Kanada’nın yasa tasarıları, Mısır’ın platformlarla yürüttüğü görüşmeler ve Endonezya’nın uygulaması çocukların çevrim içi korunmasını farklı yönlerden ele alıyor. Bu örnekler üzerinden, Türkiye’de yaş kontrolünün yanında içerik önerileri, kişisel veriler, oyunlar ve yapay zekâ ile kurulan ilişkilerin de denetlenmesi gerektiğini tartışıyorum.
2100 yılı için hazırlanan nüfus tahminleri, Türkiye’de nüfusun azalması ve yaşlanması ihtimaline karşı bazı komşu ülkelerde büyümenin sürebileceğine işaret ediyor. Kesin sonuç olmayan bu senaryoları eğitim, aile, istihdam ve uzun vadeli devlet kapasitesi açısından değerlendiriyorum.
Avrupa Komisyonu, Facebook ve Instagram’daki sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve bildirimlerin kullanıcıları ekranda tutma biçimini sorguluyor. Temmuz 2026’daki bulgular kesinleşmiş bir ihlal kararı değil; Meta değerlendirmeye itiraz ediyor. Bu tartışma, çocukları korumak için yalnız içeriklerin değil, uygulamaların çalışma biçiminin de denetlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Ankara’nın yalnız görüşmelerin yapıldığı değil, anlaşmaların sağlandığı bir başkent olarak tanınmasını öneriyorum. Diplomasiyi, üniversiteleri ve şehrin birikimini bir araya getiren bu yaklaşımın amacı, Ankara’nın dünyada güven ve uzlaşmayla anılması.
Ankara’daki Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Zirvesi, seçili Yunan basını kaynaklarında Türkiye’nin diplomatik ağırlığı, F-35 görüşmeleri ve savunma sanayisi üzerinden yorumlandı. İnceleme, SKAI, To Vima ve diğer yayınların değerlendirmelerini bir araya getiriyor; bunları bütün Yunan toplumunun ortak görüşü olarak sunmuyor.
Donald Trump’ın TikTok’un seçimlerdeki etkisine ve platformdaki görünürlüğüne ilişkin açıklamaları, sosyal medyanın siyasi gücünü yeniden tartışmaya açıyor. TikTok üzerindeki sahiplik ve denetim mücadelesini, gençlerin karşılaştığı bilgileri seçen algoritmaların kim tarafından yönetildiği sorusu üzerinden ele alıyorum.
Ankara’daki NATO Zirvesi üzerinden, Türkiye’nin ittifak içindeki rolü ile bağımsız dış politika alanını birlikte değerlendiriyorum. Rusya, Çin ve Afrika’yla ilişkileri korurken ittifak yükümlülüklerini sürdürmek, yazıda öne çıkan stratejik denge sorusu.
NATO’nun Ankara Bildirgesi, ortak savunma üretimi, tedarik ve savunma ticaretinin önündeki engellerin azaltılması başlıklarını öne çıkarıyor. Bu çerçevenin Türkiye’nin savunma sanayiinde daha güçlü üretim ve iş birliği talebiyle nasıl örtüştüğünü değerlendiriyorum.
Ankara’daki Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Zirvesi, uluslararası basında Türkiye’nin savunma sanayisi, Avrupa güvenliğindeki yeri ve ABD ile F-35 görüşmeleri üzerinden ele alındı. Bu inceleme, seçili haber ve analizlerde öne çıkan Türkiye değerlendirmelerini karşılaştırıyor; bütün Batı toplumlarına tek bir görüş atfetmiyor.
Akıllı gözlüklerden kapı kameralarına kadar günlük cihazlar, yalnız kullanıcılarının değil çevrelerindeki insanların da sesini, görüntüsünü ve davranışlarını kaydedebiliyor. Bu yazı, kayda alınan kişinin rızası, mahremiyet ve görüntülerin sosyal medyada kontrolsüz dolaşımı arasındaki ilişkiyi tartışıyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye’de demokrasi ve ifade özgürlüğüne ilişkin bir soruya verdiği yanıt, bu yazının çıkış noktası. Basın ve protesto özgürlüğü vurgusunu, Gazze’de yaşananlar karşısında Batılı kurumların tutumuyla karşılaştırarak çifte standart eleştirimi ortaya koyuyorum.
Ankara’daki NATO Zirvesi’nde liderlerin mehterle karşılanmasını, bir protokol gösterisinin ötesinde kültürel bir mesaj olarak okuyorum. Tarihî bir müzik geleneğinin diplomatik sahnede kullanılması, Türkiye’nin kendisini hangi sembollerle anlattığı sorusunu gündeme getiriyor.