Kardeşlik ve coğrafyanın ortak dilleri
Konu ve bağlam
Şam’da farklı ülkelerden insanların Türkçe konuştuğu bir karşılaşma, bu yazıda dil ve kardeşlik üzerine düşünmenin başlangıcı oluyor. Bu sahneden hareketle Türkçe, Arapça, Kürtçe ve Farsçanın bölgenin insanları arasında doğrudan bağ kurma gücünü vurguluyorum.

İşte tam da anlatmak istediğim şey bu…
Bir Fransız, bir Avrupalı, bir Suriyeli ve başka bir Suriyeli; Şam’ın ortasında Türkçe konuşuyor.
Bu sadece “ilginç bir anı” değil.
Bu, bu coğrafyanın dillerinin hâlâ birbirine yol bulabildiğini gösteren çok kıymetli bir işaret.
Ortak tarih, din ve coğrafya kardeşi neden birbirini anlamak için illa yabancı bir dile muhtaç olsun?
Bir Türk ile bir Arap neden İngilizceye, Fransızcaya; yani bu toprakların ruhuna yabancı, emperyalist ve sömürgeci düzenin dillerine mahkûm kalsın?
Artık bu toprakların insanları, bu toprakların dilleriyle konuşmalı.
Türkçe, Arapça, Kürtçe, Farsça…
Bu coğrafyanın hafızasını, acılarını, dualarını, kardeşliğini taşıyan dillerle yeniden birbirimize yaklaşmalıyız.
Dil sadece kelime değildir.
Dil hafızadır. Dil kimliktir. Dil medeniyettir. Dil kalbe açılan kapıdır.
Ben de Suriyeli kardeşlerimizle Arapça konuştuğumda onların yüzündeki mutluluğu görüyorum.
Çünkü insan kendi diliyle muhatap alındığında sadece anlaşılmış olmaz; değer gördüğünü, önemsendiğini ve kardeş kabul edildiğini hisseder.
Elhamdülillah…
Kardeşlik, başkasının diliyle değil; kendi medeniyetimizin kelimeleriyle yeniden kurulmalı.
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.