İran’ın tarihsel hafızasında Türkçe ve Türk unsuru
Konu ve bağlam
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Aşura anmasında Türkçe mersiye dinlediği görüntü, İran’ın çok dilli tarihini yeniden gündeme getiriyor. Bu örnekten hareketle Türkçe konuşan toplulukların ve Safevîlerin ülkenin siyasi, kültürel ve dinî geçmişindeki yerini ele alıyorum.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Aşura gecesi Kerbelâ şehitlerini anma töreninde Türkçe mersiye dinlemesi, İran’ın tarihini bilenler açısından şaşırtıcı değildir.
Asıl şaşırtıcı olan, Türkiye’de İran’ın hâlâ yalnızca Fars kimliği üzerinden okunmasıdır.
İran, hiçbir zaman tek dilli ve tek kimlikli bir ülke olmadı. Türkler, özellikle İran Azerbaycanı’ndaki Türk toplulukları, ülkeye sonradan eklenmiş yabancı bir unsur değildir. İran’ın siyasî, askerî, kültürel ve dinî tarihinin oluşmasında temel rollerden birini üstlenmiştir.
Safevîlerden önce İran’ın büyük bölümü Sünnîydi. İran ve Horasan, Sünnî hadis, fıkıh, kelam ve medrese geleneğinin en önemli merkezleri arasındaydı. Bu yapı, Şah İsmail’in 1501’de Tebriz’i ele geçirip On İki İmam Şiiliğini devletin resmî mezhebi ilan etmesiyle değişmeye başladı.
Safevî iktidarını kuran temel askerî ve toplumsal güç ise Anadolu, Azerbaycan ve çevresinden gelen Türkçe konuşan Kızılbaş-Türkmen aşiretleriydi. Şah İsmail’in Türkçe şiirler yazması, saray ve orduda Türkçenin güçlü konumu ve Kızılbaşların devletin kuruluşundaki belirleyici rolü düşünüldüğünde, İran’ın Şiîleşmesinde Türk-Türkmen unsurunu görmezden gelmek mümkün değildir.
Elbette bu dönüşüm yalnızca Türk unsuru üzerinden açıklanamaz. İranlı bürokratların, şehirli ulemanın ve Cebeliamil, Irak ile Bahreyn’den gelen Şiî âlimlerin de On İki İmam Şiiliğinin kurumsallaşmasında önemli payı vardır.
Ancak tarihî gerçek şudur:
İran’ın Sünnî çoğunluklu bir coğrafyadan On İki İmam Şiiliğinin merkezine dönüşmesini başlatan ve mümkün kılan temel siyasî-askerî kuvvet, Türkçe konuşan ve Türkmen Kızılbaş tabanına dayanan Safevî hareketiydi.
Bu nedenle İran’da Türkçe bir Kerbelâ mersiyesi okunması olağan dışı değil; ülkenin tarihsel ve toplumsal hafızasının doğal bir devamıdır.
Şaşırtıcı olan görüntünün kendisi değil, İran’ın Türk unsurunu görünmez kılan eksik tarih bilgisidir.
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.