Gençleri siyasetin figüranı değil, geleceğin öznesi olarak görmek
X’teki yazar değerlendirmesi
Konu ve bağlam
16 Nisan 2025 tarihli bu değerlendirmemde, siyasi tartışmaların gençlerin iş, güven ve gelecek beklentilerini gölgede bırakmasını eleştiriyorum. Çocuklara ve gençlere ideolojik etiketlerle değil, ihtiyaçları ve insani değerleriyle yaklaşılması gerektiğini savunuyorum.

Bir Yorum / Bir Analiz
Bugün gençler ve çocuklarla iç içe yaşayan biri olarak, giderek büyüyen bir gerçekle yüzleşmemiz gerektiğini düşünüyorum: Çocuklarımız ve gençlerimiz, önü belirsizleştirilmiş, siyasal bir figüran olarak kurgulanan bir geleceğe doğru sürükleniyor.
Toplumun gündemini meşgul eden yoğun siyasi tartışmalar ve ideolojik kutuplaşmalar, en çok da çocukların ve gençlerin dünyasını anlamamıza engel oluyor. Onların daha iyi bir yaşam hayali, daha adil bir gelecek talebi neredeyse görünmez hâle geliyor. Bu hayaller, çoğu zaman önemsiz ve değersizleştiriliyor; üstelik bu, çoğu zaman fark edilmeden, sistematik bir şekilde yapılıyor.
Üniversite gençliği için tablo daha da karmaşık. Mezuniyet sonrasında karşılaşacakları işsizlik, güvencesizlik ve ekonomik dengesizlikler, siyasi zeminde yeterince yer bulmuyor. Bu boşluk, gençlerin kendilerini depresif bir ötekilik içinde konumlandırmalarına yol açıyor. Seslerini duyuramayan, talepleri karşılık bulamayan bu gençler, içten içe öfke biriktiriyor — kimi zaman patlamaya hazır bir baskı gibi.
Çocuklar ise ideolojik tartışmaların gürültüsü arasında sessizce hayatın gerçeklerinden uzaklaşıyor. Gerçeğin sert, soğuk ve duygusuz hali onları sanal dünyaya yönlendiriyor. Sanal evrenin renkli ama yapay sığınağı, çocukların gerçeklik algısını zedeliyor; hayattan koparıyor.
Toplumsal olarak yaşadığımız bu aşırı politizasyon, sadece bugünün değil, yarının da büyük kayıplarını hazırlıyor. Çocukları ve gençleri ihmal etmekle kalmıyor, aynı zamanda onları siyasal çıkarların bir aracı hâline getirme riski doğuruyor. Ve bu eğilim, ne yazık ki sadece bir siyasi strateji değil, bir toplumsal sorumsuzluk göstergesidir.
Unutulmamalı ki; bu çocuklar ve gençler, geleceğin siyasal ideolojik aparatları değil sadece — bugünün insan onurunu taşıyan en değer milli hazineleridir. Onlara ideolojik etiketlerle değil, insani değerlerle yaklaşmalıyız. Duygularını, umutlarını ve korkularını görmeli; politik duyarlılığımızı onlara karşı da göstermeliyiz.
Eğer bu duyarsızlık devam ederse, gençler ve çocuklar siyasetin yalnızca bir “dekoru” hâline gelir. Bu da sadece bireysel yıkımlara değil, toplumsal çözülmeye yol açar.
Bu nedenle, siyasetçilere düşen görev yalnızca karar almak değil; bu kararları gençlerin ve çocukların ruhunu, çağını ve gerçekliğini gözeterek almaktır. Çünkü artık sadece günü değil, geleceği inşa etme zamanı.
---
Kaynak yayın
x.comGörüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.