← SöyleX

Köşe Yazılarım Sinema ve toplum ·

Kubrick, Suçun Kurumsallaşması ve Kanıtın Önemi

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Fuhuş ve uyuşturucu operasyonlarına ilişkin haberler, Stanley Kubrick’in Eyes Wide Shut ve Otomatik Portakal filmlerindeki güç ve suç ilişkilerini hatırlatıyor. Bu benzerliği bir yorum olarak kuruyor; gerçek kişiler hakkında hükmün film çağrışımlarıyla değil, delil ve adil yargılama ile verilebileceğini vurguluyorum.

Kubrick, Suçun Kurumsallaşması ve Kanıtın Önemi tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Bugünlerde peş peşe gelen fuhuş ve uyuşturucu operasyonları haberlerini izlerken, insanın aklına istemeden iki film düşüyor: Eyes Wide Shut ve Otomatik Portakal.

Sanki Kubrick, yıllar önce “tek tek suçları” değil; suçun yapılaşma biçimini anlatmıştı.

Bir yanda Eyes Wide Shut’taki o karanlık atmosfer:

kapalı kapılar, gizli ağlar, maskeler, dokunulmazlık hissi…

Orada görünen şey bir “fantazi” değil; gücün, kendini nasıl gizlediği. Bugün bazı operasyonlarda konuşulan iddialar da tam bunu çağrıştırıyor: Sadece sokaktaki suç değil, onun arkasındaki aracıların, koruyanların, parlatanların ve sessiz kalanların olması ihtimali.

Diğer yanda Otomatik Portakal’ın soğuk gerçeği:

İnsanı “dövmek” değil; yeniden programlamak.

Şiddeti yönetmek, arzuyu yönetmek, algıyı yönetmek… Bugün “illegal şebeke” denince akla sadece madde ve para gelmiyor; algı, itibar ve gündem yönetimi de geliyor. Çünkü bu tür yapılar, en çok “normalleştirme” ile büyür: İnsanlar gördüğüne alışır, duyduğunu kanıksar, sonra da “zaten hep vardı” demeye başlar.

Asıl ürkütücü olan şu:

Bu kirli düzen, eğer gerçekten geniş bir ağa dönüştüyse, tek başına yaşayamaz. Ona vitrin gerekir. O vitrin bazen “ünlü” olur, bazen “pırıltılı bir hayat”, bazen “magazin”, bazen “medya dili”, bazen de bir gecede parlatılan sahte kahramanlar… Böylece suç, kendini saklamak yerine çekici göstermeye çalışır: Işıklı, cazip, trend, “cool” bir kılığa bürünür.

Ve toplum, bir süre sonra şunu hissetmeye başlar:

“Her şey birbirine bağlı… Herkes bu ilişkiye batmış gibi…”

Ama tam da burada durmak gerekiyor:

Öfke haklı olabilir; fakat hüküm kanıtla verilir.

Suçun üzerine gerçekten gidilecekse, mesele yalnızca “yakalananlar” değil; o sistemi var eden koruma kalkanları, para akışları, itibar ağları ve medya parlatması olmalı. Aksi halde birkaç isim düşer, yapı kalır; vitrin değişir, düzen devam eder.

Kubrick’in filmleri bu yüzden “kehanet” gibi duruyor:

Çünkü o bize şunu söylüyordu:

Asıl tehlike, suçun varlığı değil; suçun kurumsallaşıp görünmezleşmesi, sonra da toplumun buna alıştırılması.

Bugün en temel soru şu:

Bu operasyonlar buzdağının görünen yüzü mü? Yoksa ötesi mi var?

Cevabı ise sloganlar değil; şeffaf soruşturma, hesap verebilirlik, adil yargı ve gerçek deliller verecek.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →