← SöyleX

Köşe Yazılarım Üniversitelerde yapay zekâ ve müfredat değişimi ·

Üniversitenin yeni sınavı: Yapay zekâya göre insan yetiştirmek

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Yapay zekâ meslekleri değiştirirken üniversitelerin öğrettikleri de değişmek zorunda. Öğrencilerin yalnızca bu araçları kullanmayı değil, verdikleri cevapları sorgulamayı ve hatalarını ayırt etmeyi öğrenmesi gerektiğini savunuyorum. Türkiye’de yeni teknoloji bölümleri açılırken sanat, sosyal bilimler ve eleştirel düşünce eğitimi de güçlendirilmeli.

Üniversitenin yeni sınavı: Yapay zekâya göre insan yetiştirmek tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.
Bu yazıda · Bölümlere git

Üniversitenin yeni sınavı: Yapay zekâya göre insan yetiştirmek

Çin’de üniversiteler, yapay zekânın iş piyasasını ve meslekleri dönüştürmesi üzerine binlerce lisans programını kaldırıp yerine teknoloji, yapay zekâ, robotik, yarı iletken ve dijital ekonomi odaklı yeni programlar açıyor. Bu gelişme, Türkiye’de YÖK’ün başlattığı yapay zekâ ve dijital program dönüşümünün yalnızca yeni bölüm açmakla sınırlı kalmaması; bütün yükseköğretim sisteminin yapay zekâ çağına göre yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerini, iş dünyasını veya kamu yönetimini değiştirmiyor. Üniversitelerin ne öğreteceğini, hangi bölümlerin büyüyeceğini, hangi programların daralacağını ve mezunların hangi becerilerle iş hayatına çıkacağını da yeniden belirliyor.

Le Monde’un Çin Eğitim Bakanlığı verilerine dayandırdığı haberine göre Çin’de 2021-2025 arasında “güncelliğini yitirmiş” görülen 12 bin 200 lisans programı kaldırıldı veya askıya alındı. Aynı dönemde 10 bin 200 yeni program açıldı. Bu değişim, Çin yükseköğretimindeki programların önemli bir bölümünün yeniden düzenlendiğini gösteriyor.

Çin’in attığı adım yalnızca eğitim reformu değildir. Bu aynı zamanda yapay zekâ, yarı iletken, robotik, dijital tarım, akıllı finans ve teknoloji odaklı kalkınma planının üniversiteye yansımasıdır. Pekin yönetimi, üniversiteyi iş piyasası, teknoloji politikası ve ulusal rekabet hedefleriyle daha sıkı ilişkilendiriyor.

Bu tablo Türkiye için de doğrudan önemlidir. Çünkü YÖK son dönemde yapay zekâ, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında yeni lisans ve ön lisans programları açarak önemli bir adım attı. YÖK, dijital ve yapay zekâ temelli programları bulunan üniversite sayısının 20’den 70’e çıkarılacağını da duyurdu. Ayrıca stratejik kontenjan dönüşümüyle istihdamla bağı zayıflayan programlarda kontenjan azaltma yoluna gidildi.

Bu adımlar doğru yöndedir. Ancak Çin örneği ve güncel raporlar şunu gösteriyor: Mesele yalnızca “yapay zekâ bölümü açmak” değildir. Asıl mesele, üniversitenin bütün bölüm mimarisini yapay zekâ çağının ihtiyaçlarına göre yeniden kurmaktır.

Her bölüm yapay zekâ çağına hazırlanmalı

Yapay zekâ yalnızca bilgisayar mühendisliğinin konusu değildir. Hukuk, iletişim, medya, eğitim, tıp, finans, işletme, kamu yönetimi, tercüme, tarım, ilahiyat ve sosyal bilimler de bu dönüşümden doğrudan etkileniyor.

Bu nedenle her fakülte kendi alanında şu soruları sormak zorundadır: Bu meslekte yapay zekâ hangi işleri değiştirecek? Hangi görevler otomatikleşecek? İnsan hangi alanda daha fazla değer üretecek? Öğrenci yapay zekâyı nasıl kullanacak, nasıl denetleyecek ve onun ürettiği bilgiyi nasıl sorgulayacak?

Üniversitenin görevi öğrenciye yalnızca araç kullandırmak değildir. Üniversite, öğrenciyi yapay zekâyla birlikte çalışacak ve kendi mesleğinde yeni değer üretecek şekilde yetiştirmelidir. Öğrenci, yapay zekânın sınırlarını bilmeli, yanlışını ayırt etmeli, etik ve hukukî sonuçlarını görebilmelidir.

Bu yüzden Türkiye’de yapay zekâ okuryazarlığı bütün üniversite öğrencileri için temel beceri hâline gelmelidir. Ancak bu eğitim yalnızca yapay zekâya komut, yani “prompt” yazmakla sınırlı kalmamalıdır. Veri mahremiyeti, kaynak doğrulama, algoritmik önyargı, akademik dürüstlük, telif, etik, hukuk ve mesleki sorumluluk da bu eğitimin parçası olmalıdır.

Sosyal bilimler tasfiye edilmemeli, yeniden güçlendirilmeli

Çin örneğinde dikkat çeken risklerden biri, sanat, beşerî bilimler, yabancı diller ve bazı sosyal alanların baskı altına girmesidir. Türkiye bu yolu birebir takip etmemelidir.

Yapay zekâ çağında sosyal bilimler gereksizleşmiyor. Tam tersine daha kritik hâle geliyor. Çünkü algoritmik adalet, dijital kültür, medya okuryazarlığı, çocuk verisi, yapay zekâ etiği, hukuk, dil teknolojileri, iletişim ve kültürel egemenlik gibi alanlar sosyal bilimlerin güçlü katkısını gerektiriyor.

Türkiye’nin modeli sosyal bilimleri zayıflatmak değil, onları yapay zekâ çağına göre yeniden inşa etmek olmalıdır. İletişim fakülteleri yapay zekâ ve medya üretimini, hukuk fakülteleri algoritmik karar ve veri sorumluluğunu, eğitim fakülteleri yapay zekâ destekli öğrenmeyi, ilahiyat fakülteleri dijital çağda bilgi ve otorite meselesini, sosyal bilimler ise insan, toplum ve teknoloji ilişkisini yeniden ele almalıdır.

Bu yaklaşım Türkiye açısından stratejiktir. Çünkü yapay zekâ yalnızca ekonomik verimlilik meselesi değildir. Aynı zamanda dil, kültür, değer, çocuk güvenliği, kamusal hakikat ve dijital egemenlik meselesidir.

YÖK için yeni dönem: Program değil ekosistem

YÖK’ün yapay zekâ ve dijital program hamlesi önemli bir başlangıçtır. Fakat yükseköğretimde asıl ihtiyaç, bu programları bütün üniversite ekosistemine bağlamaktır.

Bunun için üç düzeyli bir model kurulabilir.

Birinci düzeyde, bütün üniversite öğrencilerine temel yapay zekâ okuryazarlığı verilmelidir.

İkinci düzeyde, her bölüm kendi alanına özgü yapay zekâ dersleri geliştirmelidir. Hukukta yapay zekâ ve sorumluluk, iletişimde yapay zekâ ve medya, eğitimde yapay zekâ ve öğrenme, sağlıkta yapay zekâ ve hasta verisi, işletmede yapay zekâ ve karar süreçleri, kamu yönetiminde yapay zekâ ve denetim gibi dersler yaygınlaştırılmalıdır.

Üçüncü düzeyde ise seçili üniversitelerde ileri yapay zekâ, veri bilimi, yarı iletken, robotik, siber güvenlik, Türkçe büyük dil modelleri, dijital tarım ve akıllı finans gibi alanlarda uzmanlaşmış merkezler kurulmalıdır.

Bu yapı kurulmadan yalnızca bölüm adı değiştirmek yeterli olmaz. Program açmak tek başına dönüşüm değildir. Dönüşüm; müfredat, öğretim üyesi kapasitesi, laboratuvar altyapısı, sektör işbirliği, etik rehber, ölçme-değerlendirme ve istihdam verisiyle birlikte kurulur.

İş dünyası üniversiteden hızlı değişiyor

Dünya Ekonomik Forumu, 2030’a kadar iş piyasasında gerekli temel becerilerin önemli ölçüde değişeceğini öngörüyor. OECD de yapay zekâ çağında yalnızca ileri teknik becerilerin değil; dijital beceri, veri yorumlama, problem çözme, yaratıcılık, karar verme ve insanî becerilerin öneminin artacağını vurguluyor.

Bu raporların ortak mesajı açıktır: Geleceğin mezunu yalnızca teknik bilgiye sahip kişi değildir. Geleceğin mezunu; yapay zekâyı kullanabilen, onun çıktısını sorgulayabilen, veriyle düşünebilen, etik karar verebilen ve insanî muhakemesini koruyabilen kişidir.

Türkiye’de üniversiteler öğrenciyi yalnızca bugünün mesleğine değil, dönüşen mesleklere hazırlamalıdır. Aksi hâlde öğrenciler bir yandan yapay zekânın dönüştürdüğü iş piyasasına çıkacak, diğer yandan üniversitede hâlâ eski müfredatla yetişmiş olacaktır.

Bu da mezun işsizliğini, beceri uyumsuzluğunu ve gençlerin gelecek kaygısını artırabilir.

Üniversitede yapay zekâ yasak değil, rehberlik konusu olmalı

Üretken yapay zekâ üniversitelerde akademik dürüstlük, ödev, sınav, telif ve öğrenme kalitesi açısından yeni sorunlar doğuruyor. Fakat çözüm yalnızca yasaklamak değildir. Yasak, öğrenciyi yapay zekâdan uzaklaştırmaz; sadece kullanımını görünmez hâle getirir.

UNESCO’nun üretken yapay zekâ rehberi, eğitimde insan merkezli yaklaşımı, mahremiyeti, eşitliği, kapsayıcılığı, kültürel ve dilsel çeşitliliği öne çıkarıyor. Bu çerçeve Türkiye için de önemlidir.

YÖK ve üniversiteler, yapay zekâ kullanımında disiplin bazlı rehberler hazırlamalıdır. Hangi derste yapay zekâ kullanılabilir, hangi ödevde yasaktır, hangi kullanım beyan edilmelidir, öğrenci hangi veriyi yapay zekâ aracına girmemelidir, yapay zekâ çıktısı nasıl doğrulanmalıdır? Bu sorular açık biçimde cevaplanmalıdır.

Öğretim üyeleri de bu dönüşümün dışında bırakılamaz. Yapay zekâ pedagojisi, ölçme-değerlendirme, araştırma etiği ve dijital araç kullanımı konusunda öğretim üyelerine düzenli eğitim verilmelidir.

Türkiye için stratejik sonuç

Çin’in yaptığı dönüşüm Türkiye’ye iki ders veriyor.

Birincisi, yükseköğretim iş piyasasından kopuk kalamaz. Programlar, kontenjanlar ve müfredatlar mezun istihdamı, teknoloji dönüşümü ve ülkenin stratejik insan kaynağı ihtiyacıyla birlikte planlanmalıdır.

İkincisi, üniversite yalnızca piyasaya eleman yetiştiren kurum hâline indirgenemez. Türkiye’nin yükseköğretim modeli; insanı, ahlâkı, kültürü, dili, toplumu ve eleştirel düşünceyi koruyarak yapay zekâ çağına hazırlanmalıdır.

Bu nedenle YÖK için asıl hedef yalnızca yeni yapay zekâ programları açmak değildir. Asıl hedef, Türkiye’nin bütün yükseköğretim sistemini yapay zekâ çağında insanı merkeze alan, meslekleri dönüştüren, sosyal bilimleri güçlendiren ve dijital egemenliği koruyan bir yapıya kavuşturmaktır.

Yapay zekâ çağında üniversitenin yeni sınavı budur: Öğrenciyi algoritmaların yerine geçeceği bir dünyaya değil, algoritmalarla birlikte çalışacağı, onları denetleyeceği ve insanî değerini koruyarak yeni anlam üreteceği bir dünyaya hazırlamak. Türkiye’nin yükseköğretim reformu da bu hedefe göre şekillenmelidir.

Kaynaklar

1. Le Monde — “In the age of AI, Chinese universities overhaul their curricula”, 26 Haziran 2026

Bilgi: Çin’de 2021-2025 arasında 12 bin 200 lisans programının kaldırılması veya askıya alınması, 10 bin 200 yeni program açılması, yapay zekâ ve 15. Beş Yıllık Plan bağlamında üniversite müfredatlarının yeniden düzenlenmesi bilgisi kullanıldı.

URL:

https://

lemonde.fr/en/internation

al/article/2026/06/26/in-the-age-of-ai-chinese-universities-overhaul-their-curricula_6754915_4.html

…

2. Reuters — “China issues five-year employment plan, vows to keep job market stable”, 17 Haziran 2026

Bilgi: Çin’in 2026-2030 istihdam öncelikli planında iş piyasası istikrarı, yapay zekâya uyum, insan-makine işbirliği ve yeni istihdam kanalları hedefleri kullanıldı.

URL:

https://

reuters.com/business/world

-at-work/china-issues-five-year-employment-plan-vows-keep-job-market-stable-2026-06-17/

…

3. Yükseköğretim Kurulu — “Dijital ve yapay zekâ temelli programları bulunan üniversite sayısı 20’den 70’e çıkıyor”

Bilgi: Türkiye’de dijital ve yapay zekâ temelli programların yaygınlaştırılması, programların bulunduğu üniversite sayısının 20’den 70’e çıkarılması ve YÖK’ün yapay zekâ alanındaki yükseköğretim hamlesi kullanıldı.

URL:

https://

yok.gov.tr/tr/news/yuksek

ogretim-kurulu-baskani-ozvar-duyurdu-dijital-ve-yapay-zeka-temelli-programlari-bulunan-universite-sayisi-20den-70e-cikiyor-gAIvp

…

4. Yükseköğretim Kurulu — “Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Büyük Veri Alanlarındaki Yeni Program ve Bölümler”

Bilgi: YÖK’ün 21’i lisans, 50’si ön lisans olmak üzere 71 yeni yapay zekâ, dijitalleşme ve büyük veri temelli program açma kararı kullanıldı.

URL:

https://

web.yok.gov.tr/tr/news/yuksek

ogretim-kurulu-baskani-erol-ozvar-yapay-zeka-dijitallesme-ve-buyuk-veri-alanlarindaki-yeni-program-ve-bolumler-ile-bunlarin-hangi-universitelerde-acilacagini-acikladi-ppJsx

…

5. Yükseköğretim Kurulu — “Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, Stratejik Kontenjan Dönüşümünü Açıkladı”, 17 Şubat 2026

Bilgi: 2023-2025 döneminde toplam kontenjanın 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmesi, 246 bin 467 kontenjan azaltılması ve yüzde 23’lük düşüş bilgisi kullanıldı.

URL:

https://

yok.gov.tr/tr/news/yuksek

ogretim-kurulu-baskani-ozvar-stratejik-kontenjan-donusumunu-acikladi-OlqxR

…

6. UNESCO — “Guidance for generative AI in education and research”, 2023 / güncelleme 2026

Bilgi: Eğitimde üretken yapay zekâ kullanımında insan merkezli yaklaşım, mahremiyet, eşitlik, kapsayıcılık, kültürel ve dilsel çeşitlilik ilkeleri kullanıldı.

URL:

https://

unesco.org/en/articles/gu

idance-generative-ai-education-and-research

…

7. OECD — “AI and skills: What we know so far”, 5 Haziran 2026

Bilgi: Yapay zekâ çağında yalnızca ileri teknik becerilerin değil; dijital beceriler, veri yorumlama, problem çözme, yaratıcılık, yenilikçilik ve insanî becerilerin öneminin artacağı değerlendirmesi kullanıldı.

URL:

https://

oecd.org/en/publication

s/ai-and-skills_f843b352-en/full-report.html

…

8. OECD — “Artificial intelligence and education and skills”

Bilgi: Yapay zekânın eğitim, beceri sistemleri, dil, muhakeme, sosyal etkileşim ve öğrenme süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin genel değerlendirme kullanıldı.

URL:

https://

oecd.org/en/topics/sub-

issues/artificial-intelligence-and-education-and-skills.html

…

9. World Economic Forum — “The Future of Jobs Report 2025”, 7 Ocak 2025

Bilgi: 2030’a kadar iş piyasasında temel becerilerin önemli ölçüde değişeceği ve üniversitelerin beceri dönüşümüne hazırlanması gerektiği değerlendirmesi kullanıldı.

URL:

https://

weforum.org/publications/t

he-future-of-jobs-report-2025/

…

10. Akademik çalışma — “Generative Artificial Intelligence in Higher Education: Evidence from an Analysis of Institutional Policies and Guidelines”, 2024

Bilgi: Üniversitelerde üretken yapay zekâ politikalarının çoğunlukla yasaklama yerine temkinli entegrasyona yöneldiği; etik kullanım, doğruluk, mahremiyet, ders izlencesi ve ölçme-değerlendirme rehberliği ihtiyacı kullanıldı.

URL:

https://

arxiv.org/abs/2402.01659

@erolozvar

@cetinkayakoc

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →