← SöyleX

Köşe Yazılarım Felsefe ve siyaset ·

Agamben okuması: hukuk, istisna hâli ve hesap verebilirlik

Dr. Muhammed Ersin TOY

X’teki yazar değerlendirmesi

Konu ve bağlam

27 Ağustos 2025 tarihli bu değerlendirmemde, Agamben’in İstisna Hâli kitabından hareketle hukuki koruma ile fiilî güç arasındaki gerilimi sorguluyorum. Filistin üzerine kuramsal yorumumda, olağanüstü durumların kalıcılaşmasının hesap verebilirliği nasıl etkilediğini tartışıyorum.

Agamben okuması: hukuk, istisna hâli ve hesap verebilirlik tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Bugün tüm günümü Giorgio Agamben’e ayırdım. Carl Schmitt’in Siyasal Teoloji’sini açıklayan ve onun düşüncelerini bir bütün olarak tartışan İstisna Hâli’ni okudum.

Şunu düşündüm: İsrail, bugün uluslararası hukuku ve insan haklarını geçici olarak askıya aldığını söyleyip, bu askıya alma üzerinden fiilen (de facto) yeni bir hukuk ve meşruiyet dili kurabiliyor. Böylece “istisna hâlini” yöneten ve kullanan aktör gibi davranıyor. Yani uluslararası hukuku bir tür OHAL rejimine çevirip, kendi eylemlerini “hukuk” gibi gösteren bir çerçeve kuruyor. Egemenlik de burada ortaya çıkıyor: Egemen, olağanüstü hâle karar verebilen ve yasayı rafa kaldırsa bile “yasa gücüyle” hareket edebilen güçtür. Bu anlamda, “yasayı askıya alabilen yasa koyucu”, fiilî egemendir. Devletler de bu tabloya açıkça karşı çıkmıyor: Kimi, zaten kendi içinde benzer bir istisna düzeni işletiyor; kimi de “gerçek egemen”le çatışmamak için bu istisnayı kendi sınırlarının dışında tutmaya çalışıyor. Sonuçta istisna kurallaşıyor; hesap verebilirlik zayıflıyor, hukukun bağlayıcı gücü eriyor.

Bugün Filistin’de gördüğümüz geniş ölçekli sivil ölümleri, yıkım, kıtlık, açlık ve kitlesel yerinden edilme—bütün bunlar “hukukun askıya alınmasının” somut belirtileri değil mi? İnsan hakları, demokrasi, özgürlük, eşitlik, savaş hukuku… Tüm bunları kim, hangi yetkiyle askıya alıyor?

Schmitt: “Egemen, olağanüstü hâle karar verendir.” Yani, normal kuralları durdurup yeni bir çerçeve açabilen güç.

Agamben: Bu kararla hukuk ile hukuksuzluk arasındaki sınır bulanıklaşır. Devlet “hukuku durdurur” ama yine de “yasa gücünde kararlarla” hareket eder.

Eğer “meşrulaştırma otoritesi” ile “uygulama gücü” aynı elde toplanırsa, istisna kalıcı hale gelir ve sistem tehlikeli bir makine gibi çalışmaya başlar.

Agamben’e göre bu düzenek 20. yüzyıldan beri süreklilik kazanmıştır.

“Çıplak yaşam” dediği şey de budur: İnsan, hiçbir koruyucu statüye sokulmadan “yönetilen bir nesne” gibi muamele görür.

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →