100 Yıl önceki Gazetelerden Günümüze Radyo’da Manşetler
Konu ve bağlam
Millî Mücadele gazetelerinin TRT’nin Yüzyılın Manşetleri radyo ve podcast programında yeniden anlatılmasını, medya dönüşümü ve toplumsal hafıza açısından ele alır.
Bildiri · 2022 çalıştayı · Yazarın paylaştığı metin
Bu yazıda · Bölümlere git
100 Yıl önceki Gazetelerden Günümüze Radyo’da Manşetler
Muhammed Ersin TOY
İstanbul Üniversitesi Radyo TV ve Sinema Bölümü Doktora Öğrencisi
Millî Mücadele, diğer bir ifadeyle Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin şanlı direnişiyle özdeşleşen bir harekâtın ve millet olarak var olabilme mücadelesinin adıdır. 1919-1923 yıllarını kapsayan bu dönemde büyük devletlerin karşısında yalnız kalan Anadolu halkının esaret belgesini kabul etmeyişinin ve örneği az görülen bir karşı koyuşun hikâyesidir. Avrupalı devletlerin işgalini sona erdirmek için başlatılan bu mücadele ilk önce "Kuvayımilliye" (Millî Kuvvetler) ile tarih sahnesine çıkmış, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a hareket eden Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde 4 yıl (1919-1923) süren savaşın sonucunda da yeni bir devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır.
Millî Mücadele, o dönemde sadece orduyla ve silahla yapılmamış aynı zamanda basın yoluyla, kalemle ve fikir ve düşünce mücadeleleriyle de yapılmıştır. 1919-1923 yılları arasında Osmanlı hudutları içerisinde çıkarılan gazete ve mecmua sayısı siyasî, iktisadî, ilmî, edebî ve mizahî olarak 300'ü aşmaktadır. Bu gazetelerin 100'ü aşkını da siyasî nitelikte olup İstanbul'da çıkmakta idi. Bu dönemde kurtuluş savaşının halka duyurulması ve destek toplanması açısından gazeteler Millî Mücadele’de çok etkin roller ve sorumluluklar üstlenmişlerdir. O dönemde Millî Mücadele'den yana olan gazeteler olduğu gibi karşısında olan gazeteler de vardır. Bu makalede 1919’dan 1922 yılına kadar Millî Mücadele’ye destek olarak o dönemde yayımlanan ulusal günlük gazetelerin ve TRT İstanbul Radyosu tarafından hazırlanan Yüzyılın Manşetleri programı üzerinden basının dönüşümünü inceleyeceğiz.
100 yıl önce yaşanan Milli Mücadele dönemi o zamanın ana iletişim mecrası olan gazetelerde yer alırken; günümüzde dijitalliğin, medyanın ana dönüştürücü iticisi olduğu ve geleneksel yayıncılığı da değiştirdiği bir ortamda, radyoda yeniden bir sese ve ruha dönüşerek bir anlatı oluşturmaktadır. Bu medyanın değişen ve dönüşen yapısını açığa çıkartırken aynı zamanda içeriklerin günümüzdeki kitleye olan etkisini de daha çarpıcı bir şekilde ele almaktadır.
Yüzyılın Manşetleri programı, TRT radyolarında günlük olarak yayınlanan bir programdır. Bu program Millî Mücadele’nin başlangıcının 100. yıl dönümü münasebetiyle (1 Ocak 1920)'den başlayarak gün gün ulusal basınının manşetlerine taşıdığı haberleri, aynı tarihlerde yabancı basına yansıyan Millî Mücadele haberlerini 1923 yılına kadar radyoda gün yüzüne çıkartma amacı taşımaktadır. Programın süresi 5 dakikadır. Aynı zamanda Podcast olarak yayınlanan program dijital olarak da yayınlanmaktadır. Program tüm TRT radyolarında ulusal ve bölgesel olarak günlük olarak yayınlanmaktadır.
1919-1923 yılları arasında Osmanlı hudutları içerisinde 300’den fazla gazete yayınlanmıştır. Bu gazetelerin bir kısmı ulusal, bir kısmı da yereldir. O dönemlerde yapılan yayınlar hem o dönemlerin anlaşılması için bir bellek oluşturarak arşiv imkânı sunarken hem de günümüzde yaşadığımız bazı olayların temellerini; bu olayları anlamamızı kolaylaştıracak kimi özel bilgi ve belgeleri de gözler önüne sermektedir. Basın, içinde bulunduğumuz zaman diliminin aynalığını ve sözcülüğünü yaptığı gibi geleceği de geçmişe bağlayarak toplumların bilinçaltlarını tarihle buluşturmaktadır.
01.11.2023 yılında yaşadığımız olayın 100 yıl öncesinde de neredeyse ayniyle yaşandığını bilmek ve bu yaşanan durumun değişeninin sadece aktörler olduğunu bilmek insanı yaşadığı olayın daha da derinlerine ve bütünselliğine götürmektedir. Bu yüzden 100 yıl önce gazetelerin sözcülüğünü üstlendiği tarihi bugün radyo ile dile getirmek geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurarak yaşadığımız anı daha derin ve bütünsel anlamamıza salık vermektedir.
Yüzyılın manşetleri programı 6 gazeteden oluşmaktadır: Hakimiyet-i Milliye, İkdam, İleri, Vakit, İkdam, Tevhid-İ Efkâr. 100 yıl önce Millî Mücadele Dönemi’nde yayınlanan bu gazeteleri aşağıdaki şekilde başlıklandırarak ele alabiliriz:
Millî Mücadele'den Yana Olan İstanbul’da Çıkan Gazeteler
Vakit: 14 Mayıs 1921 (1875) tarihinde Filip tarafından kurulmuştur. Günlük olarak yayımlanmış olan Vakit tirajı en yüksek gazetelerin arasındadır.
İkdam: Gazete, 5 Temmuz 1310 (1894) yılında Ahmed Cevdet tarafından çıkarılmaya başlanmıştır. Türk bilim, kültür ve siyasî hayatında büyük hizmetler görmüştür.
İfham: Gazete, Ahmed Ferit (Tek) tarafından 22 Eylül 1912 yılında Millî Meşrutiyet Fırkası'nın (Millî Türk Fırkası) yayın organı olarak İstanbul'da günlük çıkarılmaya başlanan siyasî bir gazetedir.
İleri: 1 Ocak 1918'den 2 Aralık 1924 tarihine kadar Celâl Nuri (İleri)' nin başyazar, sahip ve sorumlu müdürlüğünde İstanbul'da günlük olarak yayımlanmış olan siyasî gazetedir.
Yeni gün: Gazete, aynı zamanda başyazarı da olan Yunus Nadi tarafından çıkarılmıştır. İlk sayısı 2 Eylül 1918'de İstanbul'da çıkan gazete, 10 Ağustos 1920'den itibaren Ankara'da "Anadolu'da Yeni Gün" adı ile çıkmaya başlamıştır.
Sebilü'r-Reşad: Mecmua, 21 Ağustos 1324 (1908) tarihinde yayımlanmaya başlamış olup, İslâmî düşünceleri yaymaya çalışmıştır. Sahip ve sorumlu müdürü Eşref Edip, başyazarı Mehmed Akif (Ersoy)'dur.
Akşam: İlk sayısı 20 Eylül 1918'de çıkmış olup, uzun bir süre yayın hayatında bulunmuştur. Gazete'nin kolleksiyonu bugün kütüphanelerde çok eksiklidir. Millî Mücadele'nin yanında olan gazete sansür heyetinin çok hücumlarına hedef olmuştur. Kurucuları: Necmettin Sadık (Sadak), Ali Naci (Karacan), Kazım Şinasi (Dersan)’dir. Falih Rıfkı (Atay)'ın Anadolu harekâtını destekleyen yazıları önemlidir.
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 Osmanlı Belgelerinde Millî Mücadele Ve Mustafa Kemal Atatürk, Ankara, 2007)
Millî Mücadele’ye Karşı İstanbul’da çıkan Gazeteler
Alemdar: 1909-1922 yılları arası yayımlanmıştır.
Peyam-ı Sabah: 16 Kasım 1913-7 Kasım 1922 tarihleri arasında günlük olarak yayımlanmıştır. İstanbul gazetelerinden Peyam-ı Sabah gazetesinin, kamuoyunu yanıltan, sanki İstanbul Hükümeti’nin, İstanbul'un işgaline karşın, görevini sürdürdüğü ve ona itaat edilmesi gerektiği yolundaki yazıları millî teşkilât tarafından çok dikkatle izlenmiştir. Peyam-ı Sabah, Kuvayımilliye aleyhinde bulunup, halkı bu hareketten uzak tutmak ve onu bu yoldan uzaklaştırmak çabası içindedir. Gazete halkı bu tip hareketlerden uzaklaştırmak amacıyla Samsun'a da gönderilmiş ancak gazete halka dağıtılmamıştır. Mustafa Kemal Paşa, 23 Mart 1920'de Ankara'dan kolordulara ve Refet Beye çektiği telde memleketin geleceğine önem kazandırmıştır. Bu sırada kamuoyunun Millî Mücadele yanında yer alması düşünülürken, düşmanın hesabına çalışan Peyam-ı Sabah, Alemdar, Serbesti, Bosfor, Entanet gazeteleri ile Rumca ve Ermenice yayın yapan gazetelerin Anadolu'ya sokulmamasını emretmiştir. Bu gazetelerden başka, Said Molla'nın günlük olarak 5 Aralık 1918'de çıkardığı Türkçe İstanbul, Tarık Mümtaz'ın 6 Aralık 1919'da çıkardığı Ümit adlı dergi; mesul müdürlüğünü Ahmet Faik'in yaptığı Hadisat; sahip ve başyazarlığını Abdullah Zühdü, müdürlüğünü Mehmed Sadık'ın yaptığı Yeni Gazete, sahibi Cevat İbrahim, mesul müdürlüğünü Fuad Fazlı'nın yaptığı Zaman gazeteleri de karşı gazetelerden sayılabilir.
Anadolu basını ile Millî Mücadele'nin başlamasından ve Millî Mücadele boyunca çıkmakta olan gazete ve mecmuaların bunların o dönemdeki basın hayatına bakış açılarının ne olduklarının ortaya konulması önemlidir. Zira Millî Mücadele'nin o karanlık zor günlerinde aydınlık günlere geçmesinde en büyük yardımcı Anadolu gazeteleri olmuştur.
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 Osmanlı Belgelerinde Millî Mücadele Ve Mustafa Kemal Atatürk, Ankara, 2007)
Anadolu’da çıkan Millî Mücadele'den Yana Olan Gazeteler
Ahali (Edirne)
Ahali (Samsun)
Albayrak
Amasya'da Emel
Antalya'da Anadolu
Babalık
Öğüd
Açıksöz
İzmir'e Doğru:
İrade-i Milliye: Mustafa Kemal Paşa tarafından Hey'et-i Temsiliye adına yayın yapmak için kurdurulan ilk Millî Mücadele gazetesi olarak 14 Eylül 1919'da Sivas'ta çıkmaya başlamıştır.
İstikbal: Trabzon'da 10 Aralık 1918'den itibaren yayımlanmakta olan "İstikbal" Gazetesi bölgede faaliyet gösteren Rum-Pontus çetelerinin faaliyetlerini engellemek ve Türk istiklalini ve birliğini sağlamak için kurulmuştur.
Hakimiyet-i Milliye: Mesleği milletin iradesini hâkim kılmaktır. Hâkimiyet- i Milliye. Mustafa Kemal (Atatürk)'ün direktifleri ile Sivas'ta yayımlanan İrade-i Milliye gazetesinin bir devamı olarak Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsiliyesi adına 10 Ocak 1920'de Ankara'da çıkarılmaya başlanmıştır. İlk önceleri yazılar imzasız olarak çıkıyordu. Bu imzasız yazıların çoğu Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından dikte ettirilen yazılardır. İrade-i Milliye'nin bir devamı niteliğinde olan gazete, 1920-1934 (1-4793 sayılar) Hâkimiyet-i Milliye, 1934-1953 (4794-11662 sayılar) Ulus, 1953-1954 (1-158 sayılar) Yeni Ulus; 1954-1955 (159-467 sayılar) arasında ise Halkçı adıyla yayımlanmış; 10 Haziran 1955, 11663, sayıdan başlayarak yeniden Ulus adıyla yayınını sürdürmüştür. Gazetenin başyazarlığını sırasıyla Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Hüseyin Ragıp (Baydur), Ahmet Ağaoğlu yapmışlardır. İdaresi 1923'ten sonra Recep Peker'e, 1924'ten 1931'e kadar Mahmut (Soydan)'a, 1931'den sonrada Falih Rıfkı (Atay)'a verilmiştir. Yazı kadrosunda “Mahmut Esat (Bozkurt), Aka Gündüz, Falih Rıfkı (Atay), Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), Mahmut (Soydan), Ağaoğlu Ahmet, Yahya Kemal (Beyadı), Ruşen Eşref (Ünaydın), İzzet Ulvi (Aykut), Ziya Gevher (Edli)” yer alıyordu ( Güner, Zekai, 1998, s.89).
Anadolu’da çıkan Millî Mücadele’ye Karşı Olan Gazeteler
Ali Ulvi tarafından Adana'da 1918-1924 yılları arasında haftada iki defa olmak üzere Ferda gazetesi yayımlanmıştır. Bu gazete Fransızlardan maddî ve manevî destek görmüş ve onlarla işbirliği yapmıştır. İşgal kuvvetleri komutanlarının beyannamelerini yayımlamıştır. Yazılarıyla millî hareketimize karşı tavır almıştır. Diğer bir gazete de Ömer Fevzi ve Kadızade Hulusi tarafından önceleri Trabzon daha sonra Balıkesir'de yayımlanan İrşad gazetesidir. Millî Mücadele'nin karşısında olan gazetenin amacı Mustafa Kemal Paşaya karşı yayın yapmak ve halkı isyana teşvik etmekti.
Büyük Millet Meclisinin kurulmasından sonra Millî Mücadele'nin sesi durumundaki gazetelere Matbuat Müdürü Umumiliği tarafından hazırlanan rapor gereğince para ve kâğıt yardımında bulunulduğunu görmekteyiz. 1920 yılı başında Ankara'da yayın hayatına başlayan Hâkimiyet-i Milliyye gazetesi ve Yeni Gün gazetesine bunlardan biraz düşük olmak kaydıyla Sebilü'r-Reşad mecmuasına 465.613 kuruşu merkeze, 3.000 kuruşu Sivas'a olmak üzere yardım yapılmıştır. Bu gazetelerin tirajları 200 âdete kadar düşmüştür (Güner, Zekai, 1998, s.89). Ayrıca İstanbul Hükümeti’nin destekçisi olan, Hürriyet ve İtilafçıların Kastamonu'da çıkardığı Zafer gazetesi de bu grupta sayılabilir. Bu yukarıda sayılan mezkûr gazeteler de o dönem yaşanan Millî Mücadele Dönemi sadece anlatılmamıştır. Aynı zaman da o dönemin sosyolojisi, ekonomisi, sağlık anlayışı ve genel insan profili noktasında da çok önemli bir bellek oluşumuna katkı sağlamıştır.
100 yıl önce Millî Mücadele Dönemi’nde yaşanan olayların gazetelerde yer alması ne kadar önemli ise de bugün yine aynı topraklarda geçmişte yaşananların benzerlerinin yaşandığını ve yaşanan olaylar arasındaki benzerlikleri o günlerin ve bugünlerin manşetlerinde yer alan haberlerden hareketle ortaya konması oldukça anlamlı olmaktadır. O gün bu topraklarda hangi sosyal ve siyasi gelişmeler oldu sorularının sorulması da çok değerlidir. Aynı zaman da dönemin sosyal ve siyasi olayları hakkında bilgi almak da o kadar değerlidir. Medya, sadece güncel ve gündemde olanları yansıtmakla kalmamakta bireysel, toplumsal, ekonomik, tarihi vb. birçok alandaki dönüşüm ve değişimlerde bir tür hafıza aktarımı yaparak toplumsal bilinçaltını oluşturmakta; toplumsal bilincin oluşmasında tarihin diliyle konuşmaktadır.
100 yıl önce gazeteler, Millî Mücadele’nin ve devletin bütünlüğünün önemini vurguluyordu. Bugün ise o mücadelenin ve savaşın ne kadar değerli ve kudretli olduğunu anlatıyor. Dün basın diye ifade edilen ve efkâr-ı umumiyeyi (kamuoyunu) aydınlatma, bilgi verme, gündeme getirme vb. birçok işlev icra eden ve bugün adına medya dediğimiz çoklu iletişim ortamları vasıtasıyla (ki bunların ilk sırasında radyo gelmektedir) bu işlevler bugün dile getirilmektedir. Radyonun basından medya anlayışına giden sürecin ilk sırasında olması onun önemini artırırken bugün gelinen noktada iletişimin artık bir bilim, bir sanat hatta bugün sosyal ağlar aracılığıyla medyanın ikna ve yönlendirme gücü üzerinde düşünüldüğünde, medya ve iletişim ortamlarının stratejik araçlar ve yöntemler olduğu genel kabul görmektedir.
İlk programlı radyo yayını ABD’de Kasım 1920’de başlamıştır. İlk sürekli radyo yayını ise 1922’de İngiltere’de BBC tarafından gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde ilk radyo yayını, 6 Mayıs 1927 günü, İstanbul’da Büyük Postane’nin küçük bir odasında cılız bir ses olarak duyulmuştur. Ancak, bugün için cılız ve artık antikacılarda bile izine rastlanmayan teknoloji ile yapılan ilk radyo yayını, günümüzde sayıları bine yaklaşan kamusal ve özel radyonun temelini oluşturmuştur. Bugün Türkiye'de 32 ulusal, 76 bölgesel ve 750 yerel radyo yayın yapmaktadır (Akçakaya, 2020, s. 408). Bu radyolardan 17 tanesi TRT’ye ait olmak ile birlikte 12 tanesi ulusal 5 tanesi de bölgesel yayın yapmaktadır. Medya’da yaşanan değişim ve dönüşümle birlikte radyoda bu değişim ve dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Dijitallik, geleneksel medyayı baştan aşağı değiştirip dönüştürürken radyonun da bu dalganın dışında kalması beklenemezdi. Dijitalliğin getirdiği değişim, radyoları sayısal yayın yapılabilen ortamların içerisine dâhil ederek sözü; mecralar arası yakınsama ile daha çok kitleye ulaştırma amacına uygun bir şekilde dönüşmüştür.
Bugün TRT Radyoları, akıllı telefonlardaki uygulamalar ve internet üzerinden hem Podcast olarak hem de online olarak dinlenebilmektedir. Yüzyılın Manşetleri programı konusu ve içerikleri itibariyle, 100 yıl önce ülkemizde meydana gelen kurtuluş mücadelesini bugüne anlatabilmek ve önemini daha iyi işleyebilmek için Anadolu coğrafyasında 100 sene önce çıkan gazetelerin manşetlerini ve başlıklarını radyo dili ve formatına uygun bir şekilde radyo yayınına ve Podcaste dönüştürerek; Millî Mücadele’yi anlatmaktadır.
Sonuç
100 yıl önce Milli Mücadele Dönemi’nde basın - gazeteler- o dönemin hem hafızasını hem de halkın mücadeleye olan desteğini sağlama noktasında çok büyük görevler üstlenmiştir. Bugün de değişen tarihi ve siyasi şartlardan ötürü medya, tarihi bir sorumluluk içinde aynı yükü omuzlamaktadır. Medya, değişen yapısıyla birlikte artık hayatın her noktasında kendine yer bulan bir mecraya dönüşmüştür. 100 yıl önce sadece gazeteler aracılığıyla Millî Mücadele Dönemi’ne ışık tutulurken bugün medya TV, radyo, sinema, gazeteler ve sosyal medya ile dönemine ışık tutmaktadır.
100 yıl önce Anadolu coğrafyasında yaşanan mücadeleyi anlatan gazeteler, 100 yıl sonra da radyo ve Podcast yayıncılığıyla bize çok daha farklı yayın mecralarıyla bir şeyler dile getirebilir. TRT Radyo’larında yayınlanan Yüzyılın Manşetleri programı medyanın tam da bu değişimini ve dönüşümünü bize yansıtmaktadır. 100 yıl önce Anadolu coğrafyasında yaşanan olaylar, haberler ve gelişmeler, bugün yeniden değerlendirilip ele alındığında günümüz ortamları üzerinden kitlelere sunulduğunda kitleler üzerinde hem bir tarih bilinci oluşturulmakta hem de 100 yıl önce yaşanan olayların aslında şu an yaşadığımız dünyanın temellerini oluşturduğunu göstermektedir.
Milli Mücadele Dönemi’nde gazetelerin rolü o mücadelenin desteklenmesi ve özgür bir halk olarak dünya sahnesinde yerimizi almamız şeklinde bir medya etkisi ürettiyse günümüz medyası da dezenformasyon ve yalan haberin çok hızlı bir şekilde yayıldığı yayıncılık ortamlarından uzaklaşarak hafızamızı, tarihî gerçeklerimizi ve ülkemizin birliğini ve beraberliğini sağlama amaçlarını gözeterek Milli Mücadele Dönemi basının üstlendiği temel hedefler doğrultusunda kamuoyuyla birlik ve beraberlik eksenli bir yayıncılık etrafında paylaşabilmenin ortamlarını oluşturabilmelidir. 100 yıl önce yaşanan Milli Mücadele Dönemi’ni günümüze taşıyan radyo, değişen yayıncılık anlayışıyla birlikte Podcast olarak da dinlenilmekte, ayrıca internetten arşiv altına alınarak sınırsız defa dinleyicilerin istifadesine sunulabilmektedir.
Kaynakça:
T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 Osmanlı Belgelerinde Millî Mücadele Ve Mustafa Kemal Atatürk Ankara 2007
Güner, Z. (1998). Millî Mücadele'de Türk Kamuoyunu Oluşturan Basın. Erdem, 31. Sayı, s. 89-104 .
Akçakaya, A. (2020). Dünden Yarına Türkiye Radyoları. TRT Akademi Dergisi, Ankara
Kaynak yayın
www.academia.eduGörüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.