Suriye’de güvenlik ve yeniden yapılanma tartışmasının bir boyutu da olayları kimlerin, hangi dillerde ve hangi kaynaklarla anlattığı. Çok dilli yayın, yerel muhabir ağı ve hızlı kriz iletişiminin, dışarıdan kurulan anlatılara karşı neden önemli olduğunu tartışıyorum.
Fuhuş ve uyuşturucu operasyonlarına ilişkin haberler, Stanley Kubrick’in Eyes Wide Shut ve Otomatik Portakal filmlerindeki güç ve suç ilişkilerini hatırlatıyor. Bu benzerliği bir yorum olarak kuruyor; gerçek kişiler hakkında hükmün film çağrışımlarıyla değil, delil ve adil yargılama ile verilebileceğini vurguluyorum.
Suriye’de internet erişimi, televizyon yayınlarının dağıtımı ve kriz iletişiminin birlikte planlanmasını öneriyorum. Türkiye ile bağlantılı ortak bir fiber ve iletişim altyapısı fikri, bu hizmetlerin kesintisiz ve koordineli yürütülmesini amaçlıyor; tamamlanmış bir proje duyurusu değil.
Stanley Kubrick’in Otomatik Portakal filmi, insanı “iyi” davranmaya zorlamak için iradesini ortadan kaldırmanın ahlaki bedelini sorguluyor. Bu kısa yorumda filmi, davranışın dışarıdan yönlendirilmesi ve insanın kendi kararlarını verebilmesi açısından hatırlatıyorum.
Bir kişi hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm yokken iddiaları gerçekmiş gibi yaymak, o kişiye ve ailesine zarar verebilir. Böyle haberleri yazarken çocuklarının ve yakınlarının ne yaşayacağını da düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Medyanın görevi insanları peşinen mahkûm etmek değil, gerçeği aramak olmalı.
10 Ekim 2025 tarihli bu önerimde, Filistin’deki gündelik hayatın kamusal ekranlarda görünür olmasını savunuyorum. “Şehir Sahneleri” adını verdiğim fikir, uygulanmış bir projenin sonuçları değil; medya görünürlüğüne ilişkin bir tasarıdır.
15 Eylül 2025 tarihli beş paylaşımında Muhammed Ersin Toy, farkındalık sergilerini, gündelik emeği ve dayanışma nöbetlerini toplumsal hafıza açısından değerlendiriyor.
8 Eylül 2025 tarihli bu kısa notumda, Barış Yarkadaş’ın değerlendirmelerine merkez medyada daha fazla yer verilmesini öneriyorum. Onun yorumlarının gündem tartışmalarına katkı sağlayacağı yönündeki kişisel kanaatimi paylaşıyorum.
28 Ağustos 2025 son düzenleme tarihli bu yorumda Muhammed Ersin Toy, Lucky Baskhar üzerinden yeni bir hayat umudunun Batı ile ilişkilendirilmesini sorguluyor.
24 Ağustos 2025 tarihli bu kısa yorumumda, yapay zekânın film izleme deneyimini değiştirebileceğini düşünüyorum. Karakterlerle diyalog kurulabilecek bir geleceğe ilişkin beklentimi ve Türkiye’nin bu alana yatırım yapması gerektiği görüşümü dile getiriyorum.
12 Ağustos 2025 tarihli bu kısa yorumumda, medya sahipleri ile kullanıcıların bağımsız düşünme gücü arasındaki gerilimi ironik bir insan–işlemci benzetmesiyle ele alıyorum.