Sosyal medyada yanlış bilgiyle mücadele edilirken haberleşme özgürlüğü nasıl korunabilir? Haberleri tek merkezden kontrol etmek yerine, içeriğin yanına kaynak, doğrulama ve açıklayıcı bağlam ekleyen yöntemlerin geliştirilmesini öneriyorum.
Trump yönetiminin İran’a yönelik savaş siyaseti, ABD Kongresinin kararları ile kamuoyu araştırmaları arasında farklı tutumlar ortaya çıkarıyor. Haber, anket ve raporları on başlıkta bir araya getirerek savaşın gerekçesini, ekonomik maliyetini ve İsrail’e verilen desteği sorguluyorum.
Yapay zekâyla üretilebilen sahte görüntü, ses ve metinler, yalnızca yanlış bilgiyi çoğaltmıyor; insanların neye güveneceğini de tartışmalı hâle getiriyor. Uluslararası raporlardan hareketle bu bilgi ve güven krizinin Türkiye açısından medya, toplumsal dayanıklılık ve dijital egemenlik boyutlarını ele alıyorum.
Jürgen Habermas’ın da imzaladığı 13 Kasım 2023 tarihli dayanışma bildirisi, İsrail’in askerî karşılığını ilke olarak meşru kabul eden bir çerçeve kuruyor. Bu metni, Habermas’ın eleştirel düşüncesi ve evrensel ahlak iddiasıyla ilişkisi üzerinden eleştiriyorum; aşağıdaki değerlendirmeler bildirinin tamamı değil, benim yorumumdur.
14 Mart 2026 tarihli bu yorumda, Hilal Kaplan’ın Burhanettin Duran’a atfederek aktardığı Dârüsselâm ifadesini Türkiye’nin diplomasi dili ve güven kavramı üzerinden değerlendiriyorum.
Beyaz Saray’ın “UNDEFEATED” başlıklı savaş videosu ve benzer paylaşımlar, gerçek saldırı görüntülerini oyun, spor ve popüler kültürün görsel diliyle sunuyor. Bu anlatımın savaşı bir eğlence veya skor mücadelesi gibi algılatma riskini, medya etiği ve şiddete duyarsızlaşma açısından tartışıyorum.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı üzerinden çıkardığım temel ders, savunma gücünün yalnız silah sayısıyla ölçülemeyeceği. İletişim, enerji, dijital altyapı ve toplumun psikolojik hazırlığını, savaş başlamadan kurulması gereken ortak bir dayanıklılık meselesi olarak ele alıyorum.
Sosyal medya hesaplarına erişim engeli tartışması, bu ağların propaganda ve insanları yönlendirme amacıyla kullanılmasına karşı nasıl önlem alınacağı sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye’nin dijital güvenlik politikalarını ve hukuk kurallarını bu risklere göre yenilemesi gerektiğini savunuyorum.
tabii’nin Onbeşliler yapımı, Tokat’tan cepheye giden gençler etrafında gelişen ve türküyle yaşatılan anlatıyı ekrana taşıyor. Dizinin tarihsel hafızayı genç izleyiciyle buluşturma imkânını ve tarih dizilerinin anlatımına katabileceği yeniliği değerlendiriyorum.