Taassup, farklılıklar ve insanın özü
X’teki felsefi deneme
Konu ve bağlam
25 Mayıs 2026 tarihli bu denemede, insanı siyasi ve ideolojik aidiyetlerinin ötesinde görmeyi, farklılıklara saygıyı ve kişinin önce kendisiyle yüzleşmesini savunuyorum.

Siyasi hizipçilik, particilik, klikçilik, ideolojik bağnazlık, mezhepçilik ve taassup…
Bunlar çoğu zaman insanın başkasını değil, önce kendisini kör eder.
En büyük düşük zeka budur. Bu körlüğü görmek sanmaktır..
İnsan, kendi inancını, kendi fikrini, kendi mahallesini, kendi yolunu hakikatin tamamı zannetmeye başladığında; aslında hakikate değil, nefsine hizmet etmeye başlar.
Oysa dünya, Allah’ın yarattığı farklılıklarla güzeldir.
Renkler farklıdır. Diller farklıdır. Yollar farklıdır. Mizaçlar, kültürler, düşünceler, hikâyeler farklıdır.
Ama insanın özü birdir.
Kimse kendini Allah’ın yerine koymamalı. Kimse başka bir insanın kalbine hüküm vermeye kalkmamalı. Kimse kendi dar kabını, hakikatin sonsuz denizi sanmamalı.
Herkes önce kendisine bakmalı. Kendi diline, kendi öfkesine, kendi kibrine, kendi adaletine, kendi merhametine dönmeli.
Çünkü insan olan, insan olanı önce insan olarak görür.
Geriye kalan her şey; tarihin, zamanın, coğrafyanın, siyasetin, mezhebin, ideolojinin ve toplumun insanın üzerine giydirdiği elbiselerdir.
Elbiseye bakan, insanı kaçırır. İnsanı kaçıran, hakikati de kaçırır.
Ve tarih bize hep şunu öğretmiştir:
Elbiselere takılıp kalanlar kaybetmiştir. İnsanın özüne bakanlar ise insan kalmayı başarmıştır.
Kaynak yayın
x.comGörüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.