16 Ocak 2026 tarihli bu yazımda, savaşın nasıl anlatıldığını ve kullanılan kelimelerin kamuoyunun yargısını nasıl etkileyebileceğini tartışıyorum. İsrail’in politikalarına yönelik eleştirimi medya, kültür ve siyasi meşruiyet ilişkisi üzerinden kuruyorum.
12 Temmuz 2025 tarihli bu yorumumda, bir siyasi videonun kampanya iletişiminde nasıl kullanılabileceğine dair görüşümü ifade ediyorum. Seçim sonucuna ilişkin sözlerim, anket veya hesap değil, o tarihteki kişisel ve retorik değerlendirmemdir.
27 Mayıs 2025 tarihli bu kısa yorumumda, Filistin’i tanıma tartışmasını işgal ve ilhaka karşı tutarlı bir tutum alınması gerektiği düşüncesiyle eleştiriyorum. Karşılıklı konuşma biçimindeki ifadeler gerçek yetkili açıklamaları değil, ironi yoluyla kurduğum bir anlatımdır.
11 Mayıs 2025 tarihli bu kısa yorumumda, siyasi kutuplaşmanın insanları tanımamızı zorlaştırdığını düşünüyor; Bilal Erdoğan hakkındaki kişisel kanaatimi bu çerçevede ifade ediyorum.
16 Nisan 2025 tarihli bu değerlendirmemde, siyasi tartışmaların gençlerin iş, güven ve gelecek beklentilerini gölgede bırakmasını eleştiriyorum. Çocuklara ve gençlere ideolojik etiketlerle değil, ihtiyaçları ve insani değerleriyle yaklaşılması gerektiğini savunuyorum.
5 Nisan 2025 tarihli bu yorumda, İsrail’in bölgedeki politikalarının komşu ülkelere yayılabileceği ve Gazzelilerin yerinden edilebileceği yönündeki kaygılarımı dile getiriyorum.
31 Mart 2025’te Fransa’daki mahkeme kararı üzerine yapılan tartışmada, yargı süreçlerine verilen toplumsal tepkileri karşılaştırıyorum. Bu kısa yorum, protestolarla şiddet arasındaki ayrımı sorgulayan tarihli bir siyasi sorudur.
30 Mart 2025 tarihli bu değerlendirmemde, Ekrem İmamoğlu hakkındaki hukuki sürecin gençlere açık ve anlaşılır biçimde anlatılması gerektiğini savunuyorum. Kısa dijital içeriklerin önemini vurgularken masumiyet karinesinin ve adil, şeffaf yargılamanın korunmasını istiyorum.
Memur maaşlarına ilişkin iyileştirmelerin yalnız belirli meslek gruplarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyorum. Bu kısa not, 26 Mart 2025’te dile getirdiğim kişisel bir politika önerisidir.
21 Mart 2025 tarihli bu notumda, bir kalabalığın büyüklüğünün yargı kararlarını etkilemek için gerekçe oluşturamayacağını düşünüyorum. Bu kısa siyasi notta, katılımcı sayısıyla haklılık arasında doğrudan bağ kurulmasını eleştiriyorum.
21 Mart 2025 tarihli değerlendirmemde, gençlerin barışçıl protestolara katılmasını ve siyasi görüş geliştirmesini değerli buluyorum. Demokratik hakların şiddetten uzak biçimde kullanılmasını, protestoların amacıyla düzenleyicilerinin dikkatle sorgulanmasını savunuyorum.
15 Mart 2025 tarihli bu kısa yorumumda, İslamofobiyle mücadelede diplomasinin, akademik çalışmaların ve kurumsal girişimlerin güçlendirilmesini savunuyorum. Metin, uluslararası hukukta daha güçlü koruma sağlanmasına yönelik kişisel önerimdir.