← SöyleX

Köşe Yazılarım Norveç’te okullar ve dijital çocukluk ·

Norveç çocukluğu dijital kuşatmadan geri almaya çalışıyor

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Norveç’te okullardaki telefon kullanımını ve öğrencilerin yapay zekâya başvurmasını sınırlayan tavsiyeler, sosyal medya için hazırlanan yaş sınırı teklifiyle birlikte tartışılıyor. Bu adımları yürürlükte tek bir yasak gibi sunmadan, çocukların dikkatini, temel öğrenme becerilerini ve dijital katılımını nasıl koruyabileceğimiz açısından inceliyorum.

Norveç çocukluğu dijital kuşatmadan geri almaya çalışıyor tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.
Bu yazıda · Bölümlere git

Norveç çocukluğu dijital kuşatmadan geri almaya çalışıyor

Önce akıllı telefon, sonra sosyal medya, şimdi yapay zekâ

Norveç önce akıllı telefonları sınıflardan çıkardı. Ardından çocukların sosyal medyaya erişimini sınırlandırmak için harekete geçti. Şimdi ise ilkokul öğrencilerinin üretken yapay zekâyı okul çalışmalarında doğrudan kullanmasını büyük ölçüde durduruyor.

Bu üç adım birbirinden bağımsız değil. Norveç, çocuğun dikkatini, sosyal ilişkilerini ve düşünme yeteneğini dijital sistemlerin karşısında korumaya çalışan yeni bir çocukluk ve eğitim politikası kuruyor.

Ancak kararların hukuki niteliğini doğru ayırmak gerekiyor. Okullardaki telefon sınırlaması ile yapay zekâya ilişkin düzenleme ulusal tavsiye niteliğinde. Sosyal medya yaş sınırı ise henüz yürürlüğe girmiş bir yasak değil; 2026 sonuna kadar parlamentoya sunulması planlanan bir yasa tasarısı.

Norveç Eğitim Müdürlüğü, Şubat 2024’te bütün eğitim kademelerinde telefonların sınıfta sınırlandırılmasını tavsiye etti. İlkokul ve ortaokullarda teneffüslerin de telefonsuz geçirilmesi istendi.

Norveç Eğitim Bakanlığının açıkladığı verilere göre ulusal tavsiyenin ardından ilköğretim okullarının yüzde 96’sı, liselerin ise yüzde 64’ü telefon ve akıllı saat kullanımına ilişkin kurallar getirdi.

Eğitim Bakanı Kari Nessa Nordtun, öğrencilerden ve öğretmenlerden alınan geri bildirimlerde telefonların sınırlandırılmasının sınıflarda daha fazla sakinlik ve dikkat, öğrenciler arasında daha güçlü birliktelik ve daha fazla fiziksel hareket sağladığını söyledi.

İkinci adım sosyal medya oldu.

Norveç hükümeti, çocukların sosyal medyaya erişimini 16 yaşına girecekleri yılın 1 Ocak tarihine kadar sınırlandıran yasa tasarısını 2026 içinde parlamentoya sunacağını açıkladı. Buna göre aynı eğitim dönemindeki çocuklar sosyal medyaya aynı tarihte erişebilecek ve kullanıcılar erişim hakkı kazandıklarında en az 15 yaşında olacak.

Yaş doğrulama sorumluluğunun çocuklara ve ailelere değil, sosyal medya şirketlerine verilmesi planlanıyor. Platformların kullanıcıların yaşını giriş sırasında etkili biçimde kontrol etmesi isteniyor.

Başbakan Jonas Gahr Støre, düzenlemenin amacını, çocukların oyun, arkadaşlık ve gündelik hayatının algoritmalar ile ekranlar tarafından ele geçirilmesini önlemek olarak açıkladı.

Üçüncü adım ise üretken yapay zekâya ilişkin geldi.

Norveç hükümeti, 19 Haziran 2026’da açıkladığı yeni ulusal tavsiyeyle 2026-2027 eğitim döneminden itibaren 1-7. sınıflardaki öğrencilerin okul çalışmalarında kural olarak üretken yapay zekâya doğrudan erişmemesini istedi.

8-10. sınıflarda yapay zekâ, öğretmenlerin gerekli yeterliliği kazanmasının ardından aşamalı ve dikkatli biçimde kullanılabilecek. Lise öğrencilerine ise yükseköğretime ve çalışma hayatına hazırlanabilmeleri için yapay zekâyı bilinçli ve uygun biçimde kullanma becerisi kazandırılacak.

Dil öğretimi, özel eğitim ve öğrencinin bireysel ihtiyaçları gibi alanlarda yapay zekâ destekli araçların kullanılabilmesi için istisnalar hazırlanacak.

Dolayısıyla Norveç’in yaklaşımı teknoloji düşmanlığına dayanmıyor. Yapay zekâ eğitimden bütünüyle çıkarılmıyor; kullanım öğrencinin yaşına, gelişim düzeyine ve öğretmenin yeterliliğine göre kademelendiriliyor.

Hükümetin temel gerekçesi açık: Çocuklar yapay zekâdan hazır cevap almadan önce okumayı, yazmayı, matematiksel düşünmeyi, araştırmayı ve kendi cümlelerini kurmayı öğrenmeli.

Başbakan Støre, okulun en önemli görevinin çocuklara okuma, yazma ve matematik öğretmek olduğunu belirtirken Eğitim Bakanı Nordtun, küçük yaştaki öğrencilerin yapay zekâyı doğru kullanmak için gerekli bilgiye, eleştirel düşünme gücüne ve öz denetime henüz sahip olmadığını söyledi.

Norveç hükümeti, üretken yapay zekânın eleştirilmeden kullanılmasının öğrencilerin öğrenme sürecindeki önemli aşamaları atlamasına yol açabileceğini savunuyor.

Kararın arka planında ülkedeki eğitim sonuçları da bulunuyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün PISA 2022 sonuçlarına göre Norveçli öğrencilerin matematik, okuma ve fen puanları 2018’e göre geriledi. Matematikteki ortalama başarı, Norveç’in PISA’ya katıldığı dönemden bu yana en düşük seviyeye indi.

Norveç bu nedenle yapay zekâ sınırlamasını tek başına uygulamıyor. Hükümet aynı dönemde öğrencilere basılı ders kitabı sunulmasını yasal bir yükümlülüğe dönüştürmeyi, tablet bağımlılığını azaltmayı ve müfredatta temel becerilere daha fazla ağırlık vermeyi planlıyor.

Ortaya çıkan yaklaşım üç aşamada okunabilir:

Akıllı telefon çocuğun dikkatini bölüyor.

Sosyal medya algoritmaları çocuğun zamanını, ilişkilerini ve dünyaya bakışını yönlendiriyor.

Üretken yapay zekâ ise araştırma, yazma ve düşünme sürecinde çocuğun yerine geçme riski taşıyor.

Norveç böylece yalnızca ekran süresini azaltmaya çalışmıyor. Dijital teknolojilerin çocuğun hayatına hangi yaşta, hangi amaçla ve hangi denetim altında gireceğini yeniden belirliyor.

Ancak Norveç’teki uzman raporları, yalnızca yasak ve yaş sınırı koymanın yeterli olmayacağı konusunda da uyarıyor.

Norveç Ekran Kullanımı Komitesine göre sosyal medyanın çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel sonuçlar karmaşık. Sosyal medyada geçirilen süre ile ruh sağlığı sorunları arasında zayıf bir olumsuz ilişki görülse de bunun neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamadığı belirtiliyor.

Komite ayrıca sosyal medya platformlarının aynı özelliklere sahip olmadığını vurguluyor. Bir mesajlaşma uygulamasıyla sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, bildirimler ve yoğun algoritmik öneriler kullanan bir platformun aynı biçimde değerlendirilmemesi gerekiyor.

Bu nedenle sorunun yalnızca çocuğun yaşı olmadığı; platformların çocukları mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi tutmak için nasıl tasarlandığı da kabul ediliyor.

Norveç hükümetinin güvenli dijital çocukluk raporunda, sosyal medya şirketlerinin gelirlerinin reklam gösterimine bağlı olduğu ve bu nedenle kullanıcıların platformlarda daha fazla zaman geçirmesini sağlayan tasarımlardan ekonomik çıkar elde ettiği belirtiliyor. Sonsuz içerik akışı, otomatik oynatma, bildirimler ve kullanıcıyı geri dönmeye zorlayan seriler bu bağımlılık üreten tasarımın parçaları olarak gösteriliyor.

Bu nedenle çocuğu platformdan uzaklaştırmak, platformu güvenli hâle getirmek anlamına gelmiyor.

Yaş doğrulama da ayrı bir mahremiyet tartışması doğuruyor. Sistemin kimlik belgesi, yüz görüntüsü veya başka kişisel verilerin toplanmasına dayanması hâlinde çocukları koruma amacıyla yeni bir dijital gözetim altyapısı kurulabilir.

Sosyal medya çocuklar için yalnızca zarar alanı da değil. Norveç’in resmî raporları, dijital ortamların bazı çocukların arkadaşları ve aileleriyle iletişim kurmasını, bilgiye ulaşmasını ve coğrafi ya da fiziksel engelleri aşarak toplumsal hayata katılmasını kolaylaştırdığını da kabul ediyor.

Bu nedenle genel yasaklar özellikle yalnızlık yaşayan, engelli, dezavantajlı veya çevresinde kendisine benzer kişiler bulamayan çocukların destek ve iletişim kanallarını da daraltabilir.

Yapay zekâ konusunda da benzer bir denge gerekiyor. İlkokul öğrencisinin doğrudan kullanımını sınırlandırmak, temel becerileri koruyabilir. Ancak çocuklar bu araçlarla okul dışında karşılaşmaya devam edecek.

Okulun yalnızca yapay zekâyı yasaklaması yetmez. Çocuk sistemin nasıl çalıştığını, nasıl yanlış bilgi üretebildiğini ve kaynakları nasıl çarpıtabildiğini de öğrenmeli. Aksi hâlde aldığı cevapları neden sorgulaması gerektiğini bilemeyebilir.

Bu nedenle doğru politika yalnızca yasaklamak değildir. Önce çocuğun temel becerilerini geliştirmek, ardından teknolojiyi yaşına uygun, öğretmen denetiminde ve eleştirel düşünmeyi güçlendirecek biçimde öğretmektir.

Türkiye açısından sonuç

Türkiye’de de akıllı telefon, sosyal medya ve yapay zekâ birbirinden kopuk üç ayrı konu olarak değerlendirilmemelidir.

İlkokulda öncelik çocuğun kitapla, kalemle, öğretmenle ve arkadaşlarıyla kurduğu ilişki olmalıdır. Çocuk kendi cümlesini kurmayı öğrenmeden onun yerine metin yazan, problem çözmeyi öğrenmeden hazır cevap veren sistemler eğitimin merkezine yerleştirilmemelidir.

Ortaokulda öğretmen denetiminde sınırlı ve amaçlı kullanım; lisede ise kaynak doğrulama, mahremiyet, telif, etik ve yapay zekâ okuryazarlığı esas alınabilir.

Sosyal medya konusunda bütün sorumluluk ailelerin omuzlarına bırakılmamalıdır. Platformların yaş doğrulama, çocuk verilerinin korunması, güvenli tasarım ve algoritmik öneri sistemleri konusunda açık sorumlulukları bulunmalıdır.

Türkiye’nin yalnızca çocuklara yasak koyan değil, teknoloji şirketlerini de denetleyen; öğretmeni güçlendiren, aileyi destekleyen ve çocuğa dijital dünyanın işleyişini öğreten bütüncül bir politikaya ihtiyacı vardır.

Çünkü mesele artık yalnızca çocuğun ekran karşısında ne kadar zaman geçirdiği değildir.

Asıl mesele, hangi sistemin onun dikkatini yönettiği, hangi platformun duygularını şekillendirdiği ve hangi yapay zekânın onun yerine düşünmeye başladığıdır.

Çocuğa teknolojiye en erken erişimi sağlamak tek başına ilericilik değildir. Asıl ilericilik, çocuğu teknolojiyle doğru yaşta, doğru amaçla ve insan denetimi altında buluşturmaktır.

Önce çocuk okumalı, yazmalı, düşünmeli ve kendi cevabını aramalıdır. Yapay zekâ ancak bundan sonra çocuğun yerine geçen değil, düşünmesini geliştiren bir araç olabilir.

Kaynaklar

Norveç Hükümeti – Okullarda telefon sınırlaması:

https://

regjeringen.no/no/aktuelt/ny-

nasjonal-anbefaling-mobilfrie-klasserom-pa-alle-niva/id3024645/

…

Norveç Hükümeti – Telefon kullanılmayan okulların ilk yılı:

https://

regjeringen.no/no/aktuelt/ett

-ar-med-mobilfrie-skoler/id3086881/

…

Norveç Hükümeti – Sosyal medya yaş sınırı tasarısı:

https://

regjeringen.no/en/whats-new/n

orwegian-social-media-age-restrictions-law-on-track-to-be-introduced-this-year-this-is-how-the-age-limit-for-social-media-will-work/id3157276/

…

Norveç Hükümeti – İlkokulda yapay zekâ kullanımı:

https://

regjeringen.no/no/aktuelt/kun

stig-intelligens-skal-i-all-hovedsak-ikke-brukes-i-barneskolen/id3166807/

…

Norveç Hükümeti – Daha az yapay zekâ, daha fazla basılı kitap:

https://

regjeringen.no/no/aktuelt/sli

k-vil-regjeringen-endre-skolehverdagen/id3167032/

…

Norveç Hükümeti – Güvenli dijital çocukluk raporu:

https://

regjeringen.no/en/documents/m

eld.-st.-32-20242025/id3108037/

…

OECD – Norveç PISA 2022 sonuçları:

https://

oecd.org/en/publication

s/pisa-2022-results-volume-i-and-ii-country-notes_ed6fbcc5-en/norway_9410c758-en.html

…

Reuters – Norveç’in ilkokulda yapay zekâ kararı:

https://

reuters.com/technology/nor

way-imposes-near-ban-ai-elementary-school-2026-06-19/

…

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →