Yeni savaşın cephesi: Telefon, platform, algoritma ve iletişim uyduları
Konu ve bağlam
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in İran’a Starlink internet terminalleri sokulmasına yönelik bir süreç başlattığını söylemesi, bu yazının çıkış noktası. Bu açıklamayı, kaç cihazın ulaştığının bağımsız biçimde kesinleşmediği notuyla ele alıyor; iletişim altyapısının güvenlik, dış müdahale ve sivil haberleşme açısından taşıdığı anlamı tartışıyorum.

Bu yazıda · Bölümlere git
Yeni savaşın cephesi: Telefon, platform, algoritma ve iletişim uyduları
Bennett’in Starlink açıklaması, savaşın artık yalnızca toprakta değil; sinyal, veri, iletişim altyapısı ve insan zihni üzerinde de yürütüldüğünü gösteriyor.
https://
yenisafak.com/dunya/eski-isr
ail-basbakani-bennettten-itiraf-irana-gizlice-starlink-soktuk-4835251
…
Silahın tanımı değişiyor.
Bugün bir ülkeye müdahale etmek için her zaman sınırdan asker sokmak, hava sahasına savaş uçağı göndermek veya tanklarla ilerlemek gerekmiyor. O ülkenin iletişim altyapısını dışarıdan çalıştırmak, iç hareketliliği dijital platformlar üzerinden yönlendirmek, akıllı telefonlardan veri toplamak, yapay zekâyla hedef ve propaganda içerikleri üretmek ve dünya kamuoyunu müdahaleye hazırlamak da savaşın parçasıdır.
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in 23 Haziran 2026’da yaptığı açıklama, uzun süredir üzerinde durduğumuz bu temel gerçeği açık biçimde doğruladı:
İletişim araçları, dijital platformlar, yapay zekâ sistemleri, uydu ağları ve insanların cebindeki akıllı telefonlar artık yalnızca teknoloji veya haberleşme meselesi değildir. Bunların tamamı doğrudan savaşın, istihbaratın ve millî güvenliğin parçasına dönüşmüştür.
Bennett, başbakanlığı döneminde on binlerce Starlink terminalinin temin edilerek İran’a kaçak yollarla sokulmasına yönelik bir süreç başlattığını söyledi. Amacın yalnızca İranlılara internet erişimi sağlamak olmadığını; protestocuların haberleşmesini, sosyal medya üzerinden örgütlenmesini ve nihayetinde İran yönetiminin devrilmesine zemin hazırlanmasını hedeflediklerini açıkça ifade etti. Bennett ayrıca Netanyahu hükümetinin bu girişimi devam ettirmediğini ileri sürdü (Reuters, 23 Haziran 2026).
Bennett, on binlerce terminalin tamamının İran’a ulaştığını kanıtlayan bir envanter yayımlamadı. Kaç cihazın ülkeye sokulduğu ve kaçının etkinleştirildiği bağımsız biçimde kesinleşmiş değildir. Ancak bu belirsizlik açıklamanın stratejik önemini ortadan kaldırmaz.
Çünkü Starlink’in İran’a sokulmasının yalnızca “internet özgürlüğü” veya “sansürü aşma” söylemiyle açıklanamayacağını, operasyonu başlattığını söyleyen siyasi aktör bizzat ortaya koymaktadır.
Uydu interneti burada bir haberleşme hizmeti olmaktan çıkmakta; bir ülkenin iletişim egemenliğini aşmak, iç muhalefetin organizasyon kapasitesini yükseltmek ve siyasal rejim değişikliğine zemin hazırlamak amacıyla kullanılan stratejik müdahale aracına dönüşmektedir.
28 Ocak’ta ne yazmıştık?
https://
iramcenter.org/iran-protestol
arinin-enformasyon-boyutu-iletisim-karartmasi-hangi-sonuclari-uretti-2714
…
28 Ocak 2026’da İRAM için kaleme aldığım “İran Protestolarının Enformasyon Boyutu: İletişim Karartması Hangi Sonuçları Üretti?” başlıklı analizde, İran’da yaşananların basit bir internet kesintisi olmadığını belirtmiştim.
O analizde iletişim altyapısının artık savaşın ikincil bir destek unsuru olmaktan çıktığını, doğrudan çatışmanın sahasına dönüştüğünü vurgulamıştım.
Karasal iletişim altyapısının devre dışı bırakılmasıyla Starlink gibi uydu tabanlı sistemlerin devletlerin lisans ve denetim alanını aşan alternatif erişim koridorlarına dönüştüğünü; İran’ın ise sinyal bozma, sahte konum sinyalleri üretme ve terminalleri tespit etme yöntemleriyle karşılık verdiğini ifade etmiştim (Toy, İRAM, 28 Ocak 2026).
Analizin temel tezi şuydu:
İletişim karartması artık yalnızca internetin kesilmesi değildir. Karasal altyapı, iletişim uyduları, elektronik harp sistemleri, dijital platformlar, yapay zekâ üretimi içerikler ve uluslararası kamuoyu arasında yürütülen çok katmanlı bir enformasyon savaşıdır.
Bennett’in açıklaması, o gün ortaya koyduğumuz çerçeveyi doğrulamakla kalmıyor; ona yeni bir katman ekliyor:
Alternatif iletişim ağları yalnızca toplumların sansürü aşması için değil, devletleri içeriden kuşatmak, toplumsal hareketliliği dışarıdan desteklemek ve başka ülkelerin iç siyasi süreçlerine müdahale etmek için de kurulabiliyor.
İnternet kesintisi neden bir güvenlik stratejisidir?
İran’ın interneti kesmesini yalnızca “sansür” veya “baskı” kavramlarıyla açıklamak, yaşanan güvenlik sürecini görmezden gelen tek taraflı bir okumadır.
İran, bir taraftan ülke çapındaki olaylarla karşı karşıyayken diğer taraftan ABD ve İsrail’in rejim değişikliği yönündeki açıklamalarına, dışarıdan sağlanan iletişim desteğine ve askerî müdahale tehdidine maruz kalıyordu. Trump yönetiminin yaklaşık 6 bin Starlink terminalini gizlice İran’a gönderdiği, bunun ABD hükümetinin terminalleri doğrudan ülkeye ulaştırdığı ilk operasyon olduğu bildirildi (The Wall Street Journal, Şubat 2026).
Bu şartlarda internet ve iletişim altyapısı tarafsız bir alan olmaktan çıkmıştır.
Sosyal medya yalnızca insanların düşüncelerini ifade ettiği bir mecra değildir. Gösterilerin koordine edilebildiği, güvenlik güçlerinin hareketlerinin paylaşılabildiği, dış aktörlerle bağlantı kurulabildiği, yapay zekâ üretimi sahte içeriklerin yayılabildiği ve askerî müdahaleye gerekçe oluşturacak bir anlatının hazırlanabildiği operasyon alanıdır.
Bu nedenle İran’ın iletişim kesintisini, dışarıdan desteklenen koordinasyon ve etki ağlarını sınırlamaya yönelik bir kriz yönetimi, iç güvenlik ve egemenliği koruma stratejisi olarak okumak gerekir.
Kesintinin ekonomiye, gündelik hayata ve sivillerin iletişimine getirdiği maliyetler ayrıca tartışılabilir. Ancak kararın arkasındaki güvenlik mantığını yok sayarak bütün süreci yalnızca “otoriter sansür” şeklinde açıklamak stratejik gerçekliği perdelemektedir.
Bennett’in rejim değişikliği hedefini açıkça söylemesi, İran’ın tehdit algısının bütünüyle varsayımsal olmadığını da göstermektedir.
ABD ve İsrail’in yaptığı iletişim egemenliğine müdahaledir
Egemen bir devletin kriz ve dış müdahale tehdidi altında kendi iletişim altyapısı üzerinde tedbir almasıyla yabancı devletlerin o ülkeye gizlice alternatif iletişim sistemi sokması aynı düzlemde değerlendirilemez.
Birincisi devletin iç güvenlik kararıdır.
İkincisi ise başka bir ülkenin iletişim düzenini aşmak, iç siyasi hareketliliğini desteklemek ve rejim değişikliğine zemin hazırlamak amacıyla gerçekleştirilen dış müdahaledir.
İran’a sokulan şey Starlink uyduları değil, yörüngedeki uydu ağına bağlanmayı sağlayan yer terminalleridir. Ancak teknik olarak terminal kullanılması müdahalenin niteliğini değiştirmez.
Bir ülkeye asker göndermeden ve ulusal haberleşme sisteminden izin almadan, yabancı bir uydu ağı üzerinden o ülkenin içinde paralel iletişim altyapısı kurulmaktadır.
Bu yalnızca internet hizmeti değildir. Bu, uzaydan desteklenen bir müdahale ve iletişim egemenliği ihlalidir.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin Radyo Düzenlemeleri Kurulu da İran topraklarında izinsiz Starlink terminallerinin çalıştığına ilişkin bildirimleri incelemiş ve yetkilendirilmemiş faaliyetlerin sona erdirilmesi için ilgili idarelere çağrıda bulunmuştur (ITU).
Dolayısıyla İran’ın itirazı yalnızca siyasi bir suçlama değildir. Uluslararası telekomünikasyon düzeni bakımından da karşılığı bulunan bir yetki, lisans ve egemenlik meselesidir.
Hibrit savaşın yeni altyapısı
NATO’nun hibrit tehdit yaklaşımı; askerî ve askerî olmayan, açık ve örtülü yöntemlerin aynı stratejik amaç doğrultusunda birlikte kullanılmasını kapsıyor. Dezenformasyon, siber faaliyetler, ekonomik baskı, gizli operasyonlar ve toplumsal kırılganlıkların kullanılması bu yöntemler arasında yer alıyor (NATO, “Countering Hybrid Threats”).
Bilişsel savaş yaklaşımında ise hedef yalnızca devletin askerî kapasitesi değildir. İnsanların algısı, muhakemesi, korkuları ve davranışları da savaş alanına dönüşmektedir (NATO ACT, “Cognitive Warfare”).
İran örneğinde uydu bağlantısı, sosyal medya, akıllı telefon, dezenformasyon, siyasi örgütlenme ve rejim değişikliği hedefi aynı operasyon zincirinde birleşmektedir.
İnternet artık yalnızca haber taşıyan bir ağ değildir.
Komuta, koordinasyon, istihbarat, seferberlik ve meşrulaştırma altyapısıdır.
İletişim uyduları savaşı başladı
İran, Starlink’e yalnızca hukuki itirazlarla karşılık vermedi. Uydu bağlantılarını zayıflatmak için sinyal karıştırma, sahte konumlandırma, terminalleri tespit etme ve cihazlara el koyma yöntemlerini de devreye soktu.
Ortaya çıkan tablo net:
İran kendi karasal iletişim sistemini güvenlik amacıyla sınırlandırmakta, Starlink bu güvenlik çemberini aşmakta, İran ise elektronik harp sistemleriyle uydu bağlantısına karşılık vermektedir.
Bir tarafta yörüngedeki Amerikan uydu ağı, diğer tarafta karadaki elektronik harp, istihbarat ve güvenlik sistemleri bulunmaktadır.
Bu artık yalnızca internet erişimi tartışması değildir.
Bu, iletişim uyduları savaşıdır.
Bu, sinyal savaşıdır.
Bu, uzay destekli enformasyon savaşıdır.
Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü, telekomünikasyon, konumlandırma ve gözlem uydularını hem sivil hem de askerî amaçlarla kullanılabilen “çift kullanımlı uzay sistemleri” olarak tanımlıyor (UNIDIR).
Starlink de artık yalnızca internet sağlayıcısı değildir. Sivil iletişimle askerî ve istihbari kullanımın iç içe geçtiği çift kullanımlı stratejik altyapıdır.
Üstelik Starlink İran devletinin denetimi dışında olsa da SpaceX’in denetimi dışında değildir. Şirket hizmeti açabilir, sınırlandırabilir veya terminalleri uzaktan devre dışı bırakabilir.
Dolayısıyla kontrol devletten doğrudan halka geçmemekte; ulusal devletten ABD merkezli küresel bir teknoloji şirketine aktarılmaktadır.
Akıllı telefon savaşın terminaline dönüştü
Bugün akıllı telefon yalnızca konuştuğumuz bir cihaz değildir.
Aynı anda kamera, mikrofon, konum sistemi, biyometrik kimlik taşıyıcısı, ödeme aracı, propaganda ekranı, gözetim sensörü ve toplumsal organizasyon merkezidir.
Telefonlarımız nerede bulunduğumuzu, kimlerle görüştüğümüzü, hangi güzergâhları kullandığımızı ve hangi olaylar karşısında nasıl tepki verdiğimizi kaydedebilmektedir.
Algoritmalar ise hangi haberi göreceğimizi, neye öfkeleneceğimizi, kimden korkacağımızı ve hangi müdahaleyi meşru kabul edeceğimizi şekillendirmektedir.
Akıllı telefon bu nedenle artık yalnızca kişisel iletişim aracı değildir.
İstihbarat cihazıdır. Gözetim aracıdır. Propaganda ekranıdır. Toplumsal hareketleri örgütleyen veya dağıtan savaş terminalidir.
Lübnan’da Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının tedarik zincirinde patlayıcılarla donatılarak eş zamanlı biçimde patlatılması, iletişim cihazlarının doğrudan fiziksel silaha da dönüştürülebileceğini gösterdi (Reuters, 18 Eylül 2024).
Ukrayna savaşı ise ticari dronların, uydu bağlantılarının, telefon görüntülerinin ve açık kaynak bilgilerinin askerî haberleşme ve hedefleme süreçlerine nasıl dâhil edildiğini ortaya koydu.
Mesele cihazın eski veya yeni olması değildir. Asıl mesele yazılımın, donanımın, üretim sürecinin ve tedarik zincirinin kim tarafından kontrol edildiğidir.
Gazze: Yapay zekâ imha, gözetim ve anlatı silahı oldu
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılar, yapay zekânın savaşta nasıl kullanılabileceğini gösteren en ağır örneklerden biridir.
İsrailli istihbarat görevlilerinin ifadelerine dayanan araştırmalara göre “Lavender” adlı sistem on binlerce Filistinliyi muhtemel hedef olarak sınıflandırmakta, “The Gospel” sistemi ise bombardıman hedeflerinin daha hızlı oluşturulmasında kullanılmaktadır. İsrail ordusu bazı iddialara itiraz etse de yapay zekâ destekli sistemlerin hedefleme süreçlerine dâhil edildiği açıktır (+972 Magazine ve Local Call, 2024).
Gazze’de yapay zekâ üç biçimde savaşın parçasına dönüşmüştür:
İmha teknolojisidir: İnsanları sınıflandırmakta ve hedef listelerinin hazırlanmasını hızlandırmaktadır.
Gözetim teknolojisidir: Telefon, konum, sosyal ilişki ve hareketlilik verileri üzerinden geniş nüfus gruplarını analiz etmektedir.
Anlatı teknolojisidir: Dijital platformların algoritmaları hangi görüntünün görünür, hangi tanıklığın şüpheli ve hangi acının görünmez kalacağını belirlemektedir.
Human Rights Watch, Meta’nın Instagram ve Facebook’taki içerik denetleme uygulamalarının Filistin’i ve Filistinlilerin haklarını destekleyen çok sayıda meşru ifadeyi sistematik biçimde sınırlandırdığını belgeledi (Human Rights Watch, 2023).
Dolayısıyla Gazze’deki soykırım ve kitlesel yıkım yalnızca fiziksel mekânda yürütülmedi. Filistinlilerin tanıklıklarının görünürlüğünün azaltılması ve İsrail’in anlatısının küresel kamuoyuna taşınması da savaşın parçası oldu.
Savaş artık yalnızca yürütülmüyor.
Paketleniyor, pazarlanıyor ve oyunlaştırılıyor.
Türkiye için stratejik sonuç
Bütün bu örnekler Türkiye açısından açık bir uyarıdır.
Millî güvenlik artık yalnızca sınırı, hava sahasını, askerî üsleri ve savunma sanayisini korumak değildir.
Uydu ve haberleşme altyapısı, veri merkezleri, bulut sistemleri, yapay zekâ modelleri, işletim sistemleri, uygulama mağazaları, akıllı telefonlar, deniz altı kabloları, elektronik harp kapasitesi, dijital platform algoritmaları ve cihazların tedarik zinciri aynı güvenlik bütününün parçalarıdır.
Türkiye kendi uydu ve kesintisiz haberleşme kapasitesini geliştirmeli. Kritik kamu verilerini yabancı altyapılara bağımlı olmaktan çıkarmalı. Yerli yapay zekâ modellerini geliştirirken veriyi kontrol etme gücünü, savunmayı ve toplumun yanıltıcı bilgiyle yönlendirilmesine karşı korunmasını birlikte ele almalı.
Ayrıca savaş ve kriz dönemlerinde yapay zekâ üretimi sahte içerikleri hızla tespit edecek, doğrulanmış bilgiyi topluma ulaştıracak millî bir doğrulama ve kriz iletişimi kapasitesi kurulmalıdır.
Çünkü iletişim boşluğu yalnızca sessizlik üretmez.
Dezenformasyon, korku, psikolojik harekât ve dış müdahale için alan açar.
Yeni savaşın yeni sınırı
ABD ve İsrail’in İran, Gazze ve Lübnan’daki uygulamaları; iletişim uydularının, internetin, akıllı telefonların, dijital platformların ve yapay zekânın artık doğrudan silah ve savaş unsuru olarak kullanıldığını göstermektedir.
İran’ın internet kesintisi de bu müdahale düzenine karşı uygulanmış bir güvenlik ve egemenlik stratejisi olarak okunmalıdır.
Mesele yalnızca internetin açık veya kapalı olması değildir.
Asıl mesele sinyali kimin yönettiği, veriyi kimin topladığı, toplumsal hareketliliği kimin örgütlediği, algoritmanın hangi anlatıyı büyüttüğü ve bir ülkenin iletişim alanında karar verme yetkisinin kimde olduğudur.
Bennett’in açıklamasının ortaya koyduğu temel gerçek şudur:
İnternet artık yalnızca bir iletişim ağı değildir. Devletlerin içeriden kuşatılabildiği, toplumların dışarıdan yönlendirilebildiği, istihbaratın toplanabildiği ve askerî müdahalelerin hazırlanıp meşrulaştırılabildiği stratejik bir cephedir.
Yeni dönemde bir ülkenin sınırı yalnızca toprağının başladığı yer değildir. Verisinin, sinyalinin, uydusunun, telefonunun ve algoritmasının yabancı bir devletin veya şirketin kontrolüne geçtiği yer de yeni nesil bir sınır ihlalidir.
Kaynakça
Muhammed Ersin Toy, “İran Protestolarının Enformasyon Boyutu: İletişim Karartması Hangi Sonuçları Üretti?”, İRAM, 28 Ocak 2026.
https://
iramcenter.org/iran-protestol
arinin-enformasyon-boyutu-iletisim-karartmasi-hangi-sonuclari-uretti-2714
…
Reuters, “Israel smuggled Starlink systems into Iran, former PM says”, 23 Haziran 2026.
https://
reuters.com/business/media
-telecom/israel-smuggled-starlink-systems-into-iran-former-pm-says-2026-06-23/
…
The Wall Street Journal, “U.S. Smuggled Thousands of Starlink Terminals Into Iran After Protest Crackdown”, Şubat 2026.
https://
wsj.com/world/middle-e
ast/u-s-smuggled-thousands-of-starlink-terminals-into-iran-after-protest-crackdown-69a8c74f
…
International Telecommunication Union, “Provision of Starlink Satellite Services in the Territory of the Islamic Republic of Iran”.
https://
itu.int/en/ITU-R/confe
rences/RRB/Pages/Starlink.aspx
…
NATO, “Countering Hybrid Threats”.
https://
nato.int/en/what-we-do/
deterrence-and-defence/countering-hybrid-threats
…
NATO Allied Command Transformation, “Cognitive Warfare”.
https://
act.nato.int/activities/cog
nitive-warfare/
…
UNIDIR, “2025 Outer Space Security Conference Report”.
https://
unidir.org/wp-content/upl
oads/2026/02/UNIDIR_Outer_Space_Security_Conference_2025_Report.pdf
…
Reuters, “Israel planted explosives in Hezbollah’s Taiwan-made pagers, say sources”, 18 Eylül 2024.
https://
reuters.com/world/middle-e
ast/israel-planted-explosives-hezbollahs-taiwan-made-pagers-say-sources-2024-09-18/
…
+972 Magazine ve Local Call, “‘Lavender’: The AI Machine Directing Israel’s Bombing Spree in Gaza”, 3 Nisan 2024.
https://
972mag.com/lavender-ai-is
raeli-army-gaza/
…
Human Rights Watch, “Meta’s Broken Promises: Systemic Censorship of Palestine Content on Instagram and Facebook”, 21 Aralık 2023.
https://
hrw.org/report/2023/12
/21/metas-broken-promises/systemic-censorship-palestine-content-instagram-and
…
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.