← SöyleX

Köşe Yazılarım Çocuk güvenliği ve dijital politika ·

Avustralya'nın sosyal medya deneyinde yeni aşama: Yaş sınırından algoritma denetimine

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Avustralya’da çocukların sosyal medya kullanımına getirilen yaş sınırı, platformların kuralları nasıl uyguladığı sorusunu da gündeme taşıyor. Hesapların kapatılması, çocukların sosyal medyadan tamamen ayrıldığı anlamına gelmiyor. Yazıda, yaş kontrolünün yanında çocukları ekranda tutan bildirimlerin ve içerik önerilerinin de denetlenmesi gerektiğini tartışıyorum.

Avustralya'nın sosyal medya deneyinde yeni aşama: Yaş sınırından algoritma denetimine tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.
Bu yazıda · Bölümlere git

Avustralya'nın 16 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı sahibi olmasını engellemeye yönelik düzenlemesinin ilk sonuçları, çocukların dijital ortamda korunmasının yalnızca yaş sınırı koymakla sağlanamayacağını gösteriyor. Milyonlarca hesabın kaldırılmasına ve hesap sahipliğinin gerilemesine rağmen 10-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 80'den fazlasının sosyal medya kullanımını sürdürmesi, tartışmayı yaş doğrulamadan platformların tasarımına ve algoritmik öneri sistemlerine taşıdı. Canberra yönetiminin denetim yetkilerini genişletmeye hazırlanması ise düzenlemenin ikinci aşamasında sorumluluğun daha açık biçimde teknoloji şirketlerine yöneldiğine işaret ediyor.

Öne çıkan gelişmeler de bu yön değişimini ortaya koyuyor. Avustralya'da 10 Aralık 2025'te uygulamaya giren sistem, platformlara 16 yaşından küçüklerin hesap sahibi olmasını önlemek için "makul adımlar" atma yükümlülüğü getiriyor. Hükümet, haziran sonuna kadar 5 milyondan fazla 16 yaş altı hesabın kaldırıldığını, devre dışı bırakıldığını veya sınırlandırıldığını bildirdi. Buna karşılık eSafety'nin temmuz sonunda açıkladığı araştırmada 10-15 yaş grubunda hesap sahipliği yaklaşık yüzde 52'den yüzde 42'ye gerilerken kapsamdaki platformları kullananların oranı yüzde 86'dan yalnızca yüzde 81'in biraz üzerine düştü.

Hesap azalıyor, kullanım devam ediyor

eSafety tarafından 4 binden fazla çocuk ve aileden elde edilen verilerle hazırlanan araştırma, düzenlemenin etkisinin yalnızca kapatılan hesap sayısıyla ölçülemeyeceğini ortaya koydu. Çocukların yaklaşık yüzde 58'i sosyal medyayı her gün veya daha sık kullanmaya devam etti. Hesabını koruyan çocukların yaklaşık yarısı ise platformların yaşlarını kontrol etmediğini belirtti. Bazı kullanıcıların hesaplarında 16 yaşından büyük görünmesi veya yaş tespit sistemlerinin çocukları olduğundan büyük değerlendirmesi de uygulamadaki açıklar arasında yer aldı.

Reuters'ın temmuz başında aktardığı ayrı bir teknik inceleme de benzer bir soruna işaret etti. Dokuz platformda, kullanıcının yaşı 16 olarak belirtilerek oluşturulan 50 deneme hesabının hiçbirinden yaşını kanıtlaması istenmedi; yalnızca Kick hesap oluşturma aşamasında doğrudan yaş kanıtı talep etti. Böylece tartışma, yaş doğrulama teknolojisinin bulunup bulunmadığından çok, platformların bu teknolojiyi ne zaman ve ne ölçüde uyguladığı noktasına taşındı.

Çocuğun karşısındaki yalnızca ekran değil, algoritma

Avustralya hükümeti mart ayında yaptığı düzenlemeyle yaş sınırlamasına tabi platformların belirlenmesinde hesaba dayalı öneri algoritmaları, sonsuz kaydırma, beğeni ve olumlu oy sistemleri ile kaybolan hikayeler gibi özellikleri daha açık biçimde dikkate almaya başladı. Hükümet, bu özelliklerin gençleri platformda daha uzun süre tutabildiğine ve sürekli kontrol davranışını teşvik edebildiğine dikkati çekiyor.

Bu yaklaşım, çocuk güvenliği tartışmasını yalnızca zararlı içerikle sınırlamıyor. Platformların zararlı veya bağımlılık oluşturabilecek biçimde tasarlanması da tartışılıyor. Çocuğun hangi içerikle karşılaştığı kadar, o içeriğin nasıl seçildiği, ne sıklıkla tekrarlandığı ve çocuğun platformda daha uzun kalmaya nasıl teşvik edildiği de önem kazanıyor.

Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosunun (NBER) temmuzda güncellediği çalışma, meselenin sosyal boyutuna dikkati çekiyor. Araştırmaya göre 14-15 yaşındaki gençler, kendilerinin sosyal medyadan ayrılması için ortalama her üç arkadaşından ikisinin de ayrılmasını gerekli görüyor. İlk aylarda üç gençten birinden azı düzenlemeye uyarken takip araştırmasında bu oran yaklaşık 20'de bire geriledi. Bulgular, sosyal medya kullanımının yalnızca bireysel bir alışkanlık değil, güçlü bir ağ etkisi taşıdığını gösteriyor.

Bu nedenle çocuk, sosyal medya hesabını kapattığında yalnızca bir uygulamadan değil, arkadaş grubunun bulunduğu dijital sosyal çevreden de uzaklaşabiliyor. Bu durum ekran süresini azaltmaya dayalı bireysel çözümlerin tek başına neden yeterli olmadığını da açıklıyor.

Denetimin ikinci aşaması

Canberra yönetimi ilk sonuçların ardından düzenlemeden geri adım atmak yerine denetimi güçlendirmeyi tercih etti. eSafety'nin güncel bilgilendirmesine göre platformlar mevcut sistemde 54,6 milyon Avustralya dolarına kadar cezayla karşılaşabiliyor. Hükümetin haziranda açıkladığı güçlendirme düzenlemesi ise bilgi toplama ve soruşturma yetkilerinin genişletilmesini ve azami cezanın 99 milyon Avustralya dolarına çıkarılmasını öngörüyor. Tasarıya ilişkin Senato komitesinin 14 Ağustos'ta kamuya açık oturum yapması ve 25 Ağustos'ta raporunu sunması planlanıyor.

The BMJ'de yayımlanan çalışmalar da ilk aylardaki verilerin dikkatle yorumlanması gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılar, platformların yaş tespiti sistemlerini eksik uygulaması nedeniyle mevcut sonuçların doğrudan "yasak başarılı" veya "yasak başarısız" biçiminde okunamayacağına dikkati çekiyor. Bu ayrım önemli: Uygulamadaki zafiyet ile düzenlemenin hedefinin başarısızlığı aynı şey değil.

Avustralya tecrübesi Türkiye için ne söylüyor?

Avustralya süreci Türkiye açısından yalnızca uzaktan izlenen bir örnek değil. 1 Mayıs 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanan 7578 sayılı Kanun, sosyal ağ sağlayıcıların 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmamasını ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almasını öngörüyor. Sosyal ağ sağlayıcıların ayrıca 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunması ve ebeveynlere hesap ayarları, ücretli işlemler ile kullanım süresi üzerinde denetim sağlayacak araçlar geliştirmesi gerekiyor. Bu hükümler yayım tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girecek.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da 19 Mayıs'ta, Avustralya'nın raporunun incelendiğini, buradaki eksikliklerin değerlendirilerek Türkiye'ye özgü bir model geliştirildiğini bildirdi. Bu yaklaşım Türkiye açısından önemli bir imkan sunuyor: Başka bir ülkenin uygulamada karşılaştığı sorunlar, Türkiye'deki sistem tam olarak devreye girmeden önce görülebiliyor.

Avustralya tecrübesinden Türkiye için üç temel sonuç çıkıyor. Yaş sınırı önemli bir başlangıç olsa da tek başına yeterli değil. Yaş doğrulamanın mevzuatta bulunması kadar sahada gerçekten uygulanıp uygulanmadığının ölçülmesi gerekiyor. Daha önemlisi, çocuk güvenliği yalnızca zararlı içerik üzerinden kurulamaz; algoritmik öneriler, sonsuz kaydırma, bildirimler, kişiselleştirme, çocuk verilerinin kullanımı ve platformların ticari tasarımı da denetimin konusu olmalı.

Avustralya bu bakımdan Türkiye için aynen kopyalanacak bir modelden ziyade sonuçları yakından izlenecek bir tecrübe alanı sunuyor. Algoritmik çocukluk çağında asıl mesele yalnızca çocuğun sosyal medyaya hangi yaşta gireceği değil, girdiği dijital ortamın kim tarafından, hangi amaçla ve hangi kurallarla tasarlandığıdır. Türkiye'nin kuracağı modelin gücü de yaş sınırını platform sorumluluğu, algoritmik denetim ve etkili kamu gözetimiyle birlikte uygulayabilmesine bağlı olacak.

Kaynakça

Reuters, 31 Temmuz 2026: https://www.reuters.com/legal/litigation/most-australian-teens-still-social-media-three-months-after-under-16-ban-began-2026-07-31/

Reuters, 7 Temmuz 2026: https://www.reuters.com/world/australias-teen-social-media-ban-fails-clear-first-hurdle-age-checks-says-study-2026-07-07/

Avustralya Altyapı ve İletişim Bakanlığı: https://www.infrastructure.gov.au/department/media/news/updates-social-media-minimum-age-rules

Avustralya Başbakanlığı, 28 Haziran 2026: https://www.pm.gov.au/media/stronger-powers-and-double-penalties-world-leading-social-media-law

Avustralya Parlamentosu: https://www.aph.gov.au/Parliamentary_Business/Committees/Senate/Environment_and_Communications/StrengtheningSMMA48P

NBER, “Tipping Points and Australia's Social Media Ban”: https://www.nber.org/papers/w35162

The BMJ, erken etkiler araştırması: https://www.bmj.com/content/393/bmj-2026-363695

TBMM, 7578 sayılı Kanun: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/Kanun/5f9ced52-3776-46e4-be23-019cb8da2666

Anadolu Ajansı, 19 Mayıs 2026: https://www.aa.com.tr/tr/gundem/bakan-goktastan-sosyal-medya-kullanimina-yonelik-duzenlemelere-iliskin-aciklama/3941918

Kaynakça · www.reuters.com →

Kaynakça · www.reuters.com →

Kaynakça · www.infrastructure.gov.au →

Kaynakça · www.pm.gov.au →

Kaynakça · www.aph.gov.au →

Kaynakça · www.nber.org →

Kaynakça · www.bmj.com →

Kaynakça · www.tbmm.gov.tr →

Kaynakça · www.aa.com.tr →

İlgili yazı · 28 Haziran 2026 →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →