Zafer Şahin, Sözcü Gazetesi’ndeki işten çıkarmalar üzerine paylaşımında Türk medyasının ekonomik sıkışmasını reklam gelirlerinin dijitale kaymasıyla ilişkilendiriyor. Bu tartışmadan hareketle, haber merkezlerinin üretim gücünü nasıl koruyacağımızı; platformların gelir ve dağıtım üzerindeki etkisi ile yapay zekâ özetlerinin yayıncılara sonuçları üzerinden ele alıyorum.
Ankara’daki Türk Dünyası Diyalog Forumu’nda Selim Argun’un ortak kültürel üretim, dil ve mecralar üzerine sözleri, yeni bir iş birliği alanını gündeme getiriyor. Bu konuşmadan hareketle, ortak geçmişimizi film, dizi, oyun, animasyon ve dijital arşiv üretimine taşıyacak bir kültür ekosistemi öneriyorum.
No Other Land, Vaad: Siyonizm’in Anatomisi ve tabii’deki diğer Filistin belgeselleri, zorla yerinden edilme ile işgalin tarihsel ve ideolojik arka planını görünür kılıyor. Bu yapımları, Filistinlilerin tanıklıklarını kayda geçiren ve adalet talebini canlı tutan bir görsel hafıza olarak değerlendiriyorum.
Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsünün 16 Ekim 2026 tarihli araştırmasına göre bazı küçük haber girişimleri, haber seçimini ve kimi yayın kararlarını yapay zekâya bırakıyor. Bu uygulamalar henüz bütün sektöre yayılmış değil. Hız kazandıran bu sistemlerde haberi kimin denetleyeceği ve hatalardan kimin sorumlu olacağı önem kazanıyor.
29 Eylül 2026 tarihli bu yazıda Muhammed Ersin Toy, akıllı televizyonlarda TRT ve tabii içeriklerine doğrudan ulaşmayı sağlayacak ortak bir kumanda tuşu öneriyor.
Avrupa Yayın Birliği, haberlerin yapay zekâda nasıl kullanılacağına yayıncıların karar verebilmesini, kaynakların doğru gösterilmesini ve içerik için adil ödeme yapılmasını istiyor. Bunlar henüz kabul edilmiş kurallar değil, Avrupa Komisyonuna sunulan öneriler. Aynı sorular Türkiye’de haberi üretenlerin emeğini ve okurla bağını korumak açısından da önem taşıyor.
Google’ın kısa bir ses örneğinden yeni konuşmalar üretebilen modelleri, bir sanatçının hiç okumadığı metinlerin onun sesine benzeyen bir sesle yayımlanmasını mümkün kılıyor. Bu gelişme, radyo, dublaj ve sesli kitapta rızanın sınırlarını, ücretlendirmeyi ve dinleyicinin güvenini tartışmaya açıyor.
Axios ve Le Monde, habere kullanıcı adına erişebilen yapay zekâ sistemleri için yeni yayın ve erişim modelleri hazırlıyor. Haberi okur yerine seçen, özetleyen ve yorumlayan bu araçlar, gazetecinin kaynağıyla okur arasındaki ilişkiyi ve haberin gelir modelini değiştiriyor.
Reuters’ın yapay zekâ destekli video arama ve kurgu araçları, haber merkezlerinde görüntü bulmayı ve düzenlemeyi hızlandırırken son kararı gazetecide bırakmayı hedefliyor. Bu modeli, Türk medyasının kendi arşivini, editoryal denetimini ve haber üretme kapasitesini güçlendirmesi açısından değerlendiriyorum.
ChatGPT üzerinden haberleri özetletmek, kaynakları karşılaştırmak ve gelişmeler hakkında ek sorular sormak mümkün. Okurun haber sitesine gitmeden cevap alması, haberi üreten kuruluşun nasıl kaynak gösterileceğini ve gelirini nasıl koruyacağını gündeme getiriyor. Türk medyasının bu değişime hazırlanması gerektiğini düşünüyorum.
Okan Müderrisoğlu’nun Sabah’ta yayımlanan yazı dizisi, Türkiye’de haber üreten kurumların dijital platformlar karşısındaki gelir ve görünürlük sorununu gündeme taşıyor. Bu tartışmayı telif, reklam, çocuk güvenliği ve yapay zekâyı da kapsayan bir soruyla genişletiyorum: Dijital ortamın kurallarını kim koyacak?