Bu Savaşın Bana Gösterdiği Şey/notlar
Konu ve bağlam
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı üzerinden çıkardığım temel ders, savunma gücünün yalnız silah sayısıyla ölçülemeyeceği. İletişim, enerji, dijital altyapı ve toplumun psikolojik hazırlığını, savaş başlamadan kurulması gereken ortak bir dayanıklılık meselesi olarak ele alıyorum.

Bu Savaşın Bana Gösterdiği Şey/notlar
Ben bu savaşta, ABD–İsrail / İran savaşında şunu görüyorum: ABD ve İsrail, hiçbir amaç ve gerekçe olmadan, İran’ın sadece kendilerine olası bir nükleer tehdit olmasını engellemek için direkt saldırabiliyorlar. Demek ki bugün “savaş hukuku”, “uluslararası hukuk”, “meşruiyet” vesaire diye bir olay pratikte çoğu zaman yok. Yani ortada gerçek, somut ve açık bir sebep olmadan da saldırı yapılabiliyor. Buradan çıkarılması gereken çok önemli bir ders var: Eğer caydırıcı bir güç sadece silaha dayanıyorsa, bu da yeterli değil. Bugün bir ülkenin elinde füze olabilir, ordu olabilir, hatta çok daha büyük yıkıcı kapasitelere sahip olabilir. Ama iletişimde bağımsızlık yoksa, enerjide bağımsızlık yoksa, toplumsal duygular ve psikolojik hazırlık yoksa, nükleer sahibi olsan da savaşı yönetemezsin. Çünkü modern savaş artık sadece silahla yürümüyor. Savaş artık aynı zamanda toplumun sinir uçlarında yürütülüyor. İletişim altyapısında yürütülüyor. Enerji hatlarında yürütülüyor. Akıllı telefonlarda yürütülüyor. İnternet sistemlerinde yürütülüyor. Yapay zekâ ve bulut sistemlerinde yürütülüyor. Şimdi mesela İsrail’e bakıyoruz. İsrail büyük zarar görmesine rağmen toplumunu bir arada tutabildi. Devlet, güvenlik tehdidi ve varoluşsal tehlike söylemi üzerinden toplumu içeride yeniden bir araya getirebildi. Aynı şekilde İran’da da savaş öncesinde ekonomik sebepler, özgürlük meselesi ve dış güçlerin yönlendirmesi ile yapılan protestolar vardı. Ama savaş başlayınca bu protestolar bitti. İçeride birlik sağlandı. Yani dış tehdit, içeride dağınık duran toplumu tekrar bir araya getirdi. Bu bize çok açık bir şey söylüyor: Bizim coğrafyamız bir savaşa gebe. Ve bu savaşın öznesi de biziz. Bu yüzden bu savaşa sadece devletin kurumları değil, toplumun tamamı hazırlanmak zorundadır. Artık savunmayı sadece askerî bir mesele gibi görmek yetersizdir. Toplumun psikolojik olarak hazırlanması gerekiyor. Zihinsel olarak hazırlanması gerekiyor. Dijital olarak hazırlanması gerekiyor. Ekonomik olarak hazırlanması gerekiyor. Bu yüzden gerekirse bedelli askerlik yeniden düşünülmeli. Askerliği sadece askerlikten çıkarmamız gerekiyor. Her Türk’ün aynı anda asker olabileceği bir sisteme geçmemiz gerekmektedir. Buradaki askerlikten kastım sadece silah tutan insan değildir. Günün sonunda bu ülkeyi savunacak olan sadece üniforma giymiş kişiler olmayacaktır. Mühendis de bu savunmanın parçasıdır. Yazılımcı da bu savunmanın parçasıdır. Enerji uzmanı da bu savunmanın parçasıdır. İletişimci de bu savunmanın parçasıdır. Siber güvenlik uzmanı da bu savunmanın parçasıdır. Toplumu ayakta tutan herkes bu savunmanın parçasıdır. Bu yüzden: Akıllı telefonlar alanında bizim ortak partnerler üretmemiz gerekiyor. İnternet sisteminde millî kapasitemizi büyütmemiz gerekiyor. Yapay zekâ ve bulut sistemlerinde ortaklıklar kurmamız ve millî kapasitemizi geliştirmemiz gerekiyor. Enerjide bağımsızlık kurmamız gerekiyor. İletişimde bağımsızlık kurmamız gerekiyor. Çünkü artık mesele sadece savaş çıkınca ne yapacağımız değildir. Mesele, savaş çıkmadan önce ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Bugün dünya bize şunu gösteriyor: Sadece silah yetmez. Sadece ordu yetmez. Sadece teknoloji yetmez. Bir milletin savaşı yönetebilmesi için; iletişimde bağımsız olması, enerjide bağımsız olması, dijital altyapısını kontrol etmesi, toplumsal duygularını diri tutması ve psikolojik hazırlığını tamamlaması gerekir. Aksi halde elinde en büyük silahlar olsa bile savaşı yönetemezsin. Ve ben bugün tam olarak bunu görüyorum.
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.