Netflix’teki Kulüp ve Pera Palas’ta Gece Yarısı gibi yapımların Türkiye tarihini nasıl anlattığı, bu yazının merkezinde. Azınlıkların yaşadığı acıların anlatılmasına değil, tarihî hafızanın tek taraflı kurulması olarak gördüğüm temsil tercihlerine itiraz ediyor; Türkiye’nin kendi hikâyelerini anlatma gücünü tartışıyorum.
Avustralya’nın sosyal medya yaş sınırlarına ilişkin yaptırımları artırma hazırlığı ve İngiltere’nin iletişim düzenleyicisi Ofcom’un bulguları, çocuk güvenliğinde aynı soruyu gündeme getiriyor: Hesap açmayı sınırlamak yeterli mi? Türkiye açısından, içeriği çocuğun önüne getiren öneri sistemlerinin ve kullanım alışkanlıklarını etkileyen platform tasarımının da denetlenmesini tartışıyorum.
Arap Devletleri Yayın Birliği (ASBU), haber, görüntü, ses ve arşiv içeriklerinin yapay zekâ şirketlerince kullanımı için yayıncıların ortak müzakere yürütmesini istiyor. Çağrının merkezindeki izin, kaynak gösterme ve adil gelir paylaşımı ilkelerini değerlendiriyorum; ortada imzalanmış bağlayıcı bir anlaşma olduğu söylenmiyor.
Yapay zekâ meslekleri değiştirirken üniversitelerin öğrettikleri de değişmek zorunda. Öğrencilerin yalnızca bu araçları kullanmayı değil, verdikleri cevapları sorgulamayı ve hatalarını ayırt etmeyi öğrenmesi gerektiğini savunuyorum. Türkiye’de yeni teknoloji bölümleri açılırken sanat, sosyal bilimler ve eleştirel düşünce eğitimi de güçlendirilmeli.
Bankalar yapay zekâyı kredi değerlendirmesi, dolandırıcılık tespiti ve risk analizinde kullanıyor. Reuters’ın Haziran 2026’da aktardığına göre finans denetçileri de bu sistemleri izlemek için kendi araçlarını geliştiriyor. Otomatik kararların insan denetimine açık olması ve müşterinin itiraz hakkının korunması gerektiğini savunuyorum.
Anadolu Ajansının aktardığı hedefe göre Türkiye, 2030’a kadar veri merkezi kapasitesini büyüterek bölgesel bir merkez olmak istiyor. Yapay zekâ modellerinin çalıştığı bu tesislere yatırımın neden enerji, bulut hizmetleri, veri güvenliği ve kriz anındaki kontrolle birlikte düşünülmesi gerektiğini ele alıyorum.
Ukrayna, kamu ve savunma alanındaki yapay zekâ sistemlerini ülke içinde çalıştırmak için Kyivstar ile yerli hesaplama altyapısı kurmayı planlıyor. Henüz plan ve mutabakat aşamasındaki bu girişim üzerinden, dijital egemenliğin veri merkezi, enerji, çip ve insan denetimini birlikte gerektirdiğini tartışıyorum.
27 Haziran 2026 tarihli bu analizimde, Endonezya’nın ücretsiz yemek programında yapay zekâ kullanma taslağını çocuk hakları, sağlık verisi ve kamusal denetim açısından ele alıyorum. Verimlilik hedefinin yanında insan kararının ve itiraz hakkının korunması gerektiğini savunuyorum.
The Guardian’ın araştırması, Hindistan’daki bazı fabrika işçilerinin çalışma görüntülerinin robot eğitiminde kullanılmak üzere toplandığını aktarıyor. Haberde işçilerin bilgilendirilmesi ve görüntülerden doğan gelire katılması konusunda yöneltilen sorulardan hareketle emek, rıza ve veri hakkını tartışıyorum.
Pax Silica, enerji, kritik madenler, çipler ve yapay zekâ altyapısını güvenilir ortaklar arasında güçlendirmeyi amaçlayan ABD öncülüğündeki girişim. Avrupa Birliği’nin bu girişime katılımı üzerine, Türkiye’nin yalnız ham madde sağlayan değil teknoloji ve üretim kapasitesi kazanan bir ortaklığı nasıl kurabileceğini tartışıyorum.
ABD’de gelişmiş yapay zekâ modellerine erişimin sınırlandırılması, modellerin piyasaya çıkmadan incelenmesi ve kritik olayların devlete bildirilmesine yönelik teklif, yeni bir denetim tartışması doğuruyor. Yazı, bu ayrı adımları güvenlik ihtiyacı ile dışa bağımlılık riski açısından inceliyor; yasa teklifini yürürlükteki bir yükümlülük olarak sunmuyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Aşura anmasında Türkçe mersiye dinlediği görüntü, İran’ın çok dilli tarihini yeniden gündeme getiriyor. Bu örnekten hareketle Türkçe konuşan toplulukların ve Safevîlerin ülkenin siyasi, kültürel ve dinî geçmişindeki yerini ele alıyorum.