← SöyleX

Köşe Yazılarım Medya ve propaganda ·

Savaşın Yalanla Kurulan Cephesi: Trump ve Netanyahu’nun Propaganda Dili

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Trump ve Netanyahu’nun savaş söylemini haber dili ve propaganda örnekleriyle inceleyen iki bölümlü analiz.

Savaşın Yalanla Kurulan Cephesi: Trump ve Netanyahu’nun Propaganda Dili tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Savaşın Yalanla Kurulan Cephesi: Trump ve Netanyahu’nun Propaganda Dili

Savaşın Yalanla Kurulan Cephesi: Trump ve Netanyahu’nun Propaganda Dili

Bugün İran–ABD–İsrail hattında yaşanan kriz yalnızca askeri bir çatışma değildir. Bu savaş aynı zamanda anlatıların savaşıdır; yalanların ve hakikatlerin savaşıdır. Modern savaşlarda bombalar, füzeler ve ordular kadar güçlü bir silah daha vardır: yalan ve propaganda. Donald Trump’ın İran hakkında yaptığı açıklamalar ile Benjamin Netanyahu’nun Gazze boyunca kurduğu söylem, modern savaşlarda gerçeğin nasıl sistemli biçimde çarpıtıldığını, suçun nasıl hızla kurbana yüklendiğini ve kamuoyunun nasıl yönlendirildiğini açık biçimde gösteriyor. Yalan artık kenarda duran yardımcı bir unsur değildir; adeta savaş mevzisinin en önüne yerleşmiş başlı başına bir silahtır. Bugün artık daha net konuşmak gerekiyor: Trump da yalan söylüyor. Netanyahu da yalan söylüyor. Bu, basit bir siyasi abartı meselesi değildir. Bu, savaşın ardından gerçeği açıklamak yerine anlatıyı ele geçirme, suçu karşı tarafa yıkma ve hakikati ters yüz ederek meşruiyet üretme yöntemidir. Trump’ın İran dosyasındaki en çarpıcı örneklerden biri, İran’daki kız okuluna yönelik saldırı sonrasında kurduğu söylemdir. Trump, saldırıyı İran’a bağladı; hatta İran’ın kendi okulunu vurduğunu iddia etti. Ancak bunu destekleyen herhangi bir somut kanıt ortaya koyamadı. http:// FactCheck.org bu durumu açık biçimde şöyle özetledi: “Trump saldırıyı İran’a bağladı fakat bunu destekleyen herhangi bir kanıt ortaya koymadı.” https:// factcheck.org/2026/03/withou t-providing-evidence-trump-pins-school-bombing-on-iran/ … Burada olan şey basit bir yorum farkı değildir. Fail kesinleşmeden suçlu ilan edilmiştir. Fail, medya gücüne ve kültürel hegemonya ağına güvenerek, apaçık gerçeğin gündemde ağırlık kazanmasına izin vermemiş; yalan söyleyerek konuyu boğmaya, gündemden düşürmeye çalışmıştır. Kısaca, Yalan, eğer güçlü bir medya ve kültürel hegemonya tarafından taşınırsa, kısa sürede hakikat gibi dolaşıma sokulabilir. Trump’ın yaptığı tam olarak budur. Gerçeği açıklamak yerine, gerçeğin yerine geçecek bir siyasi hikâye kurmuştur. Burada mesele insanların buna gerçekten inanıp inanmaması da değildir. Mesele, hızlı akan gündemde hakikatin nefes alacağı alanı daraltmak, gerçeği tartışılmaz hale gelmeden boğmak ve yalanla boşluğu doldurmaktır. Trump’ın ikinci büyük çarpıtması, İran’ın nükleer ve füze kapasitesine ilişkin söylemlerinde ortaya çıkıyor. PBS NewsHour’un analizine göre Trump’ın bazı açıklamaları mevcut istihbarat değerlendirmeleriyle örtüşmüyor: “Trump’ın İran’ın nükleer ve füze kapasitesine dair bazı açıklamaları istihbarat değerlendirmeleriyle uyuşmuyor.” https:// pbs.org/newshour/polit ics/fact-checking-statements-made-by-trump-to-justify-u-s-strikes-on-iran … Reuters da Trump’ın İran’ın yakında ABD’yi vurabilecek füze geliştirdiği iddiasının ABD istihbaratı tarafından desteklenmediğini yazdı: “Trump’ın İran’ın ABD’yi vurabilecek füze geliştirdiği iddiası ABD istihbaratı tarafından desteklenmiyor.” https:// reuters.com/business/aeros pace-defense/trump-iranian-missile-claim-unsupported-by-us-intelligence-say-sources-2026-02-27/ … Reuters ayrıca Pentagon’un Kongre’ye İran’ın ABD’ye yönelik yakın bir saldırı hazırlığında olduğuna dair bir işaret bulunmadığını söylediğini de aktardı: https:// reuters.com/world/us/penta gon-tells-congress-no-sign-that-iran-was-going-attack-us-first-sources-say-2026-03-02/ … Bu tablo çok sarih değil mi?

Trump yalnızca sert konuşmuyor. Tehdidi büyütüyor. Korkuyu veri gibi sunuyor. Yalanı bir savaş silahı gibi kullanıyor.

Yani savaşı başlatma gerekçesi de, savaşı sürdürme dili de, kamuoyuna sunuluş biçimi de yalanla besleniyor. Trump’ın savaşın seyri hakkında kullandığı dil de aynı derecede sorunludur. Haaretz, Trump’ın İran savaşı konusunda birbiriyle çelişen mesajlar verdiğini yazdı: “Trump İran savaşı konusunda çelişkili mesajlar veriyor.” https:// haaretz.com/israel-news/is rael-security/2026-03-10/ty-article/.premium/trump-sends-mixed-messaging-on-iran-war-timeline-but-vows-ultimate-victory/0000019c-d4d5-d3d8-afdf-fdff67880000 …

Associated Press ise Trump yönetiminin İran saldırılarını savunurken zaman içinde değişen ve birbiriyle çelişen gerekçeler kullandığını aktardı: “İran saldırıları için ortaya konan gerekçeler zaman içinde değişiyor ve birbirleriyle çelişebiliyor.” https:// apnews.com/article/trump- hegseth-vance-iran-nuclear-strikes-5357243212b4b8bbd387ae91ca797325 …

Bir gün savaşın biteceğini söylüyor. Ertesi gün daha sert bir zafer dili kuruyor. Bir gün tehdidi büyütüyor. Ertesi gün gerekçeyi değiştiriyor. Çünkü amaç gerçeği anlatmak değildir. Amaç, anlatıyı sürekli yeniden kurarak kamuoyunu yönetmek ve gündemi kontrol etmektir. Daha açık söyleyelim: Sürekli yalan söyleyerek kamuoyunu oyalamak, meseleyi bir günde kalacak bir tartışmaya çevirmek ve hakikatin üzerinde durulmasını engellemektir. Ancak bu yöntem yeni değildir. Benjamin Netanyahu hükümeti, Gazze’de yürütülen soykırım boyunca da aynı propaganda modelini kullandı. Gazze’de sivillerin vurulduğu çok sayıda saldırıda sorumluluk Filistin tarafına ya da Hamas’a yüklendi. Ancak uluslararası araştırmalar bu iddiaların önemli bölümünün ya kanıtlanamadığını ya da ciddi biçimde çürütüldüğünü ortaya koydu. Reuters’ın yayımladığı araştırmaya göre USAID’in iç analizinde Hamas’ın ABD fonlu insani yardımları sistematik biçimde çaldığına dair güçlü bir kanıt bulunamadı: “Analiz, Hamas’ın yardımları kitlesel biçimde çaldığına dair kanıt bulamadı.” https:// reuters.com/world/middle-e ast/usaid-analysis-found-no-evidence-massive-hamas-theft-gaza-aid-2025-07-25/ …

Bu son derece önemlidir. Çünkü Gazze’de yardımın engellenmesi, kuşatmanın derinleştirilmesi ve Filistinlilerin açlığa mahkûm edilmesi uzun süre bu söylem üzerinden meşrulaştırıldı. Önce “yardımları Hamas çalıyor” denildi. Sonra bu iddia kuşatmanın gerekçesi haline getirildi. Ama sonunda görüldü ki ortada bu kadar kesin konuşmayı haklı çıkaracak güçlü bir delil yoktu. Herşey yalan.. Çünkü Gazze’yi açlığa ve kıtlığa sürükleyen İsrail’di; sonra da dönüp “hayır, kıtlık yok, Hamas yiyecek çalıyor” yalanını söyledi. Reuters’ın başka bir soruşturması, Gazze’deki Nasser Hastanesi saldırısında İsrail’in resmi anlatısının görsel kanıtlarla ciddi biçimde çürütüldüğünü ortaya koydu: “Görsel kanıtlar İsrail’in resmi anlatısını ciddi biçimde sorgulanır hale getirdi.” https:// reuters.com/investigations /visual-evidence-upends-israels-official-story-deadly-attack-gaza-hospital-2025-09-26/ …

Associated Press de bazı okul ve hastane saldırılarında İsrail’in “militan hedef” açıklamalarının net kanıtlarla desteklenmediğini yazdı: https:// apnews.com/article/0f1be1 b4e3231e0cbec54ce837cc6af9 …

https:// apnews.com/article/75e792 72f3acc37fa8acb653e45d564c … İsrail hastane bombalıyor, okul bombalıyor, sonra da gerekçe olarak “orada Hamas vardı” yalanını öne sürüyor. Ama tablo çoğu zaman anlatılanın tam tersini işaret ediyor. Yani Gazze’de de aynı model işlendi: Önce saldırı gerçekleşti. Ardından “orada Hamas vardı” denildi. Delil ya hiç gelmedi ya da sonradan tartışmalı hale geldi. Ama anlatı çoktan kurulmuştu. Özetle, Netanyahu, Gazze’de yaşanan soykırımı Hamas’ın suçuymuş gibi anlatmaya çalıştı. Netanyahu, Filistinlilerin gıdalarının Hamas tarafından çalındığını söyledi. Hastaneler ve sivil alanlar vurulduğunda bile suçu karşı tarafa yükledi. Masum bebekler öldürülürken bile “orada Hamas vardı” diyerek katliamı meşrulaştırdı ve bunu da yalanlarla inşa etti. İnsanlığın aklıyla onuruyla dalga geçtiler...

Bugün Trump da aynı yöntemi kullanıyor. Kanıt olmadan İran’ı suçluyor. Kanıt kendi yalanı oluyor. Tehdidi büyütüyor. Çelişkili açıklamalar yapıyor. Yalanları insan aklıyla dalga geçer gibi sunuyor. Gerçekleri değil, anlatıyı yönetiyor. Bütün bulgular birlikte değerlendirildiğinde ortaya çok açık bir model çıkıyor: Önce saldırı gerçekleşiyor. Ardından sorumluluk hızla karşı tarafa yükleniyor. Kanıtlar zayıf, çürük hatta apaçık yalan olsa bile suçlama geri çekilmiyor. Sonrasında savaşın “meşru” olduğu anlatısı kuruluyor. Yani gerçeklikten çok anlatı kontrol ediliyor. Modern savaşlar artık yalnızca cephede kazanılmıyor. Savaşlar aynı zamanda medyada, sosyal ağlarda ve kamuoyunun zihninde kazanılıyor. Gazze’de yapılan buydu. Bugün İran dosyasında da aynı yöntem devrede. Sürekli yalan söyleyerek gündem olmasına izin verilmiyor bir konu. Kafa karıştırılıyor. İran’da öldürülen kız çocukları için herşey apaçık ortada olmasına rağmen İran’ı suçlamak, Gazze’de yaşanan büyük soykırımı, açlığı ve insani felaketi “Hamas yaptı” söylemiyle açıklamaya çalışmak, gerçeğin sistematik biçimde tersine çevrilmesidir. İnsanlığın düştüğü en aciz haldir. Bu yalnızca propaganda değildir. Bu, hakikatin bilinçli biçimde ters yüz edilmesidir. Bugün gelinen noktada sorun yalnızca savaş değildir. Sorunun bir parçası da yalanın bizzat savaşın bir silahına dönüşmüş olmasıdır. Ve günün sonunda hem Trump hem de Netanyahu, hem dünyaya hem de kendi toplumlarına gerçeği değil manipülasyonu anlatmaktadır. Çünkü insanların artık bir konu üzerinde yoğunlaşacak uzun bir zaman aralığı kalmadı. Her şey çok hızlı akıyor. Onlar da bu hızın içine yalanı boca ederek konuyu kapatıyor, gündemi dolduruyor, hakikatin derinleşmesini engelliyorlar. Çünkü artık çok geniş bir alanda kimsenin hakikat diye bir derdi kalmadı. Adalet diye işleyen bir düzen de kalmadı. Belki de soykırımdan savaşlarda daha önemli bir konu da budur. İnsanın kendisi kaybolmaktadır..

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

1. bölüm · ÖÖ 6:29 · 11 Mar 2026 · Kaynak: X →

Trump ve Netanyahu’nun Propaganda ve Yalan Örnekleri

Bu yazıda · Bölümlere git

Trump ve Netanyahu’nun Propaganda ve Yalan Örnekleri

Trump ve Netanyahu’nun kullandığı propaganda dili yalnızca birkaç örnekten ibaret değildir. Uluslararası medya kuruluşları, fact-check kurumları ve araştırmacı gazeteciler tarafından yapılan çok sayıda inceleme, bu söylemlerin önemli bir bölümünün ya kanıtsız olduğunu ya da sonradan ciddi biçimde tartışmalı hâle geldiğini ortaya koymuştur.

Bu örnekler modern savaşlarda anlatı üretiminin nasıl stratejik bir silaha dönüştüğünü açık biçimde göstermektedir.

1. Trump: “İran yakında ABD’yi vurabilecek füze geliştirdi”

Trump, Kongre konuşmalarında ve çeşitli medya açıklamalarında İran’ın yakında ABD’yi vurabilecek bir füze geliştirdiğini iddia etti. Bu söylem özellikle İran’a yönelik askeri operasyonların gerekçelendirilmesinde sıkça tekrarlandı.

Ancak Reuters’ın ulaştığı ABD istihbarat raporları bu iddiayı desteklemedi. Haberde açık biçimde şu ifade yer aldı:

“Trump’ın İran’ın ABD’yi vurabilecek füze geliştirdiği iddiası ABD istihbaratı tarafından desteklenmiyor.”

https://

reuters.com/business/aeros

pace-defense/trump-iranian-missile-claim-unsupported-by-us-intelligence-say-sources-2026-02-27/

…

İstihbarat değerlendirmelerine göre İran’ın ABD’yi vurabilecek gerçek bir kıtalararası balistik füze kapasitesine 2035’ten önce ulaşması beklenmiyor.

Bu nedenle birçok analist Trump’ın söylemini aslında tamamen yalan olarak değerlendirdi.

2. Trump: İran saldırısının “acil tehdit” gerekçesi

Trump yönetimi İran’a yönelik askeri operasyonları “acil tehdit” gerekçesiyle savundu. Ancak Reuters’a konuşan kaynaklara göre Trump’ın sunduğu gerekçelerin önemli bir bölümü istihbarat raporlarıyla uyumlu değildi.

Reuters analizine göre:

Uzmanlar İran’ın ABD için yakın bir füze tehdidi oluşturduğuna dair kanıt bulunmadığını söylüyor.

Bu durum birçok analist tarafından Irak savaşında kullanılan “kitle imha silahı” söylemine benzetildi.

Pentagon’un Kongre’ye verdiği bilgiler de bu tabloyu destekledi:

“Pentagon Kongre’ye İran’ın ABD’ye yönelik yakın bir saldırı hazırlığında olduğuna dair bir işaret bulunmadığını söyledi.”

https://

reuters.com/world/us/penta

gon-tells-congress-no-sign-that-iran-was-going-attack-us-first-sources-say-2026-03-02/

…

Bu durum Trump yönetiminin savaş gerekçelerini ciddi biçimde tartışmalı hâle getirdi.

3. Trump: İran nükleer programı “tamamen yok edildi”

Trump İran’a yönelik saldırıların ardından İran’ın nükleer programının “tamamen yok edildiğini” söyledi.

Ancak Reuters tarafından yapılan analizler bu iddianın gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.

Analizlere göre:

İran’ın nükleer programı tamamen ortadan kalkmadı

bazı tesisler zarar gördü ancak altyapının önemli bir bölümü varlığını sürdürdü

https://

reuters.com/business/media

-telecom/why-is-us-attacking-iran-2026-03-01/

…

Bu nedenle Trump’ın açıklaması birçok uzman tarafından yalan olarak değerlendirildi.

Netanyahu Söylemlerinin Çürütüldüğü Örnekler

4. Nasser Hastanesi saldırısı

Gazze’deki Nasser Hastanesi saldırısında İsrail ordusu Hamas’a ait gözetleme ekipmanını hedef aldığını söyledi.

Ancak Reuters tarafından yürütülen ayrıntılı görsel analiz araştırması farklı bir tablo ortaya koydu.

Araştırmaya göre:

vurulan hedef Hamas ekipmanı değildi

hedef alınan şey bir Reuters gazetecisine ait kameraydı

Araştırma şu sonuca ulaştı:

“Görsel kanıtlar İsrail’in resmi anlatısını ciddi biçimde sorgulanır hale getirdi.”

https://

reuters.com/investigations

/visual-evidence-upends-israels-official-story-deadly-attack-gaza-hospital-2025-09-26/

…

Saldırıda 22 kişi hayatını kaybetti ve ölenler arasında gazeteciler de bulunuyordu. Bu olay İsrail’in saldırı sonrası kurduğu resmi anlatının doğruluğunu ciddi biçimde tartışmalı hâle getirdi.

5. Gazze’de “Hamas yardım çalıyor” iddiası

Gazze kuşatmasının en önemli gerekçelerinden biri Hamas’ın insani yardımları sistematik biçimde çaldığı iddiasıydı.

Bu söylem Gazze’ye yönelik yardım kısıtlamalarının ve ablukanın meşrulaştırılmasında önemli bir propaganda aracı olarak kullanıldı.

Ancak Reuters’ın ulaştığı USAID analizine göre bu iddiayı destekleyen güçlü kanıt bulunamadı.

“USAID analizi Hamas’ın yardımları kitlesel biçimde çaldığına dair kanıt bulamadı.”

https://

reuters.com/world/middle-e

ast/usaid-analysis-found-no-evidence-massive-hamas-theft-gaza-aid-2025-07-25/

…

Bu bulgu Gazze kuşatmasının gerekçelerinden birinin ASLINDA tamamen yalan olduğunu ortaya koydu.

6. Ateşkes sabotajı iddiası

Gazze soykırımında Netanyahu hükümeti sık sık Hamas’ın ateşkes görüşmelerini sabote ettiğini söyledi.

Ancak bazı araştırmalar ve diplomatik belgeler bu iddianın her zaman doğru olmadığını ortaya koydu.

Bazı analizlere göre:

Netanyahu Hamas’ın ateşkesi sabote ettiğini söyledi

ancak bazı belgeler bu iddianın yanıltıcı olabileceğini gösterdi

Bu durum savaş sırasında kullanılan yalanların propaganda unsuru hâline gelebildiğini gösteren örneklerden biri oldu.

7. “40 beheaded babies” propaganda iddiası

7 Ekim saldırılarının ardından Hamas’ın “40 bebeğin kafasını kestiği” iddiası uluslararası medyada hızla yayıldı ve birçok siyasi lider tarafından tekrarlandı.

Ancak daha sonra yapılan gazetecilik araştırmaları bu iddiayı doğrulayacak somut kanıt bulunamadığını ortaya koydu. Bu da bir duygusal travma oluşturarak söylenen bir yalandı.

https://

nbcnews.com/tech/internet/

unverified-allegations-beheaded-babies-israel-hamas-war-rcna119902

…

Bu olay savaş dönemlerinde duygusal şok yaratarak kamuoyunu yönlendirmeye yönelik propaganda anlatılarının nasıl üretildiğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirildi.

8. Al-Shifa Hastanesi “Hamas karargâhı” iddiası

İsrail ordusu Gazze’deki Al-Shifa Hastanesi’nin Hamas’ın büyük bir yeraltı komuta merkezi olduğunu iddia etti.

Ancak BBC tarafından yapılan analizler İsrail’in sunduğu kanıtların bu iddiayı desteklemediğini ortaya koydu.

https://

bbc.com/news/world-mid

dle-east-67453105

…

Bu durum savaş sırasında ortaya atılan bazı iddiaların kanıtlarla desteklenmediği yönündeki eleştirileri artırdı. Apaçık yalan olduğu ortaya çıktı.

Ortaya Çıkan Ortak Propaganda Modeli

Trump ve Netanyahu örnekleri birlikte incelendiğinde modern savaşlarda sık kullanılan bir propaganda modeli ortaya çıkmaktadır.

1️⃣ Önce bir saldırı veya kriz meydana gelir.

2️⃣ Fail kesinleşmeden karşı taraf hızla suçlanır.

3️⃣ Medya ve siyasi söylem aracılığıyla güçlü bir anlatı dolaşıma sokulur.

4️⃣ Kanıtlar zayıf olsa bile bu anlatı geri çekilmez.

Bu süreçte gerçeklikten çok anlatı kontrol edilir.

Modern savaşlarda propaganda artık yalnızca psikolojik bir araç değildir. Savaşlar aynı zamanda medya alanında, sosyal ağlarda ve küresel kamuoyunun zihninde yürütülen bilişsel savaşların da parçası hâline gelmiştir.

Bu nedenle Trump ve Netanyahu’nun söylemleri yalnızca siyasi polemik olarak görülemez. Bu söylemler modern savaşın en önemli stratejilerinden biri olan algı yönetimi ve meşruiyet üretimi mimarisinin parçasıdır.

Gerçekler çoğu zaman daha sonra ortaya çıksa bile propaganda çoktan kamuoyunu şekillendirmiş olur.

Ve modern savaşlarda çoğu zaman ilk kazanılan cephe anlatının kurulduğu cephedir.

Sonuç olarak,

Bütün bu örnekler modern savaşların yalnızca askeri cephelerde değil, aynı zamanda anlatılar ve algılar üzerinden yürütüldüğünü açık biçimde göstermektedir.

Trump’ın İran hakkında yaptığı kanıtsız suçlamalar ve abartılı tehdit söylemleri ile Netanyahu hükümetinin Gazze’deki saldırıları meşrulaştırmak için kurduğu anlatılar, propaganda ile gerçeğin nasıl yer değiştirebildiğini ortaya koymaktadır.

Bugün savaşın en güçlü silahlarından biri artık yalnızca füze ya da bomba değildir.

Yalan da bir silahtır.

Çünkü modern savaşlarda önce gerçek değil, anlatı yayılır.

Hakikat ise çoğu zaman çok daha geç ortaya çıkar.

Ve belki de çağımızın en büyük krizi tam olarak budur:

Savaş yalnızca şehirleri değil, hakikatin kendisini de hedef almaktadır.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

2. bölüm · Son düzenleme: ÖS 12:52 · 11 Mar 2026 · Kaynak: X →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →