Dijital Dünyada İyiyi ve Hakikati Üretmek
Konu ve bağlam
Dijital dünyadaki kötülüklerden yakınmakla yetinmemeliyiz. İyiyi, doğruyu ve hakikati anlatan içerikleri sabırla üretmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu sorumluluğu inanç ve ahlak açısından değerlendiriyorum.

Aslında dünyadaki temel çizgi hep aynı:
Hayır ile şerrin savaşı.
Dijital dünya da bundan azade değil.
Burası bir mecra.
Mecra kendi başına iyi ya da kötü değildir.
Onu nasıl kullandığınız;
orada oluşan algıyı, iklimi ve içeriği belirler.
Burada kötülük çoğalırsa, burası kötü kokar.
İyilik çoğalırsa, burası güzel kokar.
Fakat acı bir hakikat var:
Bazen bir kötü, yüz iyiye galebe çalar.
Çünkü kötülüğün merak celbeden, tuhaf ve aykırı bir tarafı vardır.
İnsan fıtratına aykırı olduğu için dikkat çeker.
İyilik ise fıtrata uygundur.
Normaldir.
Sessizdir.
Göze batmaz.
Ama kalıcı olan hangisidir?
Eğer artık dijital dünyaya göç etmişsek,
“Burada kötülük var” diye şikâyet etmeyi bırakıp
iyiyi, doğruyu, hakikati
bıkmadan, usanmadan, yeniden ve yeniden üretmek zorundayız.
Trend olacaksa iyinin trendi olacak.
Akım olacaksa iyi akım olacak.
Savaş zor.
Evet zor.
Ama iman nuru değdiği yeri nurlandırır.
Nurlanan yer kalıcı olur.
Ben de diyorum ki:
Kâbe’de hacılar “Hu” der Allah’ı zikrederken,
bu dijital çağda biz de hakikati haykıracağız.
Evelallah.
Kaynak gönderi
Görüntülenme ve okuma bildirimi sayıları yalnızca site sahibine açıktır. “Okudum” düğmesiyle bu yazıyı okuduğunuzu bildirebilirsiniz.
Sayaç ve gizlilik
Yalnızca bu yazı için kayıt tutulur. Tekrarları azaltmak amacıyla tarayıcınızda yazıya özel rastgele bir işaret kullanılır. IP adresi, cihaz parmak izi veya üçüncü taraf takip aracı kullanılmaz. Do Not Track veya Global Privacy Control etkinse görüntülenme ve “Okudum” bildirimi kaydedilmez. Bu kayıtlar doğrulanmış tekil kişi veya tamamlanmış okuma ölçümü değildir.