Medya emeğinde ücret adaleti ve sürdürülebilirlik
Konu ve bağlam
Kamu ve belediye çalışanlarının toplam gelirleri üzerine paylaşılan bir videodan hareketle, medya çalışanlarının ücret ve sosyal haklarını tartışıyorum. Meslekleri karşı karşıya getirmek yerine, haberciliğin sürdürülebilmesi için medya emeğine uygun bir taban ücret ve çalışma standardı öneriyorum.

Medya sektöründe çalışanların ücret meselesi artık daha ciddi, daha kurumsal ve daha hakkaniyetli biçimde ele alınmalı.
Bugün kamu ve belediye işçilerinde maaş, tediye, ikramiye, yol, yemek, yakacak, gıda ve sosyal haklar birlikte değerlendirildiğinde toplam gelir 80-90 bin lira bandına yaklaşabiliyor. Hatta aşağıdaki videoda 150 bin liraya kadar çıkan toplam gelirlerden söz ediliyor.
Helali hoş olsun.
Bu kötü bir şey değildir. Tam tersine, emekçinin hakkını alması kıymetlidir.
Fakat aynı ülkede muhabirin, kameramanın, editörün, prodüktörün, reji çalışanının, kurgucunun, sesçinin, ışıkçının ve teknik personelin 40-50 bin lira bandına sıkışması ciddi bir adalet ve sürdürülebilirlik meselesidir.
Araştırmalar da bunu gösteriyor. Gazetecilerin önemli bir kısmı düşük ücretle, uzun çalışma saatleriyle, karşılıksız fazla mesaiyle ve güvencesizlik hissiyle çalışıyor. Yerel medyada bu tablo daha da ağırlaşıyor.
Muhabir sahaya çıkıyor. Kameraman risk alıyor. Editör yayının sorumluluğunu taşıyor. Teknik ekip sistemi ayakta tutuyor.
Fakat bu emeğin karşılığı çoğu zaman hak ettiği seviyeye ulaşmıyor.
Burada mesele meslekleri yarıştırmak değildir. Mesele, medya emeğinin stratejik değerini teslim etmektir.
Çünkü medya yalnızca ticari bir sektör değildir. Haber alma hakkının, kriz iletişiminin, toplumsal hafızanın, kamusal bilginin ve ülkenin iletişim güvenliğinin taşıyıcı alanlarından biridir.
Depremde, savaşta, seçimde, yangında, toplumsal krizlerde ve olağanüstü dönemlerde sahaya ilk çıkanlardan biri medya çalışanıdır. Buna rağmen medya çalışanının ekonomik karşılığı en son konuşulan mesele olmamalıdır.
Bu nedenle medya sektörü için de kurumsal bir taban ücret standardı tartışılmalıdır.
YÖK’ün vakıf üniversitelerinde akademik personelin ücretini belirli bir standarda bağlamasına benzer bir adım medya için de atılabilir. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda bir “Medya Emeği Taban Ücret Cetveli” hazırlanabilir. İlgili kurumlar, sendikalar, meslek örgütleri, kamu yayıncıları, özel medya ve yerel medya temsilcileri bu çalışmaya katılabilir.
Bu cetvel; muhabir, kameraman, editör, prodüktör, reji çalışanı, kurgucu, foto muhabiri, sesçi, ışıkçı, yayın teknik personeli ve dijital medya çalışanlarını kapsamalıdır.
Görev tanımı, kıdem, saha riski, gece mesaisi, kriz görevi, canlı yayın sorumluluğu, teknik uzmanlık ve büyükşehir şartları dikkate alınmalıdır.
Kamu ilanı, teşvik, akreditasyon ve resmî iş birliklerinden yararlanan medya kuruluşlarında çalışanların ücret standardı da bu çerçevede daha adil biçimde izlenebilir.
Bu öneri kimseyi hedef göstermek için değil; sektörde adaleti, niteliği, motivasyonu ve sürdürülebilirliği güçlendirmek için yapılmalıdır.
Ben bu meselenin hukuk içinde, kurumlarımızın ortak aklıyla, yapıcı diyalogla ve hakkaniyet duygusuyla çözülebileceğine inanıyorum.
En azından şu temel ilke tartışılmalıdır:
Bir muhabirin, bir kameramanın, bir editörün ve sahada görev yapan bir medya çalışanının maaşı; toplam sosyal haklarıyla birlikte en az bir kamu işçisinin ulaştığı gelir standardının gerisinde kalmamalıdır.
Çünkü medya çalışanı güçlenirse haber güçlenir. Haber güçlenirse kamuoyu güçlenir. Kamuoyu güçlenirse ülkenin iletişim düzeni güçlenir.
Medya emeği artık görünmez, düşük ücretli ve sahipsiz bırakılmamalıdır.
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.