← SöyleX

Köşe Yazılarım Medya ve propaganda ·

AMERİKAN USULÜ/ propaganda

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Washington Post’un haberine göre Beyaz Saray, İran’a yönelik gerçek bombardıman görüntülerini film ve video oyunu sahneleriyle birleştiren bir video paylaştı. Bu sunumun savaşı eğlenceye dönüştürdüğünü ve yaşanan yıkımı geri plana ittiğini düşünüyorum. Savaşın nasıl gösterildiği, kamuoyunun onu nasıl değerlendirdiğini de etkiliyor.

AMERİKAN USULÜ/ propaganda tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

AMERİKAN USULÜ/ propaganda

AMERİKAN USULÜ/ propaganda

Beyaz Saray’ın resmi X hesabından paylaşılan “JUSTICE THE AMERICAN WAY” başlıklı video, modern savaşların artık yalnızca cephede değil, ekranların içinde de yürütüldüğünü bir kez daha gösterdi. Washington Post’un haberine göre Beyaz Saray, İran’a yönelik gerçek bombardıman görüntülerini aksiyon filmleri ve video oyunlarından sahnelerle birleştirdi; gazete bunu açık biçimde bir “meme war”, yani memeleştirilmiş savaş propagandası olarak tanımladı. Haberin alt başlığı da son derece netti: Beyaz Saray, gerçek füze saldırısı görüntülerini aksiyon filmleri ve video oyunlarıyla karıştırarak şiddetli muharebeyi hafife alıyor ve askeri meseleleri eğlenceye dönüştürüyor.

Burada asıl dikkat çekici olan şey yalnızca bir video paylaşılmış olması değil. Dikkat çekici olan, ABD’nin savaşı anlatma biçiminin değişmiş olmasıdır. Washington Post’un aktardığına göre videoda “Top Gun”, “Halo” ve “Dragon Ball Z” gibi referansların yanı sıra; Iron Man, Superman, Gladiator, Transformers, John Wick ve Star Wars gibi popüler kültür evrenlerinden de parçalar kullanıldı. Aynı haberde Beyaz Saray iletişim ekibinin bununla da yetinmediği, başka paylaşımlarda SpongeBob, “Bazooka” şarkısı ve Grand Theft Auto: San Andreas’taki “WASTED” ekranı gibi unsurları da gerçek saldırı görüntüleriyle birleştirdiği anlatılıyor. Bu artık klasik anlamda devlet açıklaması değil; bu, savaşın oyunlaştırılması, estetize edilmesi ve viral içeriğe dönüştürülmesidir.

ABD uzun yıllar boyunca dünyayı ikna etmek için Hollywood’u kullandı. Amerikan askeri müdahaleleri çoğu zaman sinema, televizyon ve dijital platformlar üzerinden kahramanlık, kurtarıcılık ve medeniyet söylemiyle paketlenerek sunuldu. Bu konuda yazılmış en önemli çalışmalardan biri olan The Hollywood War Machine: U.S. Militarism and Popular Culture, Hollywood’un Amerikan militarizmini meşrulaştıran güçlü bir kültürel mekanizma gibi çalıştığını ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle ABD, savaşlarını yalnızca silahla değil, hikâye ile de yürüttü.

Fakat bugün ortaya çıkan tablo daha da çarpıcı. ABD artık sadece dünyayı ikna etmeye çalışmıyor. ABD artık kendi halkını ikna etmeye çalışıyor. Tam da bu yüzden Beyaz Saray’ın bu videosu sıradan bir sosyal medya paylaşımı değildir. Bu video, Washington Post’un çok yerinde biçimde işaret ettiği gibi, savaşı bir internet kültürü ürünü haline getiriyor. Haberde Georgia Üniversitesi’nden medya ve savaş çalışmaları uzmanı Roger Stahl’ın değerlendirmesi özellikle dikkat çekiyor. Stahl’a göre yönetim, bu son derece stilize edilmiş görüntülerle bir “bloodlust aesthetic”, yani kan ve yıkımı coşkulu bir estetik nesneye çeviren bir hava kuruyor; savaşı ve askeri meseleleri eğlenceye dönüştürüyor; Amerikalılara da “empatisiz bir Hollywood/video oyunu savaş versiyonu” sunuyor.

Mesele tam olarak burada düğümleniyor. Savaş artık anlatılmıyor; kurgulanıyor. Kamuoyuna bilgi verilmiyor; duygu tasarlanıyor. Gerçeklik aktarılmıyor; algı üretiliyor. Bu durum yeni de değil. Akademik literatürde son yıllarda giderek daha fazla öne çıkan kavramlardan biri “meme war”, yani memetik propaganda. “Propaganda, Digital Diplomacy and Meme Wars” başlıklı çalışma, dijital memelerin ve viral içeriklerin modern propaganda düzeninin merkezine yerleştiğini savunuyor. Devletler artık propaganda mesajlarını sadece resmi açıklamalarla değil; sosyal medya kültürünün diliyle, mizahıyla, estetiğiyle ve hızıyla dolaşıma sokuyor.

Bu nedenle Beyaz Saray’ın yaptığı şey basit bir iletişim tercihi değil; çağın ruhuna uygun bir rıza üretim tekniğidir. Çünkü bugün hiçbir savaş yalnızca cephede kazanılmıyor. Savaşlar aynı zamanda kamuoyunda kazanılıyor. Özellikle de iç kamuoyu tam anlamıyla ikna olmamışsa, devletler propaganda dozunu artırıyor; görüntüyü hızlandırıyor, sesi yükseltiyor, dili sertleştiriyor ve savaşı sosyal medyanın dolaşım kurallarına uygun hale getiriyor.

Nitekim bu sürecin sadece propaganda boyutu da yok. Reuters’ın aktardığına göre Europol, İran krizi nedeniyle terör, aşırılık ve özellikle siber saldırı riskinin arttığı uyarısında bulundu. Aynı haberde çevrimiçi bilgi taşkını ve yapay zekâ destekli daha sofistike saldırıların beklendiği belirtiliyor. Yani artık savaş yalnızca füze ve bomba üzerinden yürümüyor; medya savaşı, siber savaş, algoritmik propaganda ve sosyal medya manipülasyonu modern çatışmanın ayrılmaz parçalarına dönüşüyor.

Beyaz Saray’ın videosu işte bu yüzden önemlidir. Çünkü bu video tek başına bir paylaşım değil; yeni savaş doktrininin küçük ama çok net bir özeti gibidir. Gerçek bombardıman görüntüsü ile kurmaca kahramanlık evreni aynı montajda buluşuyor. Füze görüntüsüyle oyun estetiği aynı akışta birleşiyor. Ölüm, yıkım ve propaganda tek bir içerikte paketleniyor. Bu bizi şu soruya götürüyor: ABD yıllarca Hollywood ve medya gücüyle dünyayı ikna etmeye çalıştı. Peki şimdi ne oldu da aynı yöntemi kullanarak Amerikan halkını ikna etmeye çalışıyor? Cevap açık: Çünkü artık savaşın meşruiyeti otomatik değil. Artık yalnızca “devlet söyledi” diye kimse ikna olmuyor. Bu yüzden savaş, sosyal medya algoritmalarının diline tercüme ediliyor. Bu yüzden gerçek görüntüler memeye çevriliyor. Bu yüzden propaganda, haber olmaktan çıkıp içerik haline geliyor. Belki de modern savaşların en tehlikeli tarafı tam olarak burada başlıyor. Çünkü savaş bir kez eğlence estetiğiyle sunulmaya başladığında, insanların zihninde gerçekliğini kaybetmeye başlıyor. Oysa savaş ne bir film sahnesidir ne de bir video oyunu ekranıdır. Savaşın gerçekliği, sosyal medyada dolaşan montajlardan, sloganlardan ve kahramanlık efektlerinden çok daha ağırdır. Hollywood bir zamanlar dünyayı ikna etmek içindi. Şimdi sosyal medya, Amerika’yı ikna etmek için devrede. Ve belki de bu, içinde bulunduğumuz çağın en karanlık propaganda cümlesidir.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

1. bölüm · Son düzenleme: ÖÖ 1:06 · 9 Mar 2026 · Kaynak: X →

Bölüm 2

Bu videoda Beyaz Saray tek bir hikâye anlatmıyor; bütün hikâyeleri aynı anda çağırıyor. Superman’den adalet, Gladiator ve Spartacus’ten onurlu mücadele, Robin Hood’dan mazlum adına güç kullanma, Terminator’den teknolojik yenilmezlik, Better Call Saul ve Breaking Bad’den de popüler kültürel yakınlık devşiriyor. Yani savaş yalnızca gösterilmiyor; kahramanlık, hukuk, intikam ve üstün teknoloji mitolojileriyle yeniden yazılıyor. Başka bir ifadeyle Beyaz Saray, İran’a yönelik gerçek bombardıman görüntülerini Amerikan popüler kültürünün bütün sembolik tuşlarına basarak paketliyor. Bu artık bilgilendirme değil; izleyicinin savaşı nasıl göreceğini planlayan bir anlatı kurma işidir. Bu artık savaş haberi değil; savaşın Hollywoodlaştırılmasıdır.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

2. bölüm · ÖÖ 1:32 · 9 Mar 2026 · Kaynak: X →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →