zekânın görme engelliler için kullanılmaması değil.

Sorun, bu imkânların akıllı gözlüklere taşınıp sistemli biçimde daha çok kişiye ulaştırılmaması.

Ray-Ban Meta gözlükleri bugün Türkiye’de resmî olarak satılmıyor. Türkiye’de kaç görme engellinin başka yapay zekâ gözlüklerini aktif kullandığına ilişkin güvenilir ve kamuya açık bir veri de bulunmuyor.

Bunun için yüz binlerce cihazla başlamak gerekmiyor.

Görme engelli öğrenciler ve kamu çalışanlarıyla bir pilot program başlatılabilir. Metin okuma, nesne tanıma, eğitim, iş hayatı ve bağımsız yaşam üzerindeki etkisi ölçülebilir. Cihazın yanında eğitim, teknik destek, Türkçe yapay zekâ desteği, mahremiyet ve veri güvenliği standartları da kurulabilir.

İrlanda örneğinin gösterdiği esas mesele gözlüğün kendisi değil.

Teknolojiyi görme engelli bireyin bağımsızlığına dönüştürecek sistemi kurabilmek.

Türkiye yapay zekâyı yalnız içerik üreten bir araç olarak değil, insanların hayatındaki engelleri azaltabilecek bir imkân olarak da görmeli.

Belki de yapay zekânın en anlamlı kullanım alanlarından biri tam olarak burasıdır.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →