Dijital Platformlarda Pornografi Ekonomisi Bitmeli
Konu ve bağlam
31 Mayıs 2026 tarihli bu yazıda, dijital platformlardaki yetişkin içerik satışını, abonelik ve canlı yayın gelirlerini mahremiyet ve insan onuru açısından eleştiriyorum. Çocukların ve gençlerin korunması için yalnız içeriklerin değil, platformların para kazanma araçlarının da denetlenmesini savunuyorum. Aşağıdaki metin, o tarihteki değerlendirmemi içeriyor; dönemsel veriler güncel istatistik olarak sunulmuyor.

Bu yazıda · Bölümlere git
Dijital Platformlarda Pornografi Ekonomisi Bitmeli
Fuhşa Fuhuş, Pornografiye Pornografi Demek Zorundayız
Bugün dijital platformlarla birlikte ahlaki çürüme ve toplumsal dejenerasyon daha görünür, daha hızlı ve daha örgütlü bir hâle geliyor. Fuhuş normalleştiriliyor. Pornografi normalleştiriliyor. Ahlaksızlık normalleştiriliyor. İnsan bedeni, mahremiyet, erotik görünürlük ve dikkat ekonomisi üzerinden yeni bir dijital pazar kuruluyor.
Bu pazara farklı isimler veriliyor:
OnlyFans deniyor.
Instagram’da abonelere özel içerik deniyor.
TikTok’ta canlı yayın hediyesi deniyor.
Telegram’da kapalı grup deniyor.
Premium paylaşım deniyor.
Creator economy deniyor.
Kişisel marka deniyor.
Özgürlük deniyor.
Ama hakikat değişmiyor.
Bu kelimelerin arkasında çoğu zaman pornografi var. Fuhuş var. Beden pazarlaması var. Mahremiyetin satışı var. Gençliğin dijital platform ekonomisine teslim edilmesi var.
Asıl mücadele burada başlıyor.
Önce kelimelerimizi düzelteceğiz. Dijital platformların sunduğu masum, normal ve zararsız görünen kelimeleri olduğu gibi kabul etmeyeceğiz. Pornografiye “özel içerik”, fuhşa “eskortluk”, beden pazarlamasına “kişisel marka”, mahremiyetin satışına “özgürlük”, pornografik para kazanma düzenine “creator economy” demeyeceğiz.
Çünkü kelimeler değişince hakikat örtülüyor. Hakikat örtülünce tepki azalıyor. Tepki azalınca toplum alışıyor. Toplum alışınca kötülük normalleşiyor.
Bir toplum önce kelimelerini kaybeder. Sonra hakikatini kaybeder. Sonra da kötülüğü kötülük olarak görme kabiliyetini kaybeder.
Bu yüzden fuhşa fuhuş, pornografiye pornografi, beden pazarlamasına beden pazarlaması, mahremiyetin satışına mahremiyetin satışı demek zorundayız.
Türkiye, çocukları dijital platformların zararlarından korumak için 15 yaş altı sosyal medya sınırlamasıyla önemli bir adım attı. Bu doğru ve gerekli bir adımdır. Çünkü çocuk sadece küçük yaşta bir kullanıcı değildir; zihni, kalbi, mahremiyet bilinci, beden algısı, iyi-kötü duygusu ve ahlak anlayışı yeni oluşan insandır.
Fakat mesele yalnızca çocukların sosyal medyaya girip girmemesi değildir.
Asıl mesele, dijital platformların insan bedenini, mahremiyeti, erotik görünürlüğü, aboneyi, hediyeyi, canlı yayını, kapalı grubu ve özel içeriği paraya çeviren büyük bir pazara dönüşmesidir.
OnlyFans bunun en açık örneğidir. OnlyFans sadece bir uygulama değildir; pornografinin platformlaşmış hâlidir. Abonelik, özel mesaj, ödeme duvarı ve platform komisyonuyla çalışan dijital pornografi ekonomisinin sembolüdür. Kullanıcı ödemeleri üzerinden milyarlarca dolarlık hacme ulaşması, yüz milyonlarca kullanıcıya ve milyonlarca içerik üretici hesabına dayanması, bunun küçük bir “özel paylaşım” alanı değil, küresel bir abonelik-pornografi ekonomisi olduğunu gösteriyor.
Platformun bu ödemelerden komisyon alması ise meselenin sadece içerik değil, doğrudan gelir modeli olduğunu ortaya koyuyor.
Burada mesele sadece ahlak değildir. Aynı zamanda ticari ve ekonomi-politik bir meseledir.
Dijital platformlar bugün pornografiyi, fuhşu, beden pazarlamasını ve mahremiyetin satışını yalnızca “içerik” olarak taşımıyor; bunları ölçülebilir, pazarlanabilir, abonelik sistemine bağlanabilir ve komisyon alınabilir bir gelir modeline dönüştürüyor.
Asıl tehlike buradadır.
Kapitalizmin en kirli taraflarından biri burada görünür hâle geliyor: İnsan bedeni metalaştırılıyor. Mahremiyet paketleniyor. Arzu ölçülüyor. Dikkat paraya çevriliyor. Teşhir performansa dönüşüyor. Performans aboneliğe, abonelik platform komisyonuna, platform komisyonu da küresel sermaye birikimine dönüşüyor.
Böylece insanın en mahrem alanı bile piyasanın, algoritmanın ve abonelik ekonomisinin içine çekiliyor.
Bu sadece pornografi değildir.
Bu beden ekonomisidir.
Bu mahremiyet ekonomisidir.
Bu dikkat ekonomisidir.
Bu platform kapitalizmidir.
Bu dijital fuhuş ekonomisidir.
Bu insan onurunun ticari ürüne dönüştürülmesidir.
Bu insan onurunun gelir modeline bağlanmasıdır.
Platform kapitalizmi burada çok çıplak çalışıyor. Platform, doğrudan fuhuşu ve pornografiyi kendi adıyla söylemeden para kazanma altyapısı kuruyor. Abonelik açıyor. Özel içerik alanı açıyor. DM ve link yönlendirmeye izin veriyor. Canlı yayınla hediye sistemini birleştiriyor. Kapalı grup ekonomisine zemin hazırlıyor. Ödeme duvarı kuruyor. Görünürlüğü dağıtıyor. Komisyon alıyor. Sonra da “biz sadece aracıyız” diyerek sorumluluktan kaçmaya çalışıyor.
Hayır.
Burada sadece kullanıcı davranışı yoktur.
Platform mimarisi vardır.
Gelir modeli vardır.
Komisyon düzeni vardır.
Algoritmik teşvik vardır.
Para kazanma altyapısı vardır.
Ticari çıkar vardır.
Kurumsal sorumluluk vardır.
Dijital platformlar, pornografik teşhiri yalnızca yayımlamıyor; onu ölçüyor, büyütüyor, paraya çeviriyor ve ödeme sistemine bağlıyor. Böylece ahlaki çürüme tesadüfi bir sonuç olmaktan çıkıyor; gelir modelinin parçası hâline geliyor.
Platform için mahremiyet değil, ödeme duvarı önemlidir. İnsan onuru değil, kullanıcı başına gelir önemlidir. Gençlerin ruh sağlığı değil, büyüme grafiği önemlidir. Ahlaki sınır değil, etkileşim önemlidir.
İşte tam da bu yüzden bu mesele bireysel tercih diye geçiştirilemez.
Bu bir piyasa düzenidir.
Bu bir sermaye düzenidir.
Bu bir beden ekonomisidir.
Bu bir mahremiyet ekonomisidir.
Bu bir dijital fuhuş ekonomisidir.
Bu, insan onurunu platform kârına bağlayan yeni bir kapitalist sömürü biçimidir.
Asıl tehlike sadece OnlyFans değildir. Bu mantık bugün Instagram’a, TikTok’a, Telegram’a, Snapchat’e ve X’e de sızmış durumdadır.
Instagram’da abonelere özel içerik adı altında erotik ve pornografik içerikler pazarlanabiliyor. TikTok’ta canlı yayın ve hediye sistemi bazı durumlarda beden teşhirini paraya çeviren bir düzene dönüşüyor. Telegram’da kapalı gruplar ve özel kanallar müstehcen içeriklerin ücretli dolaşım alanı hâline gelebiliyor. Snapchat ve Instagram gibi platformlarda özel ya da premium hesaplar üzerinden yetişkin içerik satışı yapılabildiğini gösteren çalışmalar da bu pazarın ana akım sosyal medya üzerine katmanlandığını ortaya koyuyor.
Yani pornografi artık tek bir platformda değildir. Sosyal medya akışında, DM’de, kapalı grupta, abonelik duvarının arkasında, canlı yayında, hediye sisteminde ve fenomenlik kültürünün içinde dolaşan parçalı bir ekosisteme dönüşmüştür.
Bu yüzden daha tehlikelidir.
Çünkü kendini kötülük olarak göstermiyor. Normal içerik gibi gösteriyor.
Türkiye’de de bu meselenin somut izleri görülüyor. OnlyFans bağlantılı soruşturmalarda açık içeriklerin sosyal medya üzerinden pazarlandığı, kullanıcıların OnlyFans ve Telegram gibi abonelikli ya da kapalı erişim kanallarına yönlendirildiği ve ciddi miktarda mal varlığına el konulduğu görüldü. Bu tablo, Türkiye’de de meselenin küçük bir “özel paylaşım” değil; para, yönlendirme, kapalı hesap, abonelik, ödeme duvarı ve beden üzerinden kurulan bir ekonomi olduğunu gösteriyor.
Buna karşılık Türkiye özelinde hâlâ büyük bir veri boşluğu var. Instagram’da kaç kişi abonelere özel içerik üretiyor? Bu hesapların kaçı erotik veya pornografik içerik satıyor? TikTok’ta hediye sistemi hangi içerikleri teşvik ediyor? Telegram’da kaç kapalı grup bu içeriklerle gelir üretiyor? Platformlar bu gelirlerden doğrudan veya dolaylı ne kadar fayda sağlıyor?
Bunları bilmiyoruz.
Çünkü platformlar bu verileri Türkiye için açık, düzenli ve bağımsız denetlenmiş biçimde paylaşmıyor. Bu veri yokluğu masum değildir. Para kazanma aracını açan platform, o aracın pornografik ticarette nasıl kullanıldığını da açıklamak zorundadır.
Şeffaf veri yoksa denetim de yoktur. Denetim yoksa sorumluluk da buharlaşır.
Burada haber dili de ayrıca sorgulanmalıdır. Çünkü Türkiye’de ve Türkçe dijital medyada bu alan çoğu zaman “ahlaki çürüme”, “mahremiyetin satışı” veya “beden pazarlaması” olarak değil; “kaç para kazandı?” diliyle haberleştiriliyor.
Bazı haberlerde Instagram abonelik sistemiyle elde edildiği iddia edilen aylık kazançlar, abone sayıları ve abonelik ücretleri başlığa taşınıyor. Örneğin bir haberde, sosyal medyada gündem olan bir ismin Instagram abonelik ücreti ve abone sayısı üzerinden aylık yaklaşık 968 bin TL gelir elde ettiği iddia edildi. Başka haberlerde OnlyFans üzerinden ayda 1 milyon TL, 100 bin dolar veya milyonlarca dolarlık gelir iddiaları öne çıkarıldı. TikTok canlı yayınlarında ise hediye sistemi, coin, elmas ve para çekme mekanizmaları üzerinden yayıncıların nasıl kazanç elde ettiği anlatıldı.
Bu haber dili masum değildir.
Çünkü böyle sunulduğunda mesele artık ahlaki çürüme, mahremiyetin satışı veya pornografik ekonomi olarak değil; kısa yoldan zengin olma hikâyesi olarak görülüyor.
Genç insana şu mesaj veriliyor:
“Sen de yaparsan kazanırsın.”
İşte en tehlikeli yer burasıdır.
Çünkü bu haber dili, pornografik içerik üretimini ve beden pazarlamasını bir ahlaki çöküş meselesi olarak değil, bir başarı hikâyesi gibi sunuyor. Genç insana şu fikir veriliyor: Okumadan, üretmeden, meslek edinmeden, emek vermeden, bedenini göstererek, mahremiyetini pazarlayarak, abonelik açarak, hediye toplayarak çok para kazanabilirsin.
Bu sadece haber değildir. Bu, bir hayat fikrinin pazarlanmasıdır.
Bu dil gençlerin zihninde çalışma, emek, sabır, meslek ve alın teri fikrini zayıflatır. Çünkü karşısına şöyle bir tablo çıkarılır: Bir tarafta yıllarca eğitim, emek, meslek, alın teri; diğer tarafta birkaç ayda yüz binlerce lira, hatta milyon lira kazanma vaadi.
Bu haber dili masum değildir.
Pornografi ekonomisini parlatır.
Beden pazarlamasını kariyer gibi gösterir.
Mahremiyetin satışını başarı hikâyesine çevirir.
Dijital fuhuş düzenini “kolay para” anlatısıyla normalleştirir.
Gençlere tehlikeli bir gelecek tasavvuru verir.
Burada medya da sorumludur.
Bir insanın bedenini, mahremiyetini, erotik görünürlüğünü ve pornografik içerik üretimini sadece “ne kadar kazandı?” sorusuyla haberleştirmek, bu düzenin eleştirel biçimde ifşa edilmesi değil; çoğu zaman reklamının yapılmasıdır.
“Bir ayda 1 milyon TL kazandı” diye verilen her haber, gençlerin zihnine şu soruyu bırakır:
“Ben neden yapmayayım?”
İşte asıl kırılma budur.
Bu yüzden yalnız platformları değil, bu ekonomiyi parlatan medya dilini de eleştirmek zorundayız.
Platform bedeni pazara açıyor.
Medya kazancı parlatıyor.
Algoritma görünürlüğü büyütüyor.
Gençler bu sahte başarı hikâyesine çekiliyor.
Sonuçta ahlaki çürüme sadece platformda değil; dilde, haberde, başlıkta, görselde ve kazanç anlatısında da büyüyor.
Bu nedenle açıkça söylemek gerekir:
Pornografik içerikten para kazanmayı başarı hikâyesi gibi sunamazsınız.
Mahremiyetin satışını girişimcilik diye parlatamazsınız.
Beden pazarlamasını kariyer modeli diye gösteremezsiniz.
Gençlere “kısa yoldan zenginlik” hayaliyle dijital fuhuş ekonomisini normalleştiremezsiniz.
Eleştirel söylemlerin ana fikri nettir: Platformlar sadece içerik taşımıyor; ahlakı, dili ve normal olanı dönüştürüyor. Fuhşu başka bir adla, pornografiyi başka bir ambalajla, beden pazarlamasını başka bir kariyer diliyle sunuyor.
Pornografi artık “kariyer” diye pazarlanıyor.
Gençlere çok tehlikeli bir hayat fikri satılıyor:
Emekle değil, bedenle.
Eğitimle değil, teşhirle.
Meslekle değil, mahremiyetini paraya çevirerek.
Alın teriyle değil, erotik dikkat üreterek.
Genç insana “bedenini göster, abone topla, hediye al, özel içerik sat, hızlı para kazan” deniyor.
Hayır.
Bunun adı özgürlük değildir.
Bunun adı beden ekonomisidir.
Bunun adı mahremiyetin ticarileştirilmesidir.
Bunun adı dijital pornografi düzenidir.
Bazı örneklerde bunun adı açıkça dijital fuhuş ekonomisidir.
Bu işin büyük yalanı da şudur: kolay zenginlik yalanı.
Evet, platformlar büyüyor. Evet, bazı hesaplar çok para kazanıyor. Ama kazanç çoğunlukla en tepede toplanıyor. Geniş kitle ise mahremiyetini, itibarını, ruh sağlığını ve geleceğini riske atıyor. Genç insana sahte bir kariyer hayali satılıyor. Bedenini pazara çıkarırsan kurtulursun deniyor.
Bu sadece ahlaki bir sorun değildir.
Bu ekonomik bir sömürüdür.
Bu psikolojik bir yıkımdır.
Bu gençlerin kariyer planını bozan bir zehirdir.
Bu insan onurunu platform komisyonuna bağlayan bir düzendir.
Bu sistemde üçlü bir sömürü düzeni vardır.
İçerik üretici sömürülür. Çünkü çoğu zaman genç insana kolay para, hızlı yükseliş ve sahte özgürlük hayali satılır. Ama bedel olarak mahremiyetini, itibarını, ruh sağlığını ve geleceğini riske atar.
İzleyici sömürülür. Çünkü arzu, yalnızlık, bağımlılık ve haz arayışı sürekli tahrik edilir. Platform, insanın zaafını sürekli gelir üreten bir davranışa dönüştürür.
Toplum sömürülür. Çünkü aile, mahremiyet, sadakat, emek, çalışma ahlakı ve insan onuru aşındırılır; ama bu aşınmanın ekonomik kârı platformlara akar.
Kadınlar açısından bu sömürü daha da ağırdır. Çünkü bu pazar çoğu zaman erkek bakışı, erkek arzusu ve platform kazancı etrafında kuruluyor. Kadın bedeni “özgürlük” diliyle pazara çıkarılıyor; ama sonuçta kadın yine beden üzerinden değerlenen, görünür oldukça para eden, mahremiyeti sattıkça kazanan bir nesneye dönüştürülüyor.
Bu özgürlük değildir.
Bu, piyasanın bedeni teslim almasıdır.
Bu, platformun mahremiyeti gelire çevirmesidir.
Bu, algoritmanın arzuyu paraya dönüştürmesidir.
Erkekler de bu ekonominin içindedir. Mesele yalnızca kadın bedeni değildir. Erkek bedeni de aynı dijital teşhir ve para kazanma düzeninin parçası hâline getiriliyor. Platformlar cinsiyet ayırmıyor; paraya çevrilebilen her şeyi pazara sokuyor.
Bu nedenle mesele sadece bireysel tercih meselesi değildir.
Bu bir sömürü düzenidir.
Bu bir beden pazarıdır.
Bu bir mahremiyet piyasasıdır.
Bu insanı ruhundan, ahlakından, şahsiyetinden koparıp görüntüye indirgeyen bir dijital sistemdir.
Çocuklar ve gençler için tehlike daha da büyüktür. Araştırmalar, çocukların pornografiye giderek daha erken yaşta maruz kaldığını; bu maruziyetin artık yalnızca karanlık sitelerde değil, sosyal medya akışında, linkte, DM’de, canlı yayında, öneri sisteminde ve fenomenlik kültürünün içinde yaşandığını gösteriyor.
Bazı çocuk güvenliği raporları, pornografi gören çocuklarda ilk maruziyet yaşının 13’e kadar düştüğünü; 9 yaşına kadar görenlerin oranının yüzde 10, 11 yaşına kadar görenlerin oranının yüzde 27 olduğunu gösteriyor. Bu, meselenin ne kadar erken yaşlara indiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Çocuk bu içerikleri yetişkin bir bilinçle görmüyor. Kimliği oluşurken görüyor. Beden algısı oluşurken görüyor. Mahremiyet duygusu oluşurken görüyor. Aile, sevgi, sadakat, rıza ve ahlak anlayışı şekillenirken görüyor.
Pornografi gençlere çoğu zaman sevgi olmadan cinsellik, sorumluluk olmadan haz, mahremiyet olmadan beden, aile olmadan ilişki, ahlak olmadan özgürlük fikri verir.
Bu yüzden pornografi sadece görüntü değildir.
Pornografi, gençlere sunulan bozuk bir ilişki müfredatıdır.
Bilimsel raporlar da erken yaşta pornografiye maruz kalmanın ruh sağlığı, cinsiyetçilik, nesneleştirme, cinsel şiddetin normalleşmesi, riskli davranışlar, kontrol kaybı ve bağımlılık benzeri döngülerle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Mesele sadece “uygunsuz görüntü” değildir; çocuğun zihni, mahremiyet duygusu, ilişki anlayışı ve gelecek tasavvurudur.
Kapalı gruplar ve rızasız mahrem görüntüler de bu düzenin en karanlık alanlarından biridir. Telegram gibi kapalı grup ve kanal yapıları sadece haberleşme alanı değildir. Bazı kullanımlarda pornografik içeriklerin, müstehcen paylaşımların, rızasız mahrem görüntülerin ve ücretli erişim modellerinin dolaşım alanına dönüşebilir. Bu nedenle açık sosyal medya vitrini ile kapalı grup ekonomisi birlikte düşünülmelidir.
Ayrıca yapay zekâ bu krizi daha da büyütebilir. Yapay zekâ üretimi sahte görüntüler, deepfake mahrem içerikler ve sentetik pornografi riski büyüyor. Bu, mahremiyetin ve bedenin sadece gerçek görüntülerle değil, yapay biçimde üretilmiş görüntülerle de sömürülebileceği yeni bir dönemi gösteriyor.
Geçmişte pornografi ve fuhuş belirli alanlarda saklı yürüyordu. Bugün sosyal medya, abonelik, hediye sistemi, kapalı grup ve algoritmik görünürlük üzerinden gündelik hayata karışıyor. Gelecekte yapay zekâ ile birlikte bu alan çok daha karanlık bir noktaya taşınabilir. Sahte görüntüler, rızasız içerikler, deepfake pornografi ve sentetik mahremiyet saldırıları insanların hayatını, onurunu ve ruh sağlığını hedef alabilir.
Eğer bu alan şimdiden düzenlenmezse, yarının krizi sadece pornografi değil, yapay zekâ destekli mahremiyet saldırıları olacaktır.
Eğer pornografi “meslek” diye sunulursa, toplumun çalışma ahlakı çöker. Eğer bedenini göstermek kariyer planına dönüşürse, gençlerin gelecek tasavvuru çöker. Eğer mahremiyet abonelik paketine dönüşürse, aile fikri çöker. Eğer fuhuş ekonomisi dijital girişimcilik diye parlatılırsa, ahlaki ölçü çöker.
Kadın-erkek ilişkisi de bozulur. İnsan karşısındakini ruhuyla, ahlakıyla, şahsiyetiyle değil; bedeniyle, görüntüsüyle, tüketilebilir tarafıyla görmeye başlar. Aile zayıflar. Sadakat değersizleşir. Mahremiyet anlamını kaybeder. Gençlerin iş, meslek ve emek fikri bozulur. Çalışmak, üretmek, sabretmek, meslek edinmek yerine görünür olmak, teşhir etmek, hızlı para kazanmak öne çıkar.
Bu bir toplum için büyük bir yıkımdır.
Bu nedenle bu mesele yüksek sesle söylenmelidir:
Bu yanlıştır.
Bu ahlaksızlıktır.
Bu pornografidir.
Bu fuhuştur.
Bu beden pazarlamasıdır.
Bu insan onuruna saldırıdır.
Bu ahlaka karşı dijital bir saldırıdır.
Çözüm bellidir.
Dijital platformlar pornografiye geçit vermemelidir. Fuhşu, pornografiyi, beden pazarlamasını ve mahremiyetin satışını normalleştiren alanları kapatmalıdır. Instagram’da abonelere özel içerik adı altında erotik veya pornografik içerik pazarlanmasına izin verilmemelidir. TikTok’ta canlı yayın ve hediye sistemi beden teşhirini paraya çeviren bir düzene dönüşmemelidir. Telegram’da kapalı gruplar müstehcen içerik pazarı hâline getirilmemelidir. OnlyFans ve benzeri platformlara yönlendirme yapan hesaplar sıkı biçimde denetlenmelidir.
18 yaş altı kullanıcıların canlı yayın, hediye, bahşiş, abonelik, özel içerik satışı ve kapalı grup ekonomisine erişimi kapatılmalıdır.
Platformların yalnız içerikleri değil, gelir modeli de denetlenmelidir. Çünkü ahlaki çürümenin arkasında artık organize bir ekonomik teşvik sistemi vardır. Bu teşvik sistemi kırılmadan dijital platformlardaki pornografi ekonomisi durdurulamaz.
Abonelik sistemi denetlenmelidir.
Hediye sistemi denetlenmelidir.
Canlı yayın ekonomisi denetlenmelidir.
Kapalı grup yönlendirmeleri denetlenmelidir.
Ödeme duvarları denetlenmelidir.
DM ve link trafiği denetlenmelidir.
Platform komisyonları denetlenmelidir.
Yetişkin içerik yönlendirmeleri yasaklanmalıdır.
Platformlar Türkiye için şeffaf veri açıklamak zorunda bırakılmalıdır:
Kaç hesap özel içerik üretiyor?
Kaç hesap erotik veya pornografik içerik şüphesi taşıyor?
Bu içeriklerden ne kadar para kazanılıyor?
Platform bu gelirden ne kadar fayda sağlıyor?
Telegram’da kaç kapalı grup bu içeriklerle gelir üretiyor?
TikTok hediyeleri hangi içerikleri teşvik ediyor?
Instagram aboneliklerinde hangi tür içerikler satılıyor?
Hangi hesaplar yetişkin içerik platformlarına yönlendirme yapıyor?
Bu alan yalnız idari denetimle değil, insan hakları temelinde de ele alınmalıdır. Çocukların korunması, insan onuru, mahremiyet, kadınların sömürülmesi, gençlerin ruh sağlığı, aile yapısının korunması ve toplumun ahlaki bütünlüğü açısından hukuki süreçler başlatılmalıdır.
Gerekirse insan hakları davası açılmalıdır.
Çünkü insan bedeni platform ürünü değildir.
Mahremiyet abonelik paketi değildir.
Kadın bedeni platform komisyonu değildir.
Gençlerin ruh sağlığı şirketlerin gelir modeli değildir.
Çocukların zihni algoritmaların deneme alanı değildir.
Aile platform kapitalizminin tüketim nesnesi değildir.
Toplumun ahlakı dijital şirketlerin büyüme grafiğine bırakılamaz.
Dijital platformlara açıkça şunu söylemek zorundayız:
Pornografiyi normalleştiremezsiniz.
Fuhşu “özel içerik” diye pazarlayamazsınız.
Beden ticaretini “creator economy” diye sunamazsınız.
Mahremiyetin satışını “özgürlük” diye parlatamazsınız.
Gençlere bedenleriyle para kazanmayı kariyer diye gösteremezsiniz.
Ahlaksızlığı para kazanma modeli hâline getiremezsiniz.
Toplumun ahlakını, çocukların zihnini ve insanın mahremiyetini ticari ürüne çeviremezsiniz.
Bugün yapılması gereken şey çok açıktır:
Pornografiye porno diyeceğiz.
Fuhşa fuhuş diyeceğiz.
Beden pazarlamasına beden pazarlaması diyeceğiz.
Mahremiyetin satışına mahremiyetin satışı diyeceğiz.
Bedenin platform ekonomisine sokulmasına özgürlük değil, dijital sömürü diyeceğiz.
Bu teknoloji düşmanlığı değildir.
Bu insanı savunmaktır.
Çocuğu savunmaktır.
Genci savunmaktır.
Kadını savunmaktır.
Erkeği savunmaktır.
Aileyi savunmaktır.
Mahremiyeti savunmaktır.
Emeği savunmaktır.
Ahlakı savunmaktır.
Hakikati savunmaktır.
Dilimize sahip çıkmadan çocuklarımızı, gençlerimizi, aileyi, mahremiyeti ve toplumsal ahlakı koruyamayız.
Çünkü hakikat de batıl da önce dille ifade edilir.
Ve biz artık şu cümleyi yüksek sesle kurmak zorundayız:
Dijital platformlarda pornografiyle para kazanma, fuhşu normalleştirme, beden pazarlamasını kariyer gibi sunma ve mahremiyeti ticari ürüne çevirme dönemi bitmelidir.
Kaynak yayın
x.comGörüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.