Türkiye–Güney Kore yapay zekâ iş birliğini; çok dilli kültürel kayıtlar, yaratıcı hakları ve yapay zekâ cevaplarının denetimi üzerinden geliştirme önerisi.
Çin’de birkaç dakikalık bölümlerden oluşan mikro dizilerde yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor. Aynı teknoloji, bu hikâyelerin farklı dillere uyarlanıp dünyaya ulaşmasını da kolaylaştırıyor. Bu gelişme tek başına Çin’in kültürel üstünlük kurduğunu kanıtlamıyor. Ancak Türkiye’nin kendi hikâyelerini üretip dünyaya ulaştırmak için nasıl hazırlanması gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.
Fransa ve Güney Kore’nin öncülük ettiği Lumière Bildirisi, dijital ortamda kültürel eserlerin üretilmesi kadar bulunabilmesini ve izleyiciye ulaşmasını da gündeme taşıyor. Buradan hareketle yapay zekânın hangi kültürleri, eserleri ve kaynakları görünür kıldığına ilişkin güç mücadelesini ele alıyorum.
Yapay zekâ sistemleri bilgiyi seçip tek bir cevap hâline getirirken insanların dünyayı hangi kaynaklardan anlayacağını da etkiliyor. Bilişsel güvenliği, yani toplumun doğru ve doğrulanabilir bilgiye ulaşma şartlarını korumayı; Türkiye’nin haber üretimi, Türkçe verisi ve kültürel egemenliğiyle birlikte ele alıyorum.
14 Haziran 2026 tarihli bu analizimde, yapay zekânın medyayı dönüştürdüğü on alanı ele alıyor; haber emeği, algoritmik güç, kültürel hafıza ve çocuk güvenliği arasındaki ilişkiyi tartışıyorum.
Arşiv, doğrulanan kaynak kayıtlarını içerir; tüm eserlerin eksiksiz listesi olduğu iddia edilmez. Dış yayınlarda tanıtım/özet ile tam metin ayrımı belirtilir. Tarihi doğrulanamayan kayıtlar “Tarihsiz” gösterilir.