← SöyleX

Köşe Yazılarım Medya ve bilim etiği ·

Gazze karşısında bilimlerin ve medyanın sorumluluğu

Dr. Muhammed Ersin TOY

X’teki yazar değerlendirmesi

Konu ve bağlam

3 Aralık 2024 tarihli bu değerlendirmede, Gazze’de yaşananlar karşısında bilimlerin ve medyanın sorumluluğunu sorguluyorum. Tahsin Görgün’ün “Soykırım Günlerinde Felsefe” başlıklı konuşması için yapılan çağrıdan hareketle, farklı disiplinlerin insani krizler karşısında nasıl bir tutum alması gerektiğine ilişkin görüşümü paylaşıyorum.

Gazze karşısında bilimlerin ve medyanın sorumluluğu tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Bölüm 1

İsrail’in 2023 yılında başlattığı soykırımı görmezden gelen, insanlığa açtığı bu savaşa kayıtsız kalan her disiplin, varlık sebebini ve değerini yitirmeye mahkûmdur. İletişim bilimleri, tarih, sosyoloji, ilahiyat, psikoloji, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, ekonomi, felsefe ve bilim… Hiçbiri bu zulme sessiz kalamaz!

Bugün "medya" diyorsak, öncelikle bu soykırımın nasıl haberleştirildiğine ve algının nasıl manipüle edildiğine bakmalıyız. Medya, bu vahşetin suç ortağı mı, yoksa insanlığın sesi mi? Bilgiye erişimi engelleyen, hakikati çarpıtan ve insanları yanıltan bir medya, insanlık onuruna nasıl hizmet edebilir?

"Tarih" diyorsak, böylesine acımasız bir soykırımı kayıt altına almazsak tarihin bir anlamı kalır mı? "Sosyoloji" diyorsak, toplumları bu şiddetten koruyacak bir bilinç oluşturmak zorundayız.

Tahsin Görgün Hoca’nın “Soykırım günlerinde felsefe” çağrısı, tüm disiplinlere yönelik bir uyarıdır. Çünkü bu sadece bir halkın mücadelesi değil, insanlığın varoluş mücadelesidir. Siyonist İsrail yalnızca bir halkı değil, insanlık onurunu, adalet duygusunu ve evrensel değerleri hedef almıştır.

Eğer insanlık bugün susarsa, yalnızca bir halk değil, insanlığın tüm ortak birikimi, ahlakı ve medeniyeti bu savaşta yenilecektir. İlmin, ahlakın ve adaletin savunucusu olan her disiplin bu zulme karşı tavır almak zorundadır. Bu bir tercihten öte, varoluşsal bir sorumluluktur.

Suskunluk, zulme ortak olmaktır. Zulme karşı durmayan her disiplin, insanlık tarihindeki yerini kaybedecektir. Bugün insanlık ayağa kalkmazsa, bilgi anlamını, ilim değerini, medeniyet ise varlık sebebini yitirecektir.

Bu savaş, insanlık değerlerini savunma savaşıdır. Bu direniş, yalnızca bir halkın değil, tüm insanlığın onur mücadelesidir. İnsanlık, bu vahşete karşı sesini yükseltmezse, medeniyetin hangi temeli anlamlı kalabilir?

Bu çağrı, insanlık onurunun, ahlakının ve vicdanının son sınavıdır. Sessizlik, insanlık adına işlenmiş en büyük ihanet olacaktır.

Ve eğer tüm ilmi değerlerimizi felsefe uyandıracaksa…

Yaşasın felsefe!

"Philosophia semper vivat!"

1. bölüm · 3 Aralık 2024 · Kaynak: X →

Bölüm 2

Soykırım günlerinde, medya. Benzer şekilde soykırım günlerinde, gündelik hayatta sosyoloji bence bu başlıktan sonraki temalar olarak harika katkılar sunabilir.

2. bölüm · 3 Aralık 2024 · Kaynak: X →

Bölüm 3

Soykırım günlerinde -dinler- ne teklif eder?

3. bölüm · 3 Aralık 2024 · Kaynak: X →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →