FETÖ ile mücadelenin ikinci on yılı: Dijital takiyeden algoritmik savunmaya
Konu ve bağlam
FETÖ ile mücadelede yalnız tek tek sosyal medya hesaplarını kapatmanın yeterli olmadığını savunuyorum. Aynı mesajı birlikte yayan ağların ve kullandıkları yöntemlerin de incelenmesi gerekiyor. Bu incelemede siyasi eleştiri ile örgütlü faaliyet ayrılmalı; suçlama, somut delile ve kişisel sorumluluğa dayanmalı.

Bu yazıda · Bölümlere git
FETÖ ile mücadelenin ikinci on yılı: Dijital takiyeden algoritmik savunmaya
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı 10 yıllık bilanço, FETÖ’nün devlet içindeki yapılanmasına ağır darbe vurulduğunu gösteriyor. Ancak örgütün kimliğini ve ideolojik amacını gizleyerek toplumsal kırılmalara sızması, mağduriyet söylemi üretmesi ve dijital platformlarda koordineli ağlar kurması, mücadelenin ikinci on yılda yöntem ve ağ merkezli yürütülmesini zorunlu kılıyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı verilere göre, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında bugüne kadar 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 127 bin 102 kişi mahkûm edildi. FETÖ üyeliği ve darbe girişimi suçlarından 10 bin 485 kişi ceza infaz kurumlarında bulunurken 33 bin 827 firari hakkında yakalama kararı bulunuyor. Yalnızca 2026’nın ilk altı ayında örgütün güncel yapılanmasına yönelik 1.065 operasyon düzenlendi ve 2 bin 451 kişi gözaltına alındı.
Bu veriler, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 sonrasında yürüttüğü büyük devlet arınmasının kapsamını ortaya koyuyor. Aynı bilançoda 124 bin 743 kişi hakkında beraat kararı verilmesi ise mücadelenin toplu suçlama yerine somut delil, kişisel sorumluluk ve yargısal denetim temelinde yürütülmesinin önemini gösteriyor. FETÖ ile mücadeleyi güçlü ve meşru kılan unsur, örgütsel bağı açık biçimde ortaya koyan hukuk düzenidir.
FETÖ yalnızca bir örgüt değil, bir yöntemdir
FETÖ, yalnızca darbe girişiminde bulunan bir terör örgütü değildir. Devletin en mahrem kurumlarına sızan, mensuplarını kapalı bir hiyerarşiyle yöneten, dini değerleri, eğitimi ve yardım faaliyetlerini istismar eden hain bir çete ve casusluk şebekesidir.
Adalet Bakanı Gürlek’in örgütü “yeni nesil casusluk şebekesi” olarak tanımlaması bu açıdan önem taşıyor. Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) da FETÖ’nün “millî egemenliğe karşı kullanışlı bir aparat olma niteliğine” dikkati çekiyor. Bu tespitler, FETÖ’nün yalnızca iç güvenlik sorunu olarak değil, yabancı istihbarat çevrelerinin Türkiye’ye karşı kullanabildiği uluslararası bağlantılı bir aparat olarak da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
FETÖ’yü yalnızca 15 Temmuz gecesine veya geçmişte devlet kurumlarına sızmış kadrolara indirgemek eksik bir okumadır. Örgüt aynı zamanda gizlenme, güven üretme, meşru kavramları istismar etme ve farklı kimliklere bürünme yöntemidir.
Dün eğitim, yardım, din, ticaret, medya ve sivil toplum görüntüsü altında kapalı bir hiyerarşi kuran yapı, bugün aynı yöntemi dijital alana taşıyor.
FETÖ’nün ne yaptığını biliyoruz. Asıl mesele, bunu nasıl yaptığını unutmamaktır. Araçlar değişse de yöntem değişmiyor: Kimliğini gizlemek, güven kazanmak, toplumsal kırılmalara yerleşmek, ağı büyütmek ve meşru bir görüntü altında millî iradeyi hedef almak.
Dijital takiye
Örgütün yeni dönemdeki yöntemini “dijital takiye” kavramıyla açıklamak mümkündür. Dijital takiye, örgütsel kimliğin ve gerçek ideolojik amacın gizlenerek sosyal medyada gazeteci, akademisyen, insan hakları savunucusu, mağdur veya sıradan siyasi muhalif görüntüsü altında hareket edilmesidir.
FETÖ bağlantılı ağlar çoğu zaman doğrudan örgüt propagandası yapmak yerine toplumdaki gerçek sorunlara ve kırılmalara temas ediyor. Ekonomik sıkıntılar, adli olaylar, göç, siyasi gerilimler veya kamu kurumlarına yönelik eleştiriler; mağduriyet, komplo ve öfke anlatılarıyla yeniden paketleniyor.
Amaç yalnızca bir haberi çarpıtmak değildir. Asıl hedef, toplumda hiçbir bilginin güvenilir olmadığı, devlet kurumlarının sürekli yalan söylediği ve ortak bir hakikat zemininin kalmadığı duygusunu yerleştirmektir.
Bu yolla devlete, demokratik siyasete ve seçilmiş iktidara karşı sürekli nefret ve güvensizlik üretilmeye; toplumun farklı kesimleri birbirinden şüphe eder hâle getirilmeye çalışılıyor. Toplumsal birlik, millî dayanışma ve devlet ile millet arasındaki güven bağı hedef alınıyor.
Elbette her muhalif görüş veya eleştirel hesap FETÖ değildir. Demokratik muhalefet ile örgütlü etki operasyonunu birbirinden ayırmak zorunludur. Burada ölçüt siyasi düşünce değil, davranış örüntüsüdür.
Aynı ifadelerin eş zamanlı kullanılması, aynı etiketlerin yapay biçimde büyütülmesi, aynı kişilere yönelen linç ve karakter suikastı kampanyaları ile kriz anlarında aynı hesap kümelerinin birlikte hareket etmesi örgütlü ağın izlerini görünür kılar.
Bu nedenle temel ilke kişi teşhiri değil, yöntem ve ağ teşhiri olmalıdır.
Algoritmalar yapay öfkeyi büyütüyor
Sosyal medya platformlarında çok sayıda hesabın kısa sürede aynı mesajı paylaşması, gerçek ve yaygın bir toplumsal ilgi görüntüsü oluşturabiliyor. Böylece sınırlı bir hesap kümesinin başlattığı operasyon, kendiliğinden gelişen kamuoyu tepkisi gibi sunuluyor.
Yapay öfke, platformların öneri sistemleri tarafından örgütle bağı bulunmayan kullanıcıların önüne taşınıyor. Dezenformasyon bu aşamada dijital ağın sınırlarını aşarak kitlesel linç, karakter suikastı ve toplumsal kutuplaşma aracına dönüşüyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının verileri de tehdidin birkaç bireysel hesaptan ibaret olmadığını gösteriyor. 19 Mayıs 2026 itibarıyla FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı 1.731 sosyal medya hesabına erişim engeli uygulanmıştı. Bu ağların sistematik dezenformasyon ürettiği, eş güdümlü propaganda yürüttüğü ve kamuoyunu manipüle etmeye yönelik organize hareket ettiği açıklandı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 12 Temmuz’da yalnızca son bir ay içinde FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu belirlenen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında daha erişim engeli uygulandığını bildirdi. Aynı açıklamada, son iki ayda terör propagandası, dezenformasyon ve psikolojik harekât faaliyeti yürüttüğü belirlenen 1.652 hesap hakkında da hukuki ve idari işlem yapıldığı belirtildi.
Burada “hesapların kapatılması” ile “Türkiye’den erişimlerinin engellenmesi” arasındaki fark korunmalıdır. Erişim engeli gerekli bir tedbirdir ancak örgütlü ağların farklı ülkelerde ve platformlarda faaliyet göstermesini tek başına sona erdirmez.
Hesap değil, ağ hedef alınmalı
FETÖ ile dijital mücadele, tek tek hesaplara erişimin engellenmesine indirgenemez. Bir hesap etkisiz hâle getirildiğinde aynı ağ, farklı ad ve kimliklerle yeniden kurulabilir. Bu nedenle hesap merkezli yaklaşımdan ağ merkezli mücadeleye geçilmelidir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bünyesinde bir Algoritmik Dezenformasyon ve Kriz İzleme Birimi kurulmalıdır. Bu birim yalnızca içeriğin doğru veya yanlış olduğunu belirlemekle yetinmemeli; yalanın hangi ağ tarafından üretildiğini, hangi hesaplarla büyütüldüğünü ve hangi öneri sistemi üzerinden topluma taşındığını da incelemelidir.
15 Temmuz’un 10. yılı yalnızca bir anma dönemi değil, Türkiye’nin FETÖ ve benzeri hibrit yapılara karşı kurumsal bağışıklığını güçlendireceği bir güvenlik yılı olarak değerlendirilmelidir. Gençlere sadece darbe gecesi değil, o geceyi mümkün kılan takiye, sızma, istismar ve propaganda yöntemi de anlatılmalıdır.
Çünkü geçmişte kullanılan yöntemleri hatırlamadan, toplumun bugün benzer biçimde yanıltılmasını önleyemeyiz.
Dün örgüt sınav sorularını çalarak devlet kadrolarını ele geçirmeye çalışıyordu. Bugün ise algoritmaları kullanarak toplumun gündemini, güven duygusunu ve ortak hakikat alanını hedef alıyor.
FETÖ ile mücadelenin ikinci on yılındaki temel görev, hain çetenin dijital takiyesini ortaya çıkarmak, uluslararası bağlantılı koordineli ağlarını çözmek ve bu ağların algoritmik görünürlüğünü etkisiz hâle getirmektir.
Kamusal hakikat algoritmaya bırakılamaz.
---
Kaynakça
1. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in FETÖ ile mücadelenin 10 yıllık bilançosuna ilişkin açıklaması, 12 Temmuz 2026:
https://
www-memurlar-net.cdn.ampproject.org/c/s/www.memurl
ar.net/haber/1172623/bakan-gurlek-10-yillik-feto-bilancosunu-acikladi-10-bin-485-kisi-cezaevinde.html?amp=1
…
2. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in FETÖ’nün güncel yapılanması ve dijital ağlarına ilişkin açıklamaları:
https://
turkiyegazetesi.com.tr/gundem/adalet-
bakani-akin-gurlek-ilk-kez-acikladi-kollari-kesilen-ahtopot-fetonun-yeni-nesil-1802771
…
3. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “Türkiye, bütün kurumlarıyla dijital alandaki tehditlere karşı teyakkuz hâlindedir”, 19 Mayıs 2026:
https://
iletisim.gov.tr/turkce/haberle
r/detay/iletisim-baskani-duran-turkiye-butun-kurumlariyla-dijital-alandaki-tehditlere-karsi-teyakkuz-halindedir
…
4. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “Terör örgütlerinin dijital platformları psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir”, 12 Temmuz 2026:
https://
iletisim.gov.tr/turkce/haberle
r/detay/iletisim-baskani-duran-teror-orgutlerinin-dijital-platformlari-psikolojik-harekat-amaciyla-kullanmalarina-hicbir-sekilde-musaade-edilmeyecektir
…
5. Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, “FETÖ/PDY ile Mücadelede Teşkilâtımızın Rolü”:
https://
mit.gov.tr/duyuru_fetopdy
-ile-mucadelede-teskilatimizin-rolu_34.html
…
6. Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, 2024 Yılı Faaliyet Raporu:
https://
mit.gov.tr/uploads/f/XCmP
RwiG9MzB.pdf
…
7. Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, 2025 Yılı Faaliyet Raporu:
https://
mit.gov.tr/uploads/f/Yy2e
fWrtUXn7.pdf
…
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.