Farklı ülkeler, çocukları sosyal medyadaki zararlı içeriklerden korumak için yaş kontrolü ve platformlara yeni sorumluluklar getiriyor. Bu tarihli değerlendirmede, yürürlüğe giren kurallarla hazırlık aşamasındaki önerileri birlikte ele alıyorum. Çocuk güvenliğinin yanında bilgi güvenliği ve platformların topluma karşı sorumluluğu üzerinde duruyorum.
Sosyal medya yalnız iletişim ve eğlence için kullanılmıyor; kamuoyunu etkileme mücadelesinin de bir alanı. İspanyol Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün analizi ve farklı ülkelerin düzenlemelerinden hareketle, çocukları koruma çabalarının bu mücadeleyle ilişkisini sorguluyorum. Yaş sınırları, içerik öneren sistemler ve platformların sorumluluğu tartışılırken sansür kaygılarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
3 Ekim 2025 tarihli bu kısa yorumumda, sosyal medyada etkili bir kişinin bir markayı hedef alması ihtimalini sorguluyorum. Bu soru, gerçekleşmiş bir saldırı haberi değil.
7 Eylül 2025 tarihli bu yorumumda, sosyal medyanın gündelik hayatı yalnızca ekranda görünür olduğunda değerliymiş gibi hissettirmesini eleştiriyorum. Hayatı önce kendi içinde yaşamayı, sosyal medyayı ise bunun tanığı olarak görmeyi öneriyorum.
21 Ağustos 2025 tarihli bu kısa yorumumda, dijital tercihlerimizin karşımıza çıkan içerikleri şekillendirmesine dikkat çekiyorum. Sürekli benzer görüşlerle karşılaşmanın yarattığı daralmayı, kendi sesimizin yankısı benzetmesiyle anlatıyorum.
12 Ağustos 2025 tarihli bu kısa yorumumda, medya sahipleri ile kullanıcıların bağımsız düşünme gücü arasındaki gerilimi ironik bir insan–işlemci benzetmesiyle ele alıyorum.
Bu yazıda, yerli sosyal medya platformlarını dijital egemenlik ve etik tasarım açısından ele alıyorum. Next Sosyal’in haber kuruluşları ile resmî kurumların açıklamalarına yer veren bir iletişim merkezine dönüşmesini öneriyorum. Gazete yazısı burada kısa özet ve kaynak bağlantısıyla yer alıyor; aşağıda 23 Temmuz 2025 tarihinde X’te yayımladığım ayrı kısa değerlendirmem bulunuyor.
28 Haziran 2025 tarihli bu kişisel yorumumda, sürekli çevrim içi olmanın yalnızlık duygusu ve evliliğe bakış üzerindeki olası etkisini sorguluyorum. Sosyal medyanın ilişkilerdeki yerini, kesin bir neden-sonuç iddiası kurmadan kendi düşüncelerimle ele alıyorum.
26 Haziran 2025 tarihli bu yazımda, kişiye özel haber akışlarının ve küçük dijital toplulukların ortak gündemi nasıl etkilediğini tartışıyorum. Yapay zekâ, sesli haberler ve içerik doğrulama yöntemleri üzerine düşüncelerimi, geleceğe ilişkin öngörülerimle birlikte ele alıyorum. Aynı çalışmanın farklı anlatımları, birbirine karıştırılmadan üç ayrı sürümde korunuyor.
18 Haziran 2025 tarihli iki parçalı bu yazımda, sosyal medyadaki yanlış bilgi ve manipülasyonla mücadele için yerli yapay zekâ sistemleri geliştirilmesini öneriyorum. Kriz dönemlerinde bilginin güvenilirliğini tartışıyor, dijital ortamda hazırlıklı olmanın önemini vurguluyorum. Bu metin, uygulanmış bir sistemi değil, bir politika önerisini anlatıyor.
4 Mayıs 2025 tarihli bu değerlendirmemde, geçim ve barınma sorunlarını anlamak için yalnızca sosyal medyaya bakmanın yeterli olmadığını savunuyorum. Siyasetçileri, sosyologları ve medyayı gündelik hayatın içindeki insanları dinlemeye çağırıyorum.
26 Mart 2025 tarihli yazımda, çocukların dijital güvenliği için sosyal medya kurallarının yanında akıllı telefon kullanımının da ele alınması gerektiğini savunuyorum. Ailelerin birlikte hareket etmesini, okulların ve sağlık uzmanlarının sürece katılmasını öneriyorum. Bu sayfa yazının kısa özetidir; tam metin Yeni Şafak bağlantısındadır.