X’te son düzenlemesi 29 Ağustos 2026 olarak görünen yazısında Muhammed Ersin Toy, haber dilini, kayıpların kişisel hikâyelerle anlatılmasını ve geleceğe bırakılan bilgi kaynaklarını tartışıyor.
Meta’nın çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin ABD’deki davalarda vardığı, mahkeme onayına bağlı uzlaşma; kullanım süresi, gece erişimi ve bildirimler gibi tasarım özelliklerini de kapsıyor. Bu gelişmeden hareketle, Türkiye’de yaş sınırının yanında çocukları ekranda tutan algoritmaların ve şirket sorumluluğunun da düzenlenmesi gerektiğini tartışıyorum.
28 Ağustos 2026 tarihli bu yazıda Muhammed Ersin Toy, Türk dizilerinin farklı ülkelere ulaşmasını sağlayan dağıtım ağlarını ve tabii için ortak platform önerisini ele alıyor.
A selected summary of Muhammed Ersin Toy’s English essay of 27 August 2026 on cultural narratives, audience trust and the information sources encountered by AI.
Netflix’te yayımlanan Fauda, İsrailli askerleri ve Filistinlileri nasıl anlatıyor? Dizinin İsrailli karakterlerin korku ve kayıplarını öne çıkarırken Filistinlilerin tarihini ve yaşadığı işgali geri plana ittiğini düşünüyorum. Bu anlatının, Gazze’deki yıkımı izleyiciye haklı gösterme riskine itiraz ediyorum.
Berk Keklik’in Uberkuloz adıyla paylaştığı mizahi Reels, bir Manifest videosunu beğendikten sonra her yerde benzer içeriklerle karşılaşma fikrini abartılı biçimde anlatıyor. Bu mizah örneğinden hareketle, çocukları korumak için yaş sınırının yanında öneri algoritmalarını ve platform tasarımını da tartışmamız gerektiğini savunuyorum.
ABD’de tıp eğitiminin maliyetlerine ilişkin veriler, Türkiye’nin kamu kaynaklarıyla yetiştirdiği hekimlerin yurt dışında çalışması tartışmasına farklı bir açı kazandırıyor. Hekimlerin çalışma tercihleriyle kamu yatırımının korunması arasındaki dengeyi, hizmet yükümlülüğü ve başka ülkelerdeki modeller üzerinden ele alıyorum.
Nur Özkan Erbay’ın Yeni Şafak’taki yazısı, Suriye’de Türkiye ile İsrail arasında çatışmayı önleyen temasların tek başına yeterli olup olmadığını sorguluyor. Bu tartışmadan hareketle diplomatik koordinasyon ile saldırıları sınırlandıracak siyasi ve ekonomik caydırıcılık arasındaki farkı ele alıyorum.
Yahya Bostan’ın İsrail, Suriye ve Türkiye arasındaki gerilimi ele aldığı yazı, Ankara’nın krizlere nasıl karşılık vereceği sorusunu gündeme getiriyor. Bu yazıdan hareketle, rakibin istediği zamanda ve zeminde tepki vermek ile kendi çıkarına göre strateji kurmak arasındaki farkı tartışıyorum.
19 Ağustos 2026 tarihli bu değerlendirmede Muhammed Ersin Toy, kamu destekli konut finansmanının ilk evini alacak dar ve orta gelirli vatandaşlara öncelik vermesini savunuyor.
Türkiye’nin 2026–2030 Yapay Zekâ Eylem Planı, uzman yetiştirmekten veri merkezlerini geliştirmeye kadar uzanan hedefler içeriyor. Bana göre mesele yalnızca yapay zekâ kullanmak değil. Türkiye’nin kendi verisi, dili ve teknolojik altyapısı üzerinde söz sahibi olması da gerekiyor.
İstanbul’daki İSAM’ın kütüphane, arşiv ve araştırmacıları buluşturan çalışma ortamının Ankara’da da kurulmasını öneriyorum. Mesele yalnız yeni bir bina değil; başkentte ilim insanlarının birlikte okuyabildiği, araştırabildiği ve fikir üretebildiği sürekli bir çevre oluşturmak.