← SöyleX

Köşe Yazılarım Yapay zekânın yönetimi ve denetimi ·

Yapay zekâ düzeni ve Türkiye'nin egemenliği

Dr. Muhammed Ersin TOY

Konu ve bağlam

Yapay zekâ şirketlerinin devletlerden bağımsız denetlenmesi düşüncesi, bu sistemlerin gücünü kimin sınırlayacağı sorusunu doğuruyor. Şirketlerin hukuki sorumluluğunu, Türkiye’nin yabancı modellere bağımlılık riskini ve kendi veri, dil ve hesaplama kapasitesini geliştirme ihtiyacını tartışıyorum.

Yapay zekâ düzeni ve Türkiye'nin egemenliği tanıtım tasarımı
Yapay zekâyla üretilmiş kavramsal illüstrasyon; haber fotoğrafı değildir.

Cüneyd Bey’in yıllardır işaret ettiği mesele bugün sosyal medyanın çok ötesine geçti. Artık tartıştığımız şey yalnız platformların denetlenmesi değil; yapay zekâyı kimin yöneteceği, bilginin nasıl üretileceği, hangi kaynakların görünür olacağı ve yeni dünyanın güç düzeninin kimler tarafından kurulacağı meselesidir.

Yapay zekâ şirketlerinin “devletlerden bağımsız kalalım, bağımsız yapılar tarafından denetlenelim” yaklaşımı da dikkatle sorgulanmalıdır. Çünkü bu söylem, şirketlerin kendi kurallarını kendilerinin belirlediği yeni bir hegemonya düzeninin önünü açabilir.

Şirketler devletlerin üzerinde olamaz.

Faaliyet gösterdikleri ülkelerin hukukuna tabi olmalı, devletler tarafından denetlenmeli ve gerektiğinde hukuken hesap verebilmelidirler. Milyarlarca insanın hangi bilgiye ulaşacağını, hangi kaynağı göreceğini ve hangi cevabı alacağını etkileyen bir güç kendi kendisini denetleyemez.

Daha önce de sormuştum: Bugün yapay zekâ şirketleri modellerini dünyaya açıyor. Peki yarın vazgeçerlerse?

Ekonomisini, kamu hizmetlerini, medyasını, eğitimini ve dijital altyapısını birkaç küresel modele bağımlı hâle getiren ülkeler ne yapacak?

Asıl tehlike burada başlıyor.

Dünya; yapay zekâya, modele, veriye ve hesaplama gücüne sahip olanlarla bunlara bağımlı kalanlar arasında yeni bir hiyerarşiye sürüklenmemelidir. Yapay zekâ yeni bir sömürgecilik, bağımlılık ve kontrol aracına dönüşmemelidir.

Çünkü yapay zekâ artık yalnızca teknoloji değildir. Veri, algoritma, model, bulut, çip ve hesaplama gücü yeni bir egemenlik alanıdır. Üstelik bu sistemler toplumların ne sorduğunu, neyi merak ettiğini ve hangi konularda hassasiyet taşıdığını da öğreniyor. Yani mesele yalnız verinin değil, toplumların zihinsel ve kültürel egemenliğinin de korunmasıdır.

Tam da bu nedenle Birleşmiş Milletler düzeyinde bağlayıcı bir uluslararası hukuk düzenine ihtiyaç vardır. Devletlerin egemenlik hakları, şirketlerin hukuki sorumluluğu, algoritmik ve kaynak şeffaflığı, veri ve kültür egemenliği ile ülkelerin kendi teknolojik geleceklerini belirleme hakkı güvence altına alınmalıdır.

Türkiye burada yalnızca başkalarının geliştirdiği sistemleri kullanan veya başkalarının yazdığı kurallara uyan ülke olmamalıdır.

Türkiye yapay zekâda çevre ülke değil, merkez ülke olmalıdır.

Kendi modellerini, verisini, hesaplama kapasitesini ve altyapısını geliştirmeli; Türkiye’de faaliyet gösteren yapay zekâ şirketlerini kendi hukuku çerçevesinde denetleyebilmeli ve uluslararası kuralların yazıldığı masada yer almalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler’de yıllardır dile getirdiği sözün yapay zekâ çağında da güçlü bir karşılığı olduğuna inanıyorum:

Dünya beşten büyüktür. Anlatı da beşten büyüktür. Yapay zekâ düzeni de beş şirketten büyüktür.

Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Türkiye’nin yapay zekâ çağında teknolojiye yalnızca tabi olmadığı; teknolojiyi ürettiği, yönettiği ve kurallarının belirlenmesinde söz sahibi olduğu bir yapay zekâ yüzyılı olmalıdır.

Kaynak gönderi

Kaynak gönderiyi X’te aç →

Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.

Sayaç ve gizlilik

Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.

SöyleX’e dön →Ana SayfaBütün yayınlar →
Dr. Muhammed Ersin TOY

Medya, iletişim ve kültür üzerine yazılar ve araştırmalar.

Yazar hakkında →