1920 ve 1923: Millî Egemenlikten Cumhuriyet’e
X’teki kısa tarih notu
Konu ve bağlam
19 Mayıs 2026 tarihli bu kısa tarih notunda, Meclisin açılması ile Cumhuriyet’in ilanını millî egemenlik ve bağımsızlık sürecinin birbirini tamamlayan iki eşiği olarak değerlendiriyorum. Anayasa hükmünü günümüz Türkçesiyle aktarıyorum.

1920 ve 1923, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde birbirini tamamlayan iki ana eşiktir.
1920, millî egemenliğin kurumsallaştığı yıldır. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, Millî Mücadele’yi yürütecek siyasî merkez ortaya çıkmıştır. TBMM’nin resmî anlatımına göre Meclis, Mustafa Kemal Paşa’nın çağrısı üzerine 23 Nisan 1920’de açılmış; Kurtuluş Savaşı da bu Meclis’te alınan kararlar ve Mustafa Kemal Paşa’nın yönetimiyle zafere ulaşmıştır. Bu yüzden 1920, “millet iradesinin devlet iradesine dönüşmeye başladığı tarih” olarak görülmelidir.
1923 ise bağımsızlığın ve Cumhuriyet rejiminin kesinleştiği yıldır. 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalanmış ve yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığı uluslararası alanda kabul edilmiştir. Ardından 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş, “Türkiye Devleti’nin hükümet şekli cumhuriyettir” hükmü kabul edilmiş ve Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Kısaca: 1920, millî egemenliğin ve TBMM merkezli yeni siyasî iradenin doğuşudur. 1923, bu iradenin bağımsız devlet ve Cumhuriyet rejimi olarak resmiyet kazanmasıdır.
Kaynak yayın
x.comTBMM: Birinci Büyük Millet Meclisi →
Atatürk Araştırma Merkezi: Lozan değerlendirmesi →
29 Ekim 1923 tarihli 364 sayılı kanunun özgün metni →
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.