20 Kasım 2024 tarihli bu analizde, sosyal medyadaki beğeni ve izlenme sayılarının doğrulukla karıştırılmasını sorguluyorum. Düşünür Jean Baudrillard’ın kavramlarından yararlanarak, üretilen görüntü ve anlatıların gerçeğin yerini almasını tartışıyorum. Bireyin bir medya kanalına dönüşmesinin, hakikati ayırt etmeyi nasıl etkilediğine odaklanıyorum.
20 Kasım 2024 tarihli bu yazıda, dijital araçları daha çok kullanmanın onları güvenli ve bilinçli kullandığımız anlamına gelmediğini savunuyorum. Türkiye’de dijital okuryazarlığı güçlendirmek ve çevrimiçi risklere dikkat çekmek için bir Dijital İletişim Farkındalık Günü düzenlenmesini öneriyorum. Metin, resmen belirlenmiş bir günü duyurmuyor; istatistikler 2024 araştırmasına dayanıyor.
11 Kasım 2024 tarihli bu kısa yazıda, insanların samimiyetini ve iyi niyetini kötüye kullanmamanın iletişimdeki önemini anlatıyorum. Açık ve içten bir diyaloğu küçümsemek yerine aynı iyi niyetle karşılamamız gerektiğini vurguluyorum.
10 Kasım 2024 tarihli bu değerlendirmede, kira sorununu çözmek için konut üretiminin yanında ilk kez ev sahibi olacak kişilerin desteklenmesi gerektiğini savunuyorum. Kamu ve özel bankaların uygun finansman sunmasını öneriyorum. Metin, mevcut bir kredi kampanyasını değil, o tarihte dile getirdiğim konut politikası görüşünü aktarıyor.
8 Kasım 2024 tarihli bu yazıda, internet kullanıcılarının yalnızca haber okuyan kişiler olmaktan çıkıp içerik üreten ve yayan yayıncılara dönüşmesini ele alıyorum. Bu değişimi, iletişim kuramcısı Marshall McLuhan’ın araç ve mesaj ilişkisi üzerinden yorumluyorum. Metindeki internet kullanım sayıları 2024 yılına aittir; güncel kullanıcı sayıları değildir.
7 Kasım 2024 tarihli bu değerlendirmede, Türkiye’deki medya ve dijital platformların Filistin halkının gündelik yaşamına ve insani hikâyelerine daha fazla yer vermesini savunuyorum. Suya, gıdaya ve temel ihtiyaçlara erişim mücadelesini anlatan yayınların dünya kamuoyunda farkındalık yaratabileceğini düşünüyorum.
Yukarı Bakma filminde yaklaşan bir felaket, siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna inkâr ediliyor. Metinde anılan başkan, filmin kurmaca karakteridir. 8 Eylül 2024 tarihli bu yazıda, filmdeki medya ve siyaset eleştirisini Filistin hakkında kurduğum benzerlik üzerinden yorumluyorum. Bu benzerlik, benim değerlendirmemdir.
8 Eylül 2024 tarihli bu kısa yorumda, kamu desteğinin ilk evini almak isteyenlere yönelmesi gerektiğini savunuyorum. Düşük maliyetli kredilerle birden fazla konut edinilmesi ile kira sorunu arasındaki ilişkiyi soru biçiminde tartışıyorum. Bu, güncel kredi koşullarını anlatan bir rehber değil, tarihli bir politika görüşüdür.
5 Eylül 2024 tarihli bu kısa yorumda, bir anlatıyı dinleyebilmek için kurguya ve anlatım emeğine duyduğum ihtiyacı dile getiriyorum. Metindeki süre, bilimsel bir dikkat sınırı değil, kendi dinleme tercihimi anlatıyor.
3 Eylül 2024 tarihli bu kısa öneride, ilk evini veya arabasını alacak kişilere ve üç ya da daha fazla çocuğu olan ailelere kamu desteğinde öncelik verilmesini savunuyorum. Bu metin, yürürlükteki bir destek programını değil, kendi sosyal politika önerimi anlatıyor.
9 Ağustos 2024 tarihli bu değerlendirmede, Netflix’in Türk yapımlarındaki temaları Şahmaran ve Andropoz dizileri üzerinden ele alıyorum. Dizilerin anlatımını kültürel beklentilerim açısından eleştiriyor ve yayın politikasına ilişkin görüşlerimi paylaşıyorum.
7 Ağustos 2024 tarihli bu kısa değerlendirmede, Instagram gibi küresel şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerin kanunlarına uyması gerektiğini savunuyorum. Metin, o dönemdeki siyasi ve hukuki görüşümü yansıtıyor; güncel bir yargı kararı veya hukuki rehber değildir.