31 Ekim 2026 tarihli bu yazıda, ertesi gün başlayacak sosyal medya kurallarını çocuk güvenliği açısından değerlendiriyorum. Çocuğun yaşını kontrol etmenin tek başına yeterli olmadığını savunuyorum. Önerilen içeriklerin, uygulamaların çalışma biçiminin, cihazların ve çocukla konuşan yapay zekâ sistemlerinin de güvenli olması gerekiyor.
İngiltere’nin çocukları çevrim içi ortamda korumaya yönelik hazırlıkları, sosyal medyaya giriş yaşının yanı sıra bildirimleri, öneri sistemlerini, yapay zekâyı ve okulda telefon kullanımını kapsıyor. Henüz hazırlık ve değerlendirme aşamasındaki bu yaklaşım, güvenliğin tek bir uygulamayı yasaklamaktan daha geniş bir mesele olduğunu gösteriyor.
Meta, gördüklerimizi yorumlayıp bizim adımıza işlem yapabilecek bir yapay zekâ ajanını akıllı gözlüklere getirmeyi planlıyor. Bu araçlar günlük işleri kolaylaştırabilir. Ancak gördüklerimizi sürekli makineye açıklatmak, kendi başımıza düşünme becerimizi ve çevremizdeki insanların mahremiyetini nasıl etkileyecek?
Kamera, mikrofon ve yapay zekâyı birleştiren akıllı gözlükler, kullanıcının gördüğü çevreyi yorumlayıp sesli bilgi verebiliyor. Ray-Ban Meta örneğinden hareketle bu araçların günlük yaşam ve erişilebilirlik imkânlarını, kayıt ve veri işleme nedeniyle doğan mahremiyet sorularıyla birlikte inceliyorum.
Meta ile Vision Ireland’ın İrlanda’daki çalışması, yapay zekâ destekli gözlüklerin görme engellilere çevreyi tanıma ve bilgiye erişme konusunda nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor. Türkiye için de eğitim ve güvenlik denetimi içeren bir uygulama öneriyorum; bu gözlükler bastonun, rehber köpeğin veya insan desteğinin yerine geçmiyor.
Çocuğun dijital ortamda ne göreceğini yalnız sosyal medya hesabı değil, telefonun ayarları, içerik öneren algoritmalar ve konuştuğu yapay zekâ da belirliyor. California, Avrupa ve Avustralya örneklerinden hareketle Türkiye’de bu alanların tek bir çocuk güvenliği politikası içinde ele alınmasını savunuyorum.
Akıllı telefon, çocuğun kamerasını, konumunu, uygulamalarını, içerik akışını ve yapay zekâ kullanımını aynı cihazda birleştiriyor. İngiltere’deki çocuk güvenliği yaklaşımından hareketle, Türkiye’nin koruma politikasını yalnız sosyal medya hesaplarına değil, cihazın ve işletim sisteminin tasarımına da yöneltmesi gerektiğini tartışıyorum.
Meta’nın çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin ABD’deki davalarda vardığı, mahkeme onayına bağlı uzlaşma; kullanım süresi, gece erişimi ve bildirimler gibi tasarım özelliklerini de kapsıyor. Bu gelişmeden hareketle, Türkiye’de yaş sınırının yanında çocukları ekranda tutan algoritmaların ve şirket sorumluluğunun da düzenlenmesi gerektiğini tartışıyorum.
Avustralya’da çocukların sosyal medya kullanımına getirilen yaş sınırı, platformların kuralları nasıl uyguladığı sorusunu da gündeme taşıyor. Hesapların kapatılması, çocukların sosyal medyadan tamamen ayrıldığı anlamına gelmiyor. Yazıda, yaş kontrolünün yanında çocukları ekranda tutan bildirimlerin ve içerik önerilerinin de denetlenmesi gerektiğini tartışıyorum.
Sonsuz kaydırma, kullanıcıya bir bitiş noktası göstermeden yeni içerikler sunuyor. Otomatik oynatma, bildirimler ve kişiye özel önerilerle birleştiğinde çocukların ekrandan ayrılmasını zorlaştırabilir. Tek başına bağımlılığa yol açtığı kesin olarak gösterilmiş değil. Çocukları korumak için ekran süresinin yanında bu tasarım özelliklerinin de incelenmesi gerektiğini savunuyorum.
Illinois’te 2026’da kabul edilen yasa, çocukların sosyal medya kullanımını bütünüyle yasaklamak yerine içerik akışlarına, gece bildirimlerine ve otomatik oynatmaya sınırlar getiriyor. Uygulamanın 2028’de başlaması öngörülüyor. Bu örnekten hareketle, Türkiye’de yaş sınırının yanında platformların çocuklara sunduğu hizmetin de güvenli olması gerektiğini savunuyorum.
Çocukların dijital mahremiyeti yalnız kendi sosyal medya hesaplarıyla ilgili değil; ailelerin paylaştığı fotoğraflar ve özel bilgiler de çocuk adına kalıcı bir dijital iz oluşturabiliyor. Bu yorumda, ebeveyn paylaşımı ve reklam amaçlı çocuk görünürlüğünün çocuğun gelecekte kendi kimliğini belirleme hakkıyla birlikte ele alınmasını öneriyorum.